KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, başta cezaevlerindeki 400 tutsak olmak üzere Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne kenetlenen tüm açlık grevi eylemlerini selamlayarak, halka eylemleri “en üst boyutta serhildanlarla” destekleme çağrısında bulundu. Remzi Kartal yazılı açıklamasında, Öcalan üzerinde 8 aya yakındır uygulanan ağırlaştırılmış tecrit ile 7 bin kişinin tutuklandığı siyasi soykırım operasyonlarının devam ettiğini hatırlatarak, “Roboskî'de yaşandığı gibi sivil insanlarımız vahşice katledilmekte, gerillalar kimyasal silahlar ile imha edilmektedir” dedi.
“Kürt halkının siyasi iradesini kırmayı ve teslim almayı hedefleyen AKP’nin soykırım konseptine destek veren ABD ve AB, bu insanlık suçunun ortaklarıdır” diyen Remzi Kartal, “Bu nedenle de halkımıza yönelik yürütülen bu vahşet karşısında üç maymunları oynamaktalar” dedi. Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürt sorununun çözümü konusunda 2012 yılının Kürt halkı açısından bir kader yılı olduğunu belirten Kartal, bunun için hareket ve halk olarak 2012 baharına doğru “êdî bes e an azadî an azadî" şiarıyla serhildanları yükseltmek zorunda olduklarını vurguladı.
Gelişmelere bağlı olarak “Önderliğin özgürlüğü etrafında kenetlenen arkadaşlar, ülkede ve Avrupa'da başlattıkları açlık grevleri ile sürece damgasını vurmuştur” diyen Kartal, şöyle devam etti: “Önderliğin özgürlüğü, soykırım operasyonlarının durması ve Kürt sorununa çözüm' eksenli olarak cezaevlerinde ve Fransa'nın Strasbourg şehrinde başlatılmış olan süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri, bu süreçte serhildan hamlesini ateşleyen direnişler olmuştur. Nasıl ki 1982 zindan direnişi ihanet ve teslimiyeti durdurduysa, direnişi büyüterek dirilişi sağladıysa, 2012 zindan direnişi ve açlık grevleri de Önderliğimizin özgürlüğünü ve çözümü dayatacak süreci tetikleyecektir.”
KONGRA GEL Başkanlık Divanı adına açlık grevi eylemcilerini ve eylemlerini selamlayan Kartal, “Süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi ile bedenlerini açlığa yatırarak 'Sayın Abdullah Öcalan'a özgürlük, Kürdistan'a siyasi statü” şiarıyla direnişin yükseltilmesinin öncülüğünü yapan bu arkadaşlarımızın eylemleri, Kürdistan'da ve Avrupa'da en üst boyutta halk serhildanları ile desteklenmelidir” çağrısında bulundu. 
Grevcilerin bedenlerini açlığa yatırarak, önderleri ve halklarının özgürlüğü için yapabilecekleri en üst fedakarlığı yaptıklarını belirten KONGRA GEL Başkanı, artık yapılması gereken her şeyin, başta kadın ve gençler olmak üzere, aydın, kurum ve tüm halka düştüğünü kaydetti.
Özellikle Avrupa’daki Kürtlere bu konuda tarihi rol düştüğünü vurgulayan Kartal, şunları kaydetti: “Avrupa'da güçlü bir serhildan hamlesi ile kamuoyu oluşturmak, Kürt sorununda sessiz ve seyirci olan kamuoyunu etkilemek, Kürt halkının hiçbir şekilde bu vahşi katliam politikalarına boyun eğmeyeceğini göstererek Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve onlara bağlı mekanizmaları harekete geçirmek suretiyle, açlık grevi eyleminin amacına erken ulaşmasını sağlayabilir ve böylece grevcilerin yaşam riskinin önüne geçebiliriz. Avrupa'daki halkımızın ve örgütlü yapımızın böyle vicdani bir sorumluluğu vardır. Destansı mücadelesiyle tarihi yeniden yazan halkımızın, Avrupa'da bulundukları her alanda açlık grevcilerine destek temelinde yapacakları eylemlerini süreklileştirerek bunu başaracaklarına inanıyorum. Bu konu Avrupa’daki halkımız tarafından başarılması gereken kutsal bir görevdir.”

CDK’den ‘sürekli eylem’ çağrısı

Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK) da yazılı bir mesaj yayımlayarak Strasbourg'ta süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan Kürtlerin eylemini selamladı ve sürekli eylem çağrısında bulundu. Açlık grevinin sürdüğü ST Maurice Kilisesi'nin gösterdiği duyarlı yaklaşımdan dolayı teşekkür eden CDK, "Êdî bes e an azadî an azadî‘, ‘Önder Apo’ya özgürlük, Kürdistan’a siyasi statü" şiarıyla başlayan açlık grevinin Kürt özgürlük tarihinde önemli bir yeri olacağına dikkat çekti ve ekledi: "Strasbourg’da başlatılan eylem, 2012 yılının, Kürt halkı için bir kader yılı olduğunu göstermektedir. Kürt halkı, onun öncüleri ve siyasi temsilcilerinin, fedai bir duruşla başlattığı bedenlerini ölüme yatırma eylemi, bir çaresizlik eylemi değil, yaşamı uğrunda ölecek kadar sevmenin, ‘yaşam olacaksa Önder Apo ile olacak‘ diyen büyük bir felsefenin ve ideolojinin duruşudur. Yapılan eylem, başta Kürdistan’da yaşanan faşizme karşı sessizleşen, duyarsızlaşan, körleşen ve bu duruşuyla Türkiye’deki faşizan uygulamalara ortak olan Avrupa Konseyi, İşkenceyi Önleme Komitesi-CPT ve ilgili kurumlarına dönük olması da anlam ve önemini daha değerli kılmaktadır. Öcalan'a Özgürlük İnisiyatifi’nin Strasbourg’da başlattığı ve ST Maurice Kilisesi’nde sürdürdükleri eylemi, CDK olarak sonuna kadar destekliyoruz. Bu vesileyle başta kadın ve gençlik olmak üzere, Avrupa’da yaşayan tüm halkımızı, demokratik ve meşru eylemler gerçekleştirerek, açlık grevi eylemcilerini desteklemeye ve amaçlarına ulaşana kadar sürekli eylem halinde olmaya çağırıyoruz." 


ANF/BRÜKSEL