İşçi ve emekçiler DİSK, KESK, TTB ve TMMOB çağrısıyla önceki gün başlattıkları greve dün de devam etti. 

Birçok ilde iş bırakarak sokağa çıkılırken, İstanbul Valiliği Beyazıt Meydanı’na yapılacak yürüyüşü “uygun bulmadığını” belirterek yasakladı. Yasağa rağmen emekçiler, barış şehitlerini anmak için Sirkeci ve Cerrahpaşa’da toplandı. KESK Eşbaşkanı Lami Özgen, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, HDP milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Beyza Üstün, Sezai Temelli ve Hüda Kaya da yürüyüş kollarında yerini aldı. “Katili tanıyoruz” yazılı pankart açan binler “Hırsız katil Erdoğan”, “Katil devlet hesap verecek” ve “Savaşa hayır barış hemen şimdi” şeklinde sloganlar attı. Abluka ve barikatlarla engellenen binlerce kişi oturma eylemi yaptı. TMMOB’dan Süleyman Korkmaz, Türkiye’nin tüm meydanlarında bugün biraraya geleceklere selam gönderdi ve “Her zorluk altında ülkenin geleceğine sahip çıkacağız, söz veriyoruz. Onların umutlarını yerde bırakmayacağız” dedi.

Kadıköy’de polis Sirkeci’ye geçmek için vapura binenlere saldırdı, en az 3 kişi gözaltına alındı. 

Cerrahpaşa Hastanesi önünde yapılan anma ardından polis hastane kapısını kapatarak yürüyüşü engelledi. Dağılın anonslarına rağmen yürüyüşe geçenlere polis coplarla saldırdı. Bunun üzerine oturma eylemi yapıldı. 

Antakya’da Mustafa Kemal Üniversitesi’nde Ankara katliamı ile ilgili anma için çağrı yapan öğrenciler dövülerek gözaltına alındı. Öğrenciler yerlerde sürüklendi, bir öğrencinin kolu kırıldı.

ÇHD’nin çağrısıyla Alanya Adliyesi önünde toplananlara saldıran polis de Eğitim Sen Şube Başkanı ve üyelerinin yer aldığı 8 kişiyi gözaltına aldı. 


Ankara’da da saldırdı

Katliamın gerçekleştirildiği Ankara’da da çalışanlar işbaşı yapmadı, öğrenciler okul boykotunu sürdürdü, avukatlar duruşmalara katılmadı. Ankara’da katliam saati 10.04’te katledilenler için saygı duruşunda bulunuldu. Ankara Üniversitesi Cebesi Kampüsü’nde öğrenciler ve öğretim üyelerinin gerçekleştirdiği anmada, siyah bir bezin üzerine karanfiller bırakıldı. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde dersler boykot edilirken, fakülte meydanında anma düzenlendi. Birçok ilçede lise öğrencileri dersleri boykot ederken, Ege Lisesi önünde buluşan liseliler Tuzluçayır Lisesi’ne kadar yürüdü. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir araya gelen BES üyeleri iş bırakarak, anma etkinliği düzenledi. Kolej’de toplanarak Sakarya Caddesi’ne yürüyen halka polis gaz bombaları ile saldırdı. Saldırıya kitle “Katil devlet” sloganıyla karşılık verdi. Oturma eyleminin yapılacağı Sakarya Caddesi’nin tüm girişlerine de bariyerler kuruldu. 


13 şehidi olan BTS’ye yürüdüler


İzmir’de de greve katılım yüksek olurken, sabah işyerlerine giden işçi ve emekçiler işyerlerinden topluca Gündoğdu Meydanı’na geldi. Burada kortejler oluşturularak, katliamda 13 üyesini yitiren BTS İzmir Şubesi’nin de bulunduğu Alsancak Garı önüne yürüyüş yapıldı. Katliamda yaşamını yitiren BTS üyesi demir yolu emekçisinin fotoğrafının olduğu “Emek, barış, demokrasi şehitlerimiz” yazılı pankart taşındı. Binlerce işçi ve emekçinin siyah kıyafetler giyerek katıldığı yürüyüşte HDP İzmir milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Müslüm Doğan da yerini aldı. Emek Partililer, katliamda yaşamını yitiren 16 yoldaşlarının resimlerinin bulunduğu dövizleri taşıdı. Dokuz Eylül Hastanesi ana kapısı önünde bir araya gelen sağlık çalışanları ve öğrenciler katliamın sorumlularının yargılanmasını istedi. Karşıyaka’da da Gündoğdu’daki eyleme katılacak olan Eğitim Sen 2 No’lu Şube üyesi eğitim emekçileri Çarşı içinde yürüyüş düzenledi. Torbalı’da da protesto yapıldı. 


Alkışlarımız iktidarı protestodur

Amed’de Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi önündeki anmada konuşan TTB Komite Uyesi Dr. Şehmuz Gökalp, “Kimin katili gördüğünü, kimin göz yumduğunu ve kimin barıştan korktuğunu bir kez daha gördük ve alkışlarımız onları protesto alkışı. Alkışımız, ölümü, savaşı kutsayan İŞID gibi vahşi bir örgüte yol açan iktidara protestodur” diyerek, ülkede barış sağlanıncaya kadar mücadelenin süreceğini söyledi. Amed’de DBP binası önünde bir araya gelenler de siyah bez ardında “Katil Erdoğan” sloganıyla yürüdü. Katliamları gerçekleştirenlerin, 400 vekil alamadıkları için ülkeyi kan gölüne çevirdiklerini belirten DBP İlçe Eşbaşkanı Murat Atagün, “Korkmayacağız, yılmayacağız, unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Döktüğünüz kanda boğulacaksınız. İnadına barış” diye konuştu. 

Mardin’in Nusaybin ilçesinde Barış Parkı’nda yaşamını yitirenler anıldı. Hakkari’de belediye binasında kurulan grev çadırı kitlesel olarak ziyaret edildi. Şırnak, Van, Elazığ, Muş, Ağrı, Kars, Urfa, Antep gibi birçok merkezde de barış şehitleri anıldı. 



Avukatlar istifaya çağırdı

Avukatlar ve BES üyesi emekçiler de Ankara Adliyesi önünde bir araya gelerek yitirdikleri yoldaşlarını andı. Önceki günden bu yana duruşmaları boykot eden avukatlar, koridarlarda “Yastayız, isyandayız, hayatı durduruyoruz” pankartı açtı. Katliama tepki gösteren bildiriler dağıtılırken sık sık “Hırsız, katil Erdoğan”, “Katiller vuruyor yargı koruyor” sloganları atıldı. 

Urfa Adliyesi önünde açıklama yapan hukukçular ise Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’nı istifaya çağırdı. 

Antep’te de avukatlar adliye önünde açıklama yaparak “İnadına barış inadına adalet” dedi. 

Batman Barosu, Ankara Katliamı’nı protestolara yönelik gerçekleşen polis saldırılarına tepki göstererek, suç duyurusunda bulundu. 


 HABER MERKEZİ 




Son nefesinde de barış


Barış talebini yükseltmek için gittikleri Ankara’da katledilenlerin son nefesinde de barış çığlığı vardı. Kimi üniversiteyi yeni kazanmıştı, kiminin doğum günüydü.

DİSK, KESK, TTB ve TMMOB çağrısı ile barış talebini haykırmak için Mersin’den Ankara’ya giden Emek Gençliği üyesi, Hayat TV ve Evrensel Gazetesi gönüllü muhabiri Şebnem Yurtman, son nefesinde de barışı haykırdı. Patlama sırasında Yurtman’ın yanında bulunan EMEP üyesi Ali Çelebi, Şebnem’in üzerinde parti önlüğü olduğunu ve yürüyüş kortejini düzenlediğini söyledi. Yürüyüş kortejini düzenlemeye başladıktan sonra kulakları sağır eden ilk patlamanın meydana geldiğini kaydeden Çelebi, ne oluyor diye baktıklarında ise ikinci patlamanın yaşandığını belirtti. 
İkinci bomba patlamadan önce Şebnem’in slogan attığını belirten Çelebi, patlamanın şokunu üzerinden attıktan sonra Şebnem’in yerde yatan bedenini gördüğünü ve hemen yanına gittiğinde ise Şebnem’in son nefesini verirken “Savaşa hayır barış hemen şimdi” dediğini aktardı. 




Hep devletin hedefindeydi

Barış mitinginde katledilenlerden biri olan 38 yaşındaki Erhan Avcı, 1990’lı yıllarda devletin baskısı nedeniyle Bitlis’ten göç etmek zorunda kaldığı Adana’da hep devletin hedefindeydi. Yıllarca ailesinin geçimini hurdacılık yaparak sağlayan 4 çocuk babası Avcı, mahalle ve yardım komisyonlarının yanı sıra DBP ve HDP’nin siyasi çalışmalarında aktif olarak yer aldı. Burada da sık sık devletin baskısı ile karşılaşan Avcı, defalarca gözaltına alınırken, ajanlık dayatmalarına maruz kaldı. Şengal ve Kobanhê halkıyla dayanışma amacıyla arkasına aldığı araba ile sokak sokak dolaştı. Son olarak AKP’nin 24 Temmuz’da devreye koyduğu savaş konsepti kapsamında Adana’da 26 Temmuz tarihinde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınanlar arasındaydı. 




Üniversiteyi yeni kazanmıştı


Saldırıda hayatını kaybeden Ali Deniz Uzatmaz, henüz 19 yaşındaydı. Üniversiteyi yeni kazanmış, kaydını yaptırdığı Mersin Üniversitesi Elektrik Bölümü’nde eğitimine başlamıştı. Arkadaşlarının “Sürekli barışı savunurdu” diye anlattığı Uzatmaz, sosyal medya sayfasından “Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır. Bayramınız barış olsun” mesajını paylaşmıştı.


Doğum gününde katledildi

53 yaşındaki Metin Kürklü işçi emeklisi ve EMEP Merzifon İlçe Başkanı’ydı. Amasya’da arkadaşları ile doğum gününde gerçekleşen mitinge katılmak için Ankara’ya gitmişti.


Yırtık ayakkabıları kaldı

23 yaşındaki Dilan Sarıkaya, Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü 2’nci sınıf öğrencisiydi. Teyze Yıldız Erdoğan,yeğenini, “Kalbinde asla kötülük taşımıyordu. O çocuk oraya silahla gitmedi, yüreğinde sevgiyle gitti” sözleriyle anlatırken, okula gittiği yırtık ayakkabılarına sarıldı. 


Beklemek acizlere göre

Amasya’da görev yapan öğretmen Hakan Dursun Akalın mitinge gitmeden önce sosyal medyada şu mesajı paylaşmıştı:

“Gel demekle gelmiyor. Umut edip beklemek acizlere göre. Kaçıp saklanacak vakit değil. Sevgi emek ister ya. Emek ve huzur için de emek. Ankara’daymış barışı, alıp gelmek gerek. Ben gidiyorum kalanlara selam olsun. Getirebilirsem barışı kızama sefa olsun...”


Duran için taziye açılamadı

Hatay’ın merkez Defne ilçesinde ailesiyle birlikte yaşayan Necla Duran da hayatını kaybetti. Duran’ın annesi hasta olduğu için kızının ölüm haberi verilmedi. Aynı nedenle taziye çadırı da kurulmadı. 


 HABER MERKEZİ