Acıları paylaşmak; duyguda, düşüncede davranışta, pratikte paylaşımda kısacası yaşamın tümünde ortaklaşmak anlamına gelir. Bunun formülü de komünal ilişki, komünal örgüt ve komünal demokrasidir. Yani komünalizm ve demokratik sosyalizmdir.
Van ve çevresinde yaşanan ve çok ağır kayıplara yol açan deprem özellikle Kürt halkı ve dostları için aşmak anlamında acıları paylaşmak, acıları gidermek ve yaşanan tüm duygusal düşünsel, fiziksel kayıpları aşmak anlamında hayyati sorumlulukları yüklenmektedir.
Ben Kürt halkımızın devlet sisteminin yol açtiğı ceberut ve vurdumduymaz yönetim anlayışı ve bunun yarattığı handikapı büyük bir komünal demokratik anlayış, ilişki, yaşam ve çalışma tarzı ile ve seferberlik ruhu ile aşacağına, yaraları saracağına inanıyorum.
Bunun için en dinamik ve hızlı bir çalışma temposu, sistemli ve programlı bir çalışma tarzı, aileden başlayarak, mahalle, semt, sokak, köy, kasaba, ve şehir çapında; sağlık, sosyal, eğitim, barınma, yiyecek, yakacak, elektrik, su vb. tüm yaşam alanlarını düzenleyen, ortaklaşan, yeniden onaran veya herşeye yeniden başlayan yapılanmalara kadar. Adeta Kürtçe dilinde “Zîbarê” denilen bir ruhla ve çalışma tarzı ile üç ayda önemli oranda sıkıntıları gideren ve normal bir yaşama kavuşan bir Van ve çevresi halkını yaratmak içten bile değil. Yeniden yaratmak mümkündür, yeterki buna inanalım.
Bunun için kendine insanım, yurtseverim, demokratım, halkçıyım, özgür yaşam ilkesine saygılıyım diyen her birey Van halkının acılarını paylaşmak için seferber olmalıdır.
Şuanda uluslararası kirli ilişkilerden dolayı kutsal Kürt Özgürlük davasını savunduğumdan Paris’te, tarihi Engizisyon mahkemelerinin bizzat yaşandığı cezaevinde tutulduğumdan dolayı depremzedelere istediğim güç ve enerji ile katkı sunamasam da, yazdığım bu mektupla sizlerle duyguda, düşüncede acılarınıza ortak olmak istiyorum.
Birey olarakta üç ay boyunca ailem, arkadaşlarım ve yoldaşlarımın bana göndermek istediği her türlü para, elbise ve benzeri maddi şeyleri, göndermemelerini ve Van halkımıza gönderileceklere katkı yapmalarını istiyorum.
Avrupa’daki tüm yurtseverlerimiz, kurumlarımız da bu üç aylık destekleme çalışmalarında seferber olmalılar. Nasıl ki BDP 12 Haziran seçimlerinde Avrupa cephesinde kollektif, özverili, pratikleşen ve sonuç alan bir tarzda çalıştıysa, Van ile de somut planlama ile seferberlik ruhuyla çalışmalıdır.
Van, Erciş, Çelebibağ ve diğer kaza ve köylerde depremde yaşamını yitirenleri saygı ve minnetle anıyorum. Kürt halkı başta olmak üzere, Türkiye halklarının başı sağolsun diyorum. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acıl şifalar diliyorum.
* Paris Cezaevi, 27 Ekim 2011