Suriye’de 2 yılı aşkın bir süredir yaşanan iç savaş için önümüzdeki birkaç gün kritik önem taşıyor. Zira dün yaz tatili sona eren ABD Kongresi'nin Suriye'ye saldırı konusunda bu hafta oylama yapması bekleniyor. Senato'daki oylamanın hafta sonuna kadar yapılabileceği belirtiliyor. Temsilciler Meclisi'ndeki oylamanın zamanı ise henüz netleşmedi. Kongre'nin her iki kanadı, Senato ve Temsilciler Meclisi'nin Suriye'ye müdahale konusunda nasıl bir tavır takınacağı merak konusu. Tasarı, Kongre'nin herhangi iki kanadından birinden geçmemesi halinde ise hükümsüz kalıyor. 100 sandalyeli Senato'nun 54'ü Obama'nın partisi demokratlara ait. Ancak Amerikan basınına göre 23 senatör tasarıyı destekliyor, 27’si karşı, 50 senatör ise kararsız. 435 üyeli Temsilciler Meclisi'nde ise kontrol cumhuriyetçilerde. Washington Post’a göre ise şu aşamada Temsilciler Meclisi’nde 25 üye tasarıya olumlu bakarken, 227’si karşı, 181’i de kararsız. Cumhuriyetçi milletvekilleri, Obama yönetiminin önlerine yeterli kanıt koyamadığı ve ikna edici olamadığı görüşünde. Kongre üyeleri, kimyasal silahları kimin kullandığından çok, askeri eylemin olası olumsuz sonuçlarını ve "sınırlı kapsam ve süre" denilse de ABD’yi daha büyük savaşa çekip çekmeyeceğini sorguluyor.


Obama destek arıyor
Suriye planına destek arayışında olan ABD Başkanı Barack Obama ise yoğun bir mesai içinde. Obama ve ekibi bu haftayı lobi yapmakla geçirecek gibi görünüyor. Obama, G20 zirvesinden döner dönmez hafta sonu bazı Kongre üyelerine ulaşmaya çalıştı. Yardımcısı Joe Biden da önceki akşam, aralarında Lindsey Graham, Susan Collins, Bob Corker gibi isimlerin de bulunduğu bazı Cumhuriyetçi senatörlere yemek verdi ve Suriye konusunu görüştü. Obama da bu yemeğe bir ara uğradı. Obama sadece Kongre'yi değil, halkı da ikna etme çabasında. Zira anketlere göre ABD halkını yüzde 59’u müdahaleye karşı. 10 kişiden yedisi, böyle bir askeri müdahalenin “ABD’nin amaçlarına uygun olmadığı görüşünde.” Halkı ikna için dün 6 farklı Amerikan medya kuruluşuna röportaj veren Obama, bugün de Beyaz Saray'dan yapılacak canlı yayınla halka seslenecek ve Kongre’de Demokrat senatörlerle görüşecek.

Kerry Avrupa'yı yokladı
Obama, Kongre ile iç kamuoyunu iknaya çalışırken, Dışişleri Bakanı John Kerry ise askeri müdahaleye destek arayışı için dört günlük Avrupa turuna çıktı. Litvanya’da AB dışişleri bakanlarıyla bir araya gelen Kerry daha sonra (7 Eylül) Paris’te Fransız mevkidaşı Laurent Fabius ve Arap Birliği temsilcileriyle görüştü. Kerry, dün ise son durağı Londra’da İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague’le biraraya geldi. İki bakan görüşme sonrası ortak basın toplantısı yaptı.

Esad'a çağrı: Ver kimyasalı kurtul!

ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Suriye'de kimyasal saldırı emrini Esad rejiminin verdiğini iddia ederek "Roketlerin nereden ateşlendiğini ve nereye indiğini biliyoruz" dedi. Kerry, kimyasal silahların kontrolünün sadece Beşar Esad, kardeşi Mahir ve adı gizli tutulan bir generalde olduğunu öne sürdü. Toplantı sırasında Şam yönetimine bir de teklif de bulunan Kerry, Beşar Esad'ın bir hafta içinde kimyasal silahlarını teslim etmesi halinde ABD'nin askeri operasyonlarını önleyebileceğini söyledi. Ancak Kerry, Esad'ın bunu yapmayacağından emin olduğunu da ifade etti. Suriye'de askeri değil, politik bir çözüm olması gerektiğini düşündüklerini vurgulayan Kerry "ama" diyerek Esad'ın masaya gelmesini sağlamak için Şam yönetimini askeri açıdan zayıflatmak gerektiğini savundu. Bunu sağlamak için operasyon yapacaklarını savunan Kerry, olası askeri müdahalenin "kısa süreli ve hedef gözeterek" olacağını da yineledi. Fransa dahil çoğu AB ülkesi ise BM raporundan önce Suriye'ye yönelik askeri operasyona girişilmemesi gerektiğini söylüyor. ABD'nin askeri bir müdahale için BM'nin raporunu bekleyip beklemeyeceği ise henüz açıklık kazanmadı.  

 HABER MERKEZİ