
Amed’de, DTK binasında açlık grevinde olan DTK Daimi Meclis üyeleri ve BDP milletvekillerini; akademisyen, aydın, sanatçı ve hukukçulardan oluşan kadın heyeti ziyaret etti.
PKK’li ve PAJK’lı tutsakların Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ile anadil önündeki engellerin kaldırılması için başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevine destek vermek ve taleplerin yaşam bulması için DTK binasında başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde bulunanlar ziyaret edildi. Aralarında sanatçı, akademisyen ve hukukçuların olduğu kadınlardan oluşan heyeti karşılayan BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, ziyaretin bu ülkede insanlığın hala bitmediğinin göstergesi olduğunu ifade etti.
Hükümet inatlaşmaktan vazgeçsin
Kışanak, “Burada sizin bulunmanız çok önemli bir şeyin göstergesidir. Her şeye rağmen bu ülkede vicdanların körelmediğinin göstergesidir. Her şeye rağmen bu ülkede insanlığın bitmediğinin, her şeye rağmen özgürlük arayışının meşru sayan ve destek sunan bir kadın dayanışması olduğunun göstergesidir” ifadelerinde bulundu.
Kışanak, süresiz-dönüşümsüz açlık grevindeki tutsakların artık ölüm sınırına geldiğini belirtti. Bu tutsakların özgürlük tutkusu için ölüme sarıldığını söyleyen Kışanak, “Türkiye’nin vicdanlı, demokratik kamuoyu, bu talepler meşru ve makul hatta gerekli diye destek sundu. Hükümetin de bu inatlaşmadan vazgeçmesi gerekiyor. Bu sorun yalnızca cezaevinde tutsaklar ile hükümet arasında var olan bir sorun değil. Bu sorun Türkiye’nin sorunu” diye konuştu.
Bedenini ölüme yatıranların yanındayız
Kışanak’ın ardından konuşan oyuncu Julide Kural, söylenebilecek bir söz bulamadıklarını ve bir akıl tutulması yaşandığını belirterek, “Bir taraftan bedenini açlığa yatıranlar ve son derece hepimiz için meşru olan talepler varken, bir taraftan da bunu görmezlikten gelen kocaman sessiz bir toplum yaratılmaya çalışıyor. Ama bizler sessiz, aciz sadece seyirci olmayı ret eden kadınlar olarak buradayız. Yarın da sanatçılar olarak olacağız. Bulunduğumuz her yerde her koşulda özgürlük için mücadele eden kendi inançları için mücadele eden, bedenlerini ölüme yatıranların yanında olacağız” dedi.
Son olarak Hükümet’e çağrıda bulunan Kural, şöyle devam etti: “Ben buradan bir çağrı yapmak istiyorum Başbakan’a ya da siyasal erke. Bir an önce hepimizin defalarca söyleyip anladığımız bu meşru talepler kabul edilmedir. Adım atılması gerekiyor. Çünkü bizler sessiz kalmayı sessizce ağlamayı ve cenazeleri istemiyoruz, lütfen bunu anlayın buradaki bütün kadınlar temel duygusu budur. Biz dayanışmaya devam edeceğiz.”
‘En sevgili ölülerimizi tekrar kaybediyoruz’
Oyuncu Şebnem Sönmez ise, açlık grevinde olanların kendilerine güç verdiğini kaydetti. Sönmez, bir inanç için canını ortaya koymanın herkese umut verdiğini ifade ederek, “Yıllarca susturulmuş koca bir toplum yaratıldı. Ama bazıları hala bu yüzyılda açlık grevi ile haklarını istiyor ise, devlete bakmak lazım” dedi.
Sanatçı İlkay Akya ise, hafızalarda onlarca açlık grevi hikayesi olduğuna, şu an sürdürülen açlık grevi ile tekrar hafızalarda kötü tanıklığının yaşandığına dikkat çekti. Akkaya, “En sevgili ölülerimizi öyle azar azar eriyerek kaybederken, bugün açlık grevinde olan en sevgili ölülerimizi tekrar kaybediyoruz” dedi. “Bir insanın hatasını 5 kişi öder, bir Türk atasözü bu” diyen Akaya, “Bu Barbarlık karşısında aynı atasözü geçerli olacak galiba. Ne biçim bir barbarlık anlam veremiyorum” dedi.
Heyette yer alanlar
Konuşmaların ardından sanatçı, aydın, yazar ve akademisyen kadınlar, açlık grevinde olan milletvekilleri ve DTK Daimi Meclis üyeleri ile sohbet etti.
Kadın heyetinde yer alanların isimleri şöyle: Aksu Bora, Ayşe Acinikli, Ayça Örer, Banu Güven, Berat Günçıkan, Cevriye Aydın, Esmahan Aykol, Esra Mungan, Elif Berk, Filiz Kerestecioğlu, İlkay Akkaya, Işıl Özgentür, Julide Kural, Mebuse Tekay, Nazan Üstündağ, Nilgün Yurdalan, Nur Sürer, Nimet Tanrıkulu, Şebnem Sönmez, Tuğçe Tatarı, Yüksel Mutlu, Zeynep Altıok.
DİHA/AMED