Amed’in Lice ilçesi Hezan (Kayacık) köyünde 28 Haziran günü karakol yapımı protestosu sırasında askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Medeni Yıldırım’ın annesi Fahriye Yıldırım, Türk Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ziyareti sırasında belediye önünde oğlunun posterini sırtına asarak, katillerinin halen açığa çıkarılmamasına tepki göstermişti. Yaptığı eylemden sonra üç saat gözaltında kalan anne Yıldırım tek taleplerinin davaya konulan “gizlilik kararı”nın kaldırılması ve katillerinin bulunması olduğunu belirtti. “Bilmiyorum bu devletin bizimle ne alıp veremediği var?” diye soran anne Yıldırım, “Oğlumun katledilişinin 5’inci ayı doldu. Ama halen katilleri bulunmadı. Erdoğan’ın Diyarbakır ziyaretini duyunca bir an irkildim. Çünkü oğlumun vur emrini o vermişti. O karakol komutanı da onun ağzı ile çocuğumu katletmişti” dedi.


Tozlu raflara kaldırılmasın

28 Haziran gününün kendisi için acı, keder ve kara bir gün anlamına geldiğini dile getiren anne Yıldırım, bundan sonra her 28 Haziran’da çocuğunun vurulduğu yere giderek ruhunu yad edeceğini ve olayın peşini bırakmayacağını vurguladı. Başbakan Erdoğan’a “insafa gel” çağrısında bulunan anne Yıldırım, olayın failinin belli olmasına rağmen dosyaya gizlilik kararı konularak kamuoyundan saklanılmaya çalışıldığını kaydetti. Anne Yıldırım, oğlunun dosyasının diğer faili meçhuller gibi tozlu raflara kaldırılmaması için Büyükşehir Belediyesi önünde eylem gerçekleştirdiğini söyledi.

‘Katilimi istiyorum’

Valilik kavşağında Başbakanlık korumaları tarafından durdurulduğunu söyleyen anne Yıldırım gözaltında yaşadıklarını şöyle aktardı: “Korumalar bana ‘medya karşısında bir şey söyleme. Bir şey yapma ve suçlama’ dedi. Hem Kürtçe hem de Türkçe söylediler. Etrafta gazeteciler fazla olduğu için bana fazla müdahale edemediler. Ardından korumalar polisleri çağırdı. Beni oradan uzaklaştırdılar. Gözaltı sırasında polisler pankartı inceledi. Erdoğan eylem yerinden gidene kadar polisler beni oyaladı. Daha sonra Yenişehir Karakolu’na götürdüler. Karakolda polislere ‘Beni bırakın sadece bir kelime söyleyeceğim. Onu öldürmeyeceğim. Ben katilimi istiyorum’ dedim. Polisin biri de oradan alaycı şekilde ‘Ne o Erdoğan’dan yardım mı isteyeceksin?’ diye sordu.”

Pankarta el koydular
Çocuğuna ait resmin üzerinde bulunduğu pankarta polisin el koyduğunu dile getiren anne Yıldırım, kendisine de “Fotoğrafı kendi rızasıyla verdi” yazılı bir kağıt imzalatıldığını belirtti. Karakolda pankartı inceleyen “Hacı” isimli bir polisin kendisine sinirlendiğini ve hakaret ettiğini belirten anne Yıldırım, “Seni kim gönderdi? Sana kim verdi bu pankartı?” şeklinde sorular sorduğunu ifade etti. Şekerinin ve tansiyonun düştüğünü anlatan anne, “Kim hesap verecek bana, kim? Benim ciğerim yanıyor. Eylem sırasında oğlum, askerler, jandarmalar tarafından katledildi. Hala gelip hakaret ediyorlar. Polisin biri, beni reklam yapmakla suçladı” diye konuştu.


NURCAN AYDIN/DİHA/AMED