‘Tepenin Ardı’ filminden sonra ‘Abluka’ adlı ikinci filmiyle Türkiye sinemasına farklı bir hava katan yönetmen Emin Alper, Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Abluka’nın anlattıkları ile Kürdistan’da süren abluka arasındaki benzerliği anlattı. Abluka altındaki bir mahallede, uyumsuz 2 kardeşin etrafında geçen olayların, baskıcı devlet, gizemli bir örgüt ve giderek büyüyen cinnet halinin anlatıldığı filmin, her ne kadar Türkiye’nin 90’lı yıllardaki siyasi ortamdan ilham alınarak çekilmişse de evrensel bir konusu olduğuna işaret eden Alper, ‘’Her ne kadar Türkiye’den 90’lı yıllardaki siyasi ortamından ilham alıp çekilmiş olsa da filmin konusu evrensel ve dünyanın çok çeşitli yerlerinden insanlara hitap eden bir tarzı olmasıdır” dedi. 


Mekansızlıktan güncelliğe…

Zamansız ve mekansız çekilen filmin, ülkede barış ve çözüm süreci yaşanırken çekildiğini anlatan Alper, 7 Haziran sonrası yaşananlara dikkat çekerek, bir anda filmin anlattığı dünyanın gerçekleştiğine vurgu yaptı. Alper, şöyle konuştu: “Film Venedik’e gider gitmez Türkiye kendini maalesef büyük bir çatışma ortamının içerisinde buldu. Hiç tahmin etmediğimiz bir şekilde filmde anlatılan dünya bir anda gerçek oldu. Bu bizim için çok üzücüydü. Çünkü biz filmi daha zamansız, mekansız bir dünyada tasvir ederken birden güncel Türkiye’yi anlatmaya başladı. Bu aslında filme çok yüklenmek istemediği bir yük de bindirdi yani insanlar, ‘Bu film acaba şu anki Sur’u, Cizre’yi, Silopi’yi yani Türkiye gerçeğini mi anlatıyor?’ diye izlemeye başladılar. Aslında filmin hiç niyeti bu değildi ve bu amaçla çekilmemişti öyle çok şaşırtıcı bir tesadüf oldu.” 


‘Askeri çözüm tekrarlanıyor’ 

Kürdistan ilçelerinde sokağa çıkma yasakları ile ablukanın varlığını sürdürdüğünü belirten Alper, “ 2015 yılında 90’lara döndük tartışması yapılırken, bu film birden çok güncellik kazandı. Hala aynı güvenlikçi politikalar, askeri çözüme dayalı politikalar, sürekli dönüp dönüp 90’lardan itibaren belli periyotlarla tekrarlandığını ve bizimde aynı karamsarlığı yaşadığımızı gösteriyor” diye konuştu. 

 Alper, “Sokağa çıkma yasakları ve fiilen abluka altına alınmış mahalleler, kasabalar günlerce süren sokağa çıkma yasakları, çatışmalar maalesef Türkiye’de bir gerçeğe dönüşmüş durumda. Türkiye’nin batısında bu konuya yeterince tepki oluşmuyor, oluşturulamıyor. Dünyada da yeterince tepki oluşmuyor, şuanda sürekli süren adeta bir şehir savaşı var ve dediğim gibi filmde anlattığımız dünya ile çok paralel. Umuyoruz yaşananlar hem Türkiye’nin batısında hem de dünyada biraz daha fazla ilgi çeker ve çözüm süreci kaldığı yerden güçlü bir şekilde devam eder” dedi.


 DİHA/QERS