Sol Parti’nin Dış Politika Sözcüsü Hans Linde, Milletvekili Jacob Jonsson, Uluslararası Komisyon Üyeleri Yekbun Alp, Joakim Medin, James Jonsson, Upsala Nya Tidning gazetesinde 5 Ekim günü yayınlanan „Kürtlere Toplu Tutuklama“ başlıklı açıklamalarında, Türkiye’nin bir yol seçimi ile karşı karşıya olduğunu söylediler. Türkiye’nin ya insan haklarına saygı gösterilen, çatışmaların barışcıl yöntemlerle çözüleceği demokratikleşme yolunu, ya da şimdi olduğu gibi etnik kökenlerine göre insanların farklı haklarının olduğu politikayı seçmesi gerektiğini dile getiriyorlar.
Türk hükümetinin askeri çatışmalara neden olan ikinci seçeneği yeğlediği belirtilen açıklamada, „Türk devleti Kürtlere yönelik saldırgan politikasını sürdürüyor. Türk ordusu yaz aylarında PKK’li Kürt gerillaları yok etmek için Kuzey Irak’taki bir çok köyü bombaladı, sivilleri öldürdü. Saldırılardan Türkiye’deki Kürtler de zarar gördü. Son seçimlerde büyük ilerlemeler kaydeden BDP’nin 130 yöneticisi ve üyesi 4 Ekim tarihinde tutuklandı. Toplu tutuklamalar Kürt politikacıları, gazeteciler ve muhaliflere yönelik sürdürülen kampanyanın devamıdır.
Türk devleti sadece geçtiğimiz ay 771 kişiyi tutukladı“ denildi. Türkiye Başbakanı Recep T. Erdoğan’ın Kürtlere karşı kullandığı üslubu sertleştirdiği, Türkiye’yi bölgesel bir güç yapmak ve Kürtlerin haklı taleplerini bastırmak için dış dünyayı umursamadığı belirtildi. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmak istediği ve şimdiden Türkiye ile Avrupa Birliği ve İsveç arasında kapsamlı işbirliği olduğu hatırlatılarak, Avrupa Birliği’ne demokrasi ve insan haklarını savunma zamanının gelip gelmediği sorusu yöneltildi.


MURAT KUSEYRİ - STOCKHOLM