
Minbic ve Efrîn ile Cerablus ve Halep arasındaki düğüm noktası olan Bab’daki kritik durum devam ediyor. Türk ordusu ve çeteleri, Kürt köylerini işgal ve talan ederek Qebasin’e ulaştı, Bab’a girmeye çalışıyor. Son iki gündür hızlı hareket geçen Bab Askeri Meclisi de Arima’yı aşarak Bab’a doğru ilerliyor. Halep yönünde ise Suriye rejimi hazırlıklara başladı. Bab’a yaklaşan Türk ordusu ve çeteleri, ABD’nin desteğinden mahrum kaldı, son iki gündür de uçak uçuramadı.
Fırat’ın Gazabı 14. gününde
YPG öncülüğündeki QSD ile ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un önce etrafını temizleyerek kuşatma ardından merkezine yönelme olarak planladığı Reqa’yı DAİŞ işgalinden kurtarma operasyonu devam ediyor. YPG’nin Minbic’deki güçlerini çekerek katılması ve Senadid savaşçılarının takviyesiyle Fırat’ın Gazabı hamlesi, Reqa’ya yaklaşıyor.
Türkler Bab’ın kapısında durdu
QSD ve bileşenlerinin Bab için savaşacaklarını duyurması; ABD’nin desteğin çekmesi ve Suriye’nin diş göstermesiyle hava gücünden yeniden mahrum kalan Türk ordusu ve çeteleri, Qebasin’i işgal ettikten sonra Bab’ın kapısında bocalamaya başladı. Bab Askeri Meclisi son iki günde çok sayıda köyü kurtararak Türk ordusu ve çetelerinin önüne çıktı, Bab’a ilerlemeye başladı. Suriye rejimi de Halep’teki şiddetli saldırılarıyla birlikte Bab için de hazırlık yaptığını ilan etti.
Pentagon resmen açıkladı
Pentagon ise önceki akşam, tavrını kamuoyuyla paylaşarak Türk ordusunun Bab’ı işgal harekatını desteklemediğini duyurdu.
DAİŞ’e karşı savaşı yürüten Öz Kararlılık Operasyonu’nun ABD’li sözcüsü Albay John Dorrian, Bağdat’tan gazetecilerini sorularını yanıtlarken, Türkiye’nin El Bab’a ilerlemesi konusunda şunları söyledi: “Biz şimdiye kadar (Türk ordusunun) El Bab’a ilerlemesini desteklemedik. Türk ordusunun Türkiye’nin sınırını DAİŞ’ten temizlemek için yürüttüğü operasyona birçok hava saldırısı düzenleyerek destek olduk. Bab’a doğru gitmek ise onların aldıkları bir karar. Ama Koalisyon’un destek için hava saldırısı düzenlediği bir operasyon değil.
Koordinasyon ve DAİŞ uyarısı
Suriye’de DAİŞ’e karşı tüm operasyonların tüm taraflarca yakın bir biçimde koordine edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu onların bağımsız olarak yapmaya karar verdikleri bir şey. Bizim şu anda istediğimiz DAİŞ’e odaklanmayı sürdürüp sahada askeri koordinasyon ihtilaflarını giderecek biçimde onlarla bir plan geliştirmek için çalışmaya devam etmek.”
Özel güçlerini çekti
Dorrian, ayrıca ABD’nin Türk ordusu ve bünyesindeki çetelere destek için gönderdiği bazı özel güçlerini de çektiğini belirtti. Amerikalı sözcü, ancak “Türkiye’yle çalışmaya devam etmek istediklerini” de sözlerine ekledi.
Israrlı sorular
ABD’li sözcü Albay John Dorrian, gazetecilerin bu konudaki ısrarlı sorularına net cevap vermekten kaçındı. İşte soru ve cevapları:
Gazetecinin ısrarla Türkiye’nin Bab operasyonunu nasıl karşılıyorsunuz sorusuna, “Koalisyon olarak buna müdahil değiliz, kendi kararları” dedi. Başka bir gazetecinin “Anladığıma göre, askeri olarak siz bu operasyona karşısınız, siyasi bir tartışma konusu” deyince Dorrian, onayladığı göstermekle yetindi.
Başka bir gazeteci, “Anlayamadım, şimdi Türkiye’nin Bab operasyonunu desteklemiyor musunuz” sorusuna Dorrian, yeniden altını çizerek cevap verdi: “Koalisyon olarak desteklemiyoruz.”
Gazetecinin “Neden desteklemiyorsunuz” ısrarına Dorrian “Suriye’de DAİŞ’e karşı tüm operasyonlar Koalisyon ve partnerleriyle koordineli olmalı” diyerek yanıtladı.
“Bab DAİŞ’in kontrolündeyse neden Türklere hava desteği vermiyorsunuz” şeklindeki soruya Dorrian, şu yanıtı verdi: “Diplomatik görüşmeler, detay bilmiyorum.”
Türkiye ile aramızda kalsın
Gazeteci Tolga Tanış, “Cerablus’ta Türkiye’yi desteklediniz, ne zaman desteği kestiniz, sınırdan içeri 20-25 km gibi limitiniz mi var?” diye sorunca Dorrian, “Neden sorduğunuzu anlıyorum ama bu konu Türkiye ile aramızda kalması gereken bir konu, güvenlik gereği cevap vermeyeceğim” dedi.
Gazeteci Tanış’ın “En azından Türkiye’nin ilerlemesine hava desteğini ne zaman kestiğinizi söyleyebilir misiniz? 1-2 hafta?” şeklindeki ısrarına karşın Dorrian, sadece “Söyleyemem” demekle yetindi.
“Türkiye’nin bölgede yaptığı hava saldırıları yüzünden anlaşmazlığa düştünüz mü?” diye sorulunca da Dorrian sonra cevaplayacağını söyledi.
Gazeteci Tolga Tanış, Efrîn’i de gündeme getirerek, şu soruyu yöneltti: “Efrîn Kürtleri ile iletişim halinde misiniz? Çünkü onlar da El Bab’a ilerliyor, TSK ile çatışmalarından endişe duyuyor musunuz?”
Dorrian, bu sorunun da cevaplamayacağı sorular içinde olduğunu söyledi.
Pentagon yetkilisi konuştu
Gazeteci Tolga Tanış’a konuşan üst düzey bir Pentagon yetkilisi ise Türkiye’nin 24 Ağustos’ta başlattığı Cerablus işgalinin sınırında bir tampon bölge yarattığını ve ABD’nin sonuca ulaşan bu harekâta şimdiye kadar destek verdiğini ancak bundan sonra Türk ordusunun sınırdan 30 km içerideki Bab gibi daha derindeki bölgelere inmesi halinde buna destek vermeyeceklerini açıkladı. Yetkili, Türkiye’nin Suriye sınırında oluşturduğu kuşağın sınırdan 20 km içerideki Dabık’a kadar uzandığını ama Türkiye’nin bundan daha fazla ilerlemesinin DAİŞ karşıtı çabalar açısından olumlu olacağının düşünülmediğini ifade etti.
Suriye savaşının düğümü

Halep’in kuzeydoğusundaki Bab, Türkiye’nin resmi sınırının yaklaşık 30 kilometre güneyinde. DAİŞ işgali altındaki kent, Türkiye ile Halep arasındaki geçiş noktası olduğu gibi Kobanê ile Efrîn arasındaki bariyer durumunda. Minbic özgürleştirilince Türkiye, 24 Ağustos’ta bünyesindeki çetelerle birlikte birlikte ‘Fırat Kalkanı’ adıyla Cerablus’u DAİŞ’ten devraldı, ardından Rai ve Dabık’a uzandı. Buraya kadar Koalisyon tarafından desteklenen Türkiye, bununla yetinmeyeceğini ilan etti. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Ekim’de Bab’a yürüyeceklerini, ardından Minbic, Reqa ve Şengal’e kadar uzanacaklarını söyledi. Bunun üzerine tank, zırhlı araç, silah ve Özel Kuvvetler takviyesi yapan Türk ordusu, Şehba köylerini talan ederek Bab’ın kapısına kadar dayandı. QSD dahil, bütün güçler Bab’ı kontrol etmek istiyor.
MINBIC