İran’ın hegemonyasının Ortadoğu ülkelerine yayılmasında askeri ve siyasi alanda son derece kilit bir rol üstlenen Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani, Bağdat’ta ABD tarafından öldürüldü.

ABD, İran Devrim Muhafızları’na bağlı özel birim olan Kudüs Güçleri’nin başındaki General Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi’nin Komutanı Ebu El Mühendis’i 2 Ocak’ta Irak’ın başkenti Bağdat’ta öldürdü. General Süleymani, başında bulunduğu Kudüs Gücü ile Irak, Yemen, Suriye, Lübnan gibi ülkelerde İran’ın hakimiyetini yaymaya ve kalıcılaştırmaya çalıştığından adeta “Dışarıdaki İran” pozisyonundaydı.

Süleymani’nin öldürülmesiyle ilgili haberler dünya gündeminin ilk sıralarında yer alırken, İran dini lideri Ali Hamaney “Korkunç bir intikam alacağız” dedi. ABD ise vatandaşlarına “Irak’ı terket” çağrısı yaptı.

Haşdi Şabi’nin komutanıyla birlikte vuruldu

Ortadoğu’da deprem etkisi yaratan suikast, Bağdat Uluslararası Havaalanı yakınlarında Kasım Süleymani’nin içinde bulunduğu aracın hedef alınmasıyla gerçekleşti. Reuters’a konuşan ABD’li yetkililer, Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki saldırının insansız hava aracıyla (İHA) düzenlendiğini belirtti. İran Devrim Muhafızları ise Süleymani’nin, Amerikan helikopterlerince düzenlenen saldırıda öldürüldüğünü iddia etti.

Fars Haber Ajansı Devrim Muhafızları’nın açıklamasını “İslam’ın gururlu komutanı Kasım Süleymani, Cuma sabahı Amerikan helikopterlerinin yaptığı bir saldırıda öldürüldü. Ebu Mehdi el Mühendis de helikopter saldırısında bir aracın içinde öldürüldü” ifadeleriyle verdi. Iraklı Haşdi Şabi milislerinin sözcüsü Ahmed el Assadi de suikastte ABD ve İsrail’in sorumlu olduğunu söyledi.

   

Trump talimat verdi

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) bir açıklama yayımlayarak Kasım Süleymani’nin ABD operasyonuyla öldürüldüğünü

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) yapılan açıklamada suikastin ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatı üzerine gerçekleştiği belirtildi.

Pentagon açıklamasında “Yurtdışındaki Amerikan personelini korumak için alınmış caydırıcı bir tedbirdir. Bu hava saldırısı, İran’ı ileride tüm saldırı projelerinden caydırmak içindir” ifadesine yer verildi.

Aynı saldırıda İran destekli Şii milis gücü Haşdi Şabi’nin Komutanı Ebu Mehdi El Mühendis’in de öldüğü bildirildi. Süleymani ve Haşdi Şabi Komutanı Ebu Mehdi El Mühendis aynı araç içinde olduğu, ikinci bir aracın da vurulduğu ve en az 8 kişinin öldüğü belirtildi.

Washington’a göre Kasım Süleymani, son aylarda Irak’taki Amerikan üslerine düzenlenen saldırılar ile hafta içerisinde Bağdat’taki ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıyı planlamaktan sorumlu tutuyor.

Graham: İstiyorsanız daha fazlası olacak

Suikastin ardından ABD’de Cumhuriyetçiler Trump’ın verdiği karara sahip çıkarken, Demokratlar ise suikaste karşı çıkan açıklamalarda bulundu.

Bütün dünyanın bir anda ilgisini üzerinde toplayan suikastle ilgili ABD’de Trump’a yakın Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, İran’ı tehdit ederek “Daha fazlasını istiyorsanız, daha fazlası olacak” dedi. Graham, ABD’nin dış politikasında Trump’ı etkileyebilen etkili bir isim olarak tanınıyor.

Cumhuriyetçi Parti’den Temsilciler Meclisi üyesi ve Irak’ta asker olarak görev yapmış Lee M. Zeldin ise Süleymani’nin öldürülmesinin “çok meşru” olduğunu ifade eden bir mesaj paylaştı.”Müzakere masasında ABD’nin kıdemli liderlerinin boy gösterdiği ve ABD askerlerinin savaşlarda öldüğü ve bunun cezasız kaldığı günler geçti artık” diyen Zeldin, saldırıyı “çok gerekliydi, adalet yerini buldu” dedi.

Biden: Barut fıçısına bir dinamit

Fransız Le Figaro gazetesi, “Amerikan Başkanı, İranlı üst düzey sorumluyu öldürmeye karar vererek, Ortadoğu’da ağır sonuçları olabilecek bir depreme yol açtı” yorumunda bulundu. Zira gazeteye göre, Süleymani Ortadoğu’nun en güçlü kişilerinden biriydi. ABD eski Başkan Yardımcısı Joe Biden, ABD Başkanı’nın “barut fıçısına bir dinamit attığını” belirtti.

Demokrat Parti’de Senatör Tom Udall ise saldırının Kongre’den habersiz yapıldığı vurgulardı. Udall “Başkan Trump, Kongre’nin onayı olmadan ulusumuzu İran ile illegal bir savaşa sürüklüyor” dedi.

AFP’nin haberine göre silahlı Şii gruplara ilişkin Amerikalı uzman Philip Smyth, Süleymani’nin öldürülmesi konusunda DAİŞ çetesi lideri Ebu Bekir El Bağdadi ve El Kaide lideri Bin Ladin’in öldürülmesinden de “Daha önemli bir operasyon” olduğunu söyledi.

Hamaney: Korkunç intikam alacağız

Öte yandan İran dini lideri Ali Hamaney, Süleymani’ye dönük suikaste “Katillerini korkunç bir intikam bekliyor” ifadesiyle tepki gösterdi. Hamaney, “Allah’ın izniyle onun eseri ve yolu burada durmayacak. Ve elleri onun ve başka şehitlerin kanıyla dolan suçluları bekleyen amansız bir intikam gelecek” dedi.

Zarif: Tehlikeli tırmanış

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de Twitter hesabında “Son derece tehlikeli ve ihtiyatsız bir tırmanış” dedi.  İran üst düzey güvenlik kurumu sözcüsü Keyvan Kusravi ise acil olarak yüksek güvenlik konseyinin toplanacağını açıkladı.

ABD vatandaşlarına ‘Irak’ı terket’ çağrısı

Öte yandan ABD makamları, Hamaney’in “korkunç bir intikam” alınacağı açıklamasından sonra, Irak’taki vatandaşlarını derhal bu ülkeyi terk etmeye çağırdı.

Bağdat nasıl karşıladı?

Kasım Süleymani’nin öldürülmesi Bağdat’ta da etkisini hemen gösterdi. Irak’ta Ekim ayı başında başlayan protesto hareketinin yanında yer alan Şii lider Muktada Sadr, Mehdi Ordusu’nu aktifleştirerek “Hazır olmaları” talimatını verdi. Sadr, İran ve ABD’ye mesafeli tutumuyla biliniyor.

Muktada Sadr, Irak’ta Şiiler nezdinde önemli bir aileden gelen bir isim. İran yanlısı Haşdi Şabid’nin en önemli gruplarından Asayib Ehli Hak’ın şefi Kais El Hazali de tüm milislerini “hazır olmaya” çağırdı. Hazali “Tüm direnişçi savaşçılar hazır olmalı, zira bizi bekleyen yaklaşan bir fetih, büyük bir zaferdir” dedi. Irak’ta Ekim ayında başkent Bağdat’ın yanı sıra Necef, Kerbela, Basra gibi Şii ağırlıkta kentlerde başlayan ve halen de devam eden halk protestoları nedeniyle istifa eden Başbakanı Adıl Abdulmehdi, Süleymani ve Haşdi Şabi komutanının öldürülmesinin “Irak’ta yıkıcı bir savaşı başlatacağını” söyledi. Abdulmehdi, “Resmi bir görevi olan Iraklı askeri bir komutanın katledilmesi Irak’a, devletine, hükümetine ve halkına karşı bir saldırıdır” dedi. Her ne kadar, Irak’ta özellikle de İran’a yakın kesimler ABD’ye meydan okuyor gibi görünse de Bağdat’ın ABD’ye karşı büyük bir karşı atak geliştirmesi çok mümkün görünmüyor. Zira, İran ve ABD’nin Irak’ta hakimiyet kurma çabası  bu ülkeyi oldukça yıpratmış durumda.   

 

 HABERMERKEZİ

 
 

Süleymani kimdir?

   

Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani, hem kendi ülkesinde hem de yurtdışında tanınan isimlerden biriydi.

Süleymani, İran’ın Ortadoğu’nun farklı ülkelerindeki dış operasyonlarını yönetiyordu. Bir asker olan Süleymani Ortadoğu’daki çalışmalarında hem askeri hem de diplomasi yeteneğini konuşturdu. Süleymani İran’ın aynı zamanda önemli bir diplomatıydı.

1956’da Afganistan sınırına yakın Rabord köyünde doğan Süleymani, 19 yaşında İran Dini Lideri Ali Hamaney ile tanıştı. ilk okul mezunu ve inşaat işçisi olan Süleymani, Hamaney’in liderlik koltuğuna oturmasından itibaren de Devrim Muhafızları’nın içinde en çok göze çarpanı olmuştu.

1979’da Mahabad’ta Kürt halkının ayaklanmasının bastırılmasında aktif yer aldı. 23 yaşındayken aldığı bu görevde Kürtleri katletmek, onun ‘sadakat testinden’ başarıyla geçmesini sağlamıştı. Daha çok Tahran rejimin gözüne girmesine neden olmuştu. Mahabad’dan döndükten sonra Kirman’daki Devrim Muhafızları Kudüs Garnizonu’nun başına getirildi. Ardından çok geçmeden patlak veren İran-Irak savaşında birçok büyük askeri operasyona katıldı, cephe hattında savaştı.

Süleymani, İran’ın Ortadoğu’daki büyüyen etkisinde önemli rolü vardı. Tahran’ın, Lübnan Hizbullah’ı, Suriye’de Başar Esad Hükümeti ve Irak’taki milislerle bağını güçlendirdi. Suriye’de iç savaşın başlamasıyla milis güçlerini buraya götürerek Esad yönetiminin ayakta kalmasını sağladı.

Kudüs Güçleri ayrıca birlik Filistin’de HAMAS ve İslami Cihad, Yemen’de Şii Husi milisleri ile yakın ilişkiler kurdu.

Lübnan, Azerbaycan, Afganistan, Bahreyn, Suriye, Yemen, Hindistan, Türkiye ve dünyanın kalan bir çok yerine dağılmış hücreler Süleymani’nin başında olduğu Kudüs Güçleri’ne bağlı. İran Dini Lideri Hamaney, Süleymani’yi İran Devrimi’ni Ortadoğu’ya yayması için 1988’de onu Kudüs Güçleri’nin başına getirdi.

En etkili 100 kişiden biri

CIA’ın eski analistlerinden Kenneth Pollack, 2017 yılında Time dergisine yaptığı değerlendirmede Süleymani’yi “Ortadoğu’daki Şiiler için, bir James Bond, Erwin Rommel ve Lady Gaga karışımıdır” demişti. Dergi o sayısının dünyada en etkili 100 kişisi arasında ona da yer vermişti.

Kasım Süleymani’nin yerine İsmail Qaani atandı

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin yerine İsmail Qaani atandı. Daha önce Kasım Süleymani’nin yardımcılığı görevini yürütüyordu..

 
 

Kimler ne dedi?

  • İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kasım Süleymani suikasti için “Trump övgüyü hak ediyor” açıklamasını yaptı. ABD’nin kendini savunma hakkı olduğunu belirten Netanyahu, “Kasım Süleymani Amerikan vatandaşlarının ve daha birçok masum kişinin ölümünden sorumluydu. Bu şekilde daha başka saldırılar da planlıyordu” dedi.
  • İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, taraflara itidal çağrısı yaptı. Raab mesajında “İran’ın Kasım Süleymani önderliğindeki Kudüs Gücü’nün yarattığı saldırgan tehditlerin varlığını her zaman farkında olduk. Ölümünün ardından, tüm taraflara itidal çağrısı yapıyoruz” ifadesini kullandı.
  • Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova ise suikasti kınadı.  Zakhova, ABD’nin bölgede güç dengesine değiştirmek istediğini de sözlerine ekledi.  Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Geng Şuang da  taraflara itidal çağrısında bulundu. Geng, Pekin'deki basın brifinginde "Çin, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına her zaman karşı çıkmıştır" dedi.
  • Fransa’nın Avrupa İlişkilerinden Sorumlu Devlet Bakanı Amelie de Montchalin ise tepkisini şu sözlerle ifade etti: Cumhurbaşkanı Macron, en kısa sürede bölgedeki oyuncularla görüş alışverişi yapacak.  Bu tarz operasyonlar olduğu dönemlerde tansiyonun arttığını görürüz ancak her şeye rağmen arzu edilen istikrar ve tansiyonun düşürülmesidir.”
 

Irak’ta ABD-İran kapışması

Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin öldürülmesi, son bir haftada Irak’ta ABD-İran çatışmasının askeri boyutunun sadece parçası. 2019’un son günleri ve 2020’nin başı, ABD-İran hesaplaşmasının askeri yönelimlere kadar gidebileceğini gösterdi. ABD, İran ile 2015’te imzalanan uluslararası Nükleer Anlaşma’dan çekilmesiyle bu ülkeye karşı 2018 ve 2019’da ekonomik ambargoyu yoğunlaştırdı.

Ekonomik alanın dışında ise siyasi ve diplomatik sahada İran’ı kıskaca almayı amaçladı. ABD, Yemen’deki iç savaşta Suudi Arabistan ile İran’ın etkisini frenlemeye çalışırken, Suriye’de kalıcılaşmak isteyen İran’ın etkisizleşmesi için Rusya ile temaslarını yoğunlaştırdı. Lübnan, Yemen ve Suriye’nin ardından bu kez de Irak’ta İran’ı köşeye sıkıştırma Amerika’nın önemli bir hedefiydi.

ABD bu amaçla da 2019’da Irak hükümetine sürekli İran destekli Haşdi Şabi milis örgütünün dağıtılması yönünde baskı yaptı.

ABD-İran arasında sert hesaplaşma yaşanırken, 2019’un son aylarında İran aleyhine ortaya iki gelişme çıktı.  Bu gelişmelerden ilki Ekim ayının ilk günlerde başlayıp halen devam eden halk ayaklanmasıydı. Irak’ın Necef, Kerbela, Basra ve Bağdat gibi kentlerde Şii halk sokaklara çıkıp, yolsuzluk ve yoksulluktan sorumlu tuttuğu Şii hükümetin istifasını istedi. Göstericiler İran’ı da bu olumsuz durumdan sorumlu tutuyor, bu ülkenin Irak’taki varlığı ve etkisinin son bulmasını istiyordu.

İran aleyhine gelişen diğer bir gelişme de İran’da benzine yapılan yüzde 50 ila yüzde 200 arasındaki zamdan sonra onlarca kentte halkların sokağa çıkmasıydı. Gösteriler, İran rejimi tarafında sert bir şekilde bastırılmıştı.

Son gelişmeler

Son bir haftada Irak ve Suriye’deki gelişmeler ABD ve İran arasındaki çelişkilerin askeri boyuta taşınabileceğini gösteriyor. 29 Aralık 2019’da ABD Suriye ve Irak’ta Haşdi Şabi’nin önemli güçlerinden olan Hizbullah Tugaylarının bulunduğu alanları bombaladı. Bu olayda 25 milis öldü en az 55 kişi de yaralandı. ABD bu saldırının, 27 Aralık’ta Kerkük’te füze saldırısı sonucu bir vatandaşının ölümüne misilleme amacıyla yaptığını duyurdu. ABD, Kerkük’teki üsse yönelik saldırıdan İran yanlısı Haşdi Şabi milislerini sorumlu tuttu. Bu olayın ardından ise Bağdat’ta Haşdi Şabi taraftarları ABD Büyükelçilik binasını adeta ablukaya aldı. Elçilik önünde yapılan oturma eylemi iki gün sürdü.

 

HABER MERKEZİ