
Julian Assange'ın kurucusu olduğu Wikileaks, 2010'da çok önemli belgeler yayınlamıştı. Bu belgeler sayesinde, devletler arasındaki gizli yazışmalar, uluslararası alanda siyasi ve ekonomik komplolar ifşa olmuştu. Devlet yöneticilerinin kendi halklarından sakladıkları kaynağı belli olmayan servetleri açığa çıkmış; dünya kamuoyu, ABD'nin Irak ve Afganistan'da işlediği suçların da içinde yer aldığı birçok bilgiye ulaşmıştı.
Yeni Özgür Politika okurlarının yakından takip ettiği Danimarka’daki Roj TV davasına ABD-Danimarka-Türkiye ortaklığıyla yapılan siyasi müdahale; Belçika’daki Kürt kurumlarına karşı, ABD-Türkiye-Belçika ortaklığıyla kurulan siyasi kumpas ve yapılan polis baskınları; açılan davaların perde arkası, Tayyip Erdoğan ve Ailesinin mal varlığı, Berat Albayrak’ın yazışmaları Wikileaks belgeleri sayesinde kamuoyunun bilgisine sunulmuştu.
Basın Akademileri ve gazeteciler, Wikileaks belgelerinin basın-yayın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışmasını yürütedursun, bu belgeler sayesinde dünya kamuoyu, aynı gündem etrafında aynı dikkat ve hissiyat ile, toplumların nasıl aldatıldığını ve nasıl yönetildiğini öğrenme imkanına kavuştu.
Bilişim teknolojisinin gelişmesi bu alanı kârlı bir ticari sektör haline getirirken, sektörün sahipleri bakımından ciddi problemler de ortaya çıkardı. Teknolojik gelişmeler ile birlikte, insanları 24 saat kontrol altına alan; telefon, bilgisayar gibi elektronik aygıtların gelişmesi ile birlikte internet, twitter, e-mail ve facebook üzerinden insanların günlük yaşamlarını ve özel hayatlarını denetleyen dünyanın egemenleri, kendileri de izlenmeye ve kontrol altına alınmaya açık hale geldiler.
Georges Politzer yaşasaydı, "Felsefenin Temel İlkeleri" isimli o meşhur kitabında sıkça vurguladığı, “çelişki içtedir ve yenileştiricidir” tespitinin, Wikileaks gibi somut bir belge ile doğrulanmış olmasını keyifle izleyecekti.
Kamuoyunun bilgiye ulaşmasını engelleyen setlerin ve barikatların, her ne yolla ve hangi vasıta ile olursa olsun yıkılması, insanlık ve özgürlükler adına hayırlı ve ilerici bir gelişmedir.
Ancak dünyanın çoğunluğunu mutlu eden her gelişme, dünyanın egemenlerini kuşkusuz bir biçimde mutsuz ve huzursuz ediyor.
Bu küresel huzursuzluğun sonucunda, Wikileaks’ın kurucusu Julian Assange ABD’nin elinde rehin.
19 Haziran 2012 tarihinden beri Londra’daki Ekvador Elçiliği’nde tutsak hayatı yaşayan Assange’ın ABD’ye iadesi isteniyor. Assange’ın iade yargılaması öncesindeki teknik duruşma 20 Şubat 2020 günü yapıldı. Avukatı Edward Fitzgerald, bu duruşmada önemli bir bilgi paylaştı. Eski Cumhuriyetçi Partili Kongre Üyesi Dana Rohrabacher'ın, Ağustos 2017'de Assange'ı, Ekvador'un Londra Büyükelçiliğinde ziyaret ettiğini ve af önerdiğini belirti. ABD Başkanı Trump, senatör Dana Rohrabacher aracılığıyla Julian Assenge’a, “af veya başka bir çıkış yolu” teklifine karşılık Assange’den, Demokrat Parti e-maillerinin sızdırılmasında Rusya bağlantısını reddetmesini istemiş.
Davaya bakan Hakim Vanessa Baraitser, Assange’ın avukatının ileri sürdüğü iddiayı ciddi buldu ve deliller arasına almayı kabul etti.
24 Şubat 2020 günü Julian Assange’ın yargılamasına devam edildi. Mahkeme önünde toplanan kalabalık “Assange’e özgürlük” sloganları atıyordu. Assange’ın ABD’ye iade davası sürerken, ABD ve İngiltere başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde, Assange ile dayanışma inisiyatifleri ve network ağları kuruldu.
Dünyanın çoğunluğu Trump, Putin, Johnson veya Macron’un hissettiklerinin tam tersini hissediyor ve düşünüyor. Wikileaks’ın kurucusu ve editörü Assange’in ulaştığı bilgileri paylaşmasını suç değil, bir kamu hizmeti gibi görüyor.
Belçika’da 2006’da başlatılan bir soruşturma çerçevesinde, 37 kişi ve kurum hakkında açılan “PKK Davası” 28 Ocak 2020 günü Yargıtay’ın verdiği karar ile sona ermişti. Brüksel yerel mahkemesinin verdiği “PKK terör örgütü değil, savaşan taraftır” kararı, temyiz mahkemesince de onanarak kesinleşmişti. Bu dava dosyasında epey Wikileaks belgesi var.
Belgeler de James Jeffry gibi tanıdık isimler de var.
Belçika davası sürerken ABD-Türkiye-Belçika üçgeninde kurulan tezgahlar, siyasi entrikalar gelecek haftaya…