AB referandumu önerisine mecliste bulunan tüm partilerin yönetimleri karşı çıkıyordu ve parti başkanları vekillere teklife “hayır” oyu vermeleri için yoğun baskı uyguluyordu. Buna rağmen Muhafazakar Partili 82 vekilin evet oyu kullanması, Başbakan David Cameron’un şimdiye dek parti içinde karşılaştığı en ciddi muhalefet olarak yorumlanıyor.
Parlamentoda yapılan oylamanın halkın nabzını yansıttığını söylemek zor. Son dönemde yapılan birçok kamuoyu araştırması, halkın AB üyeliğinin referanduma götürülmesinden yana olduğunu ve AB karşıtlığının ülkede giderek yükseldiğini gösteriyor.
Halk Birliği istemiyor
Son olarak Guardian gazetesi öncülüğünde yapılan bir kamuoyu araştırması, İngiltere’de halkın yüzde 70’inin referandumu desteklediğini gösterirken katılımcıların yüzde 49’u referandum olursa AB üyeliğinden çıkmak için oy kullanacaklarını, yüzde 40’i ise üyeliğin devamı yönünde oy vereceklerini belirtti. On yıl önce ülkede AB desteği yüzde 69 iken AB karşıtlarının oranı sadece yüzde 19 düzeyindeydi.
Para birimini değiştirmedi
İngiliz basınında oylama sonrası yapılan yorumlarda, Avrupa Birliği referandumunun ülkede giderek “popüler” bir konu olmaya başladığı ve euro krizinin devam etmesi halinde AB üyeliğinin 2015’de yapılacak genel seçimlerin en önemli başlıklarından biri olacağı dile getiriliyor.
İngiltere, 1973 yılında Avrupa Birliği üyesi olmuş, ancak Para Birliği için gereken koşullara sahip olmasına rağmen, kendi para birimini koruyarak Euro’ya geçmemişti.
Bundan önceki son büyük parti içi isyan hareketi John Major’un başbakanlığı döneminde 1993’te Maastricht Anlaşması’nın onaylanması konusunda yaşanmıştı. Ancak o zaman 41 üye ret oyu verdi.
LONDRA