
Zirve öncesi yapılan açıklamalar, zirveden somut bir sonuç çıkmayacağı izlenimi verdi. Zira önceki gün Brüksel’de biraraya gelen 17’si Euro Bölgesi’nden olan 27 ülkenin maliye bakanları Avrupa Mali İstikrar Mekanizması adlı fonunun büyütülmesi ve Yunanistan’ın borçlarının önemli bir bölümünün silinmesi konusunda anlaşamadı.
Zirve anlaşmazlıklarla başladı
Reuters haber ajansı da, zirve öncesinde liderler zirvesinde Euro Bölgesi borç krizinin çözümü için kapsamlı bir uzlaşma sağlanması yönündeki beklentilerin zayıf olduğu, kurtarma fonunun güçlendirilmesi konusu dahil, beklenen anlaşmanın kritik unsurlarına ilişkin derin anlaşmazlıkların devam ettiğini duyurdu.
Bir AB yetkilisi, “Liderler seçenekler üzerinde anlaşacak, ancak bütün detayları belli bir anlaşma olup olmayacağını göreceğiz. Her konuda anlaşma sağlamak çok zor olacak” dedi.
Bu gelişmelerden sonra Euro Bölgesi’nin lokomotifi olan ve tahmini ekonomik büyüme oranını düşüren Almanya, zirveden kesin çözüm için kararlar alınmasını istedi. Başbakan Angela Merkel, Almanya parlamentosunun Avrupa kurtarma fonu EFSF hakkındaki oylaması öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu akşam sürdürülebilir kararlar alınması için çalışacağım” dedi. Merkel, zirvede önümüzdeki 8 yıl boyunca Yunanistan’ın borcunun yüzde 120’nin altına indirilmesi için bir çözüm bulunmasını istedi.
İtalya güvence istedi
Euro Bölgesi’nin en büyük üçüncü ekonomisine sahip olan İtalya ise, krizden çıkış için hazırladığı ekonomik reformu zirvede açıkladı. Ülkesinde ‘istifa’ baskısı altında olan ve Mart ayında erken seçime razı olduğu belirtilen Başbakan Silvio Berlusconi, AB liderlerinden İtalyan tahvilleri almaları için söz istedi. İtalya’nın vadesi gelen borçlarını ödeyebilmek için gelecek üç yılda 600 milyar Euro’luk tahvil ihraç etmesi gerekiyor.
Krizin büyümesi üzerine Avrupa Birliği liderleri kamuoyuna uzlaşabilecekleri konuları içeren bir taslak hazırladı. Reuters haber ajansının ele geçirdiği taslağa göre, liderler krizin çözümünde bankalar önemli roller atfediyor. Taslak açıklamada, AB hükümetlerinin kredi sıkışıklığından kaçınma ve bankaların ekonomiye kredi sağlamayı sürdürmeleri için fonlama arayışı içindeki bankalara garantiler sunabilecekleri belirtildi.
Açıklamada, “Bankalara uygun olan durumlarda, fonlama erişiminde daha fazla doğrudan destek için banka yükümlülükleri üzerinde garantiler gerekecektir” denildi.
Reuters’in elde ettiği açıklamada, bankaların sermaye rasyolarının, ellerindeki tahvillerin piyasa değeri dikkate alınarak yüzde 9’a çıkarılması konusunda geniş çaplı uzlaşı bulunduğu belirtilirken, AB bankalarının sermaye gereksinimlerine ilişkin genel bir rakam verilmedi. Açıklamada, “Bu nicel sermaye hedefinin 30 Haziran 2012’ye kadar sağlanması gerekecek” ifadesi yer aldı.
BRÜKSEL