Van F Tipi Kapalı Cezaevi'nde 48 tutsağın tecrit, hak ihlalleri ve baskıya karşı başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 15 günü geride bıraktı. Açılık grevine giren tutsaklar ile görüşen Van Barosu Cezaevi Komisyonu üyesi Avukat Cahit Ertan, firar ettikleri için Bingöl Cezaevi'nden Van'a sürgün edilen tutsakların farklı bir bölümde tecrit koşulları altında tutulduğu için süresiz-dönüşümsüz açlık grevine girdiklerini hatırlattı.

Cezaevinde yaptığı incelemelerde tutsakların keyfi bir şekilde tecrit edildiğini gördüğünü belirten Ertan, siyasi tutsakların kaldığı bölümde 72 odanın boş olduğunu gördükleri halde cezaevi idaresinin "tadilat olduğunu" gerekçe göstererek, tutsaklara tecrit uyguladığını kaydetti.
Ertan, cezaevi idaresinin Bingöl'den sürgün gelen tutsakların tecride tabi tutulmayı amaçladığını belirtti. Açlık grevinin sadece tecrit nedeniyle başlatılmadığına dikkat çeken Ertan, eylemin cezaevi yönetiminin keyfi uygulamalara son vermesi için de sürdürüldüğünü ifade etti. Etan, tutsakların radyo ve kitaplara da el konulduğunu, dışarıdan cezaevine kitap alımının da yasaklandığını vurguladı.

Psikolojik baskı

Bingöl Cezaevi'nde firar ettikten sonra yakalanarak Van Cezaevi'ne sürgün edilen tutsaklara psikolojik baskı uyguladığını söyleyerek, ''Bu yaklaşımlardan dolayı daha önce 32 kişi olan açlık grevcilerinin sayısı 48 kişiye ulaştı. Cezaevinde keyfi uygulamalar ve Bingöl'den Van Cezaevi'ne gönderilen tutsaklar üzerinde hala tecrit uygulanıyor… Gardiyanlar tutukluları 'Burayı da kazacak mısınız? Buradan da kaçacak mısınız?' şeklinde dalgaya alarak, çatal ve kaşık da vermiyor. Bütün bunları üst üste koyduğumuzda bu açlık grevi haklı olarak ortayı çıkmıştır" diye konuştu.

'Kalıcı çözüm bulunmalı'

Tutsakların tüm uğraşlarına rağmen cezaevi yönetiminin keyfi uygulamalardan vazgeçmediğini söyleyen Ertan, Adalet Bakanlığının kalıcı çözümler bulması gerektiğine işaret ederek, "Sorunlar çözülmediğinden dolayı 48 tutsak süresiz-dönüşümsüz olarak bedenlerini açlık grevine yatırdı. Bu sayı artar mı, biz de bilmiyoruz. Yaptığımız görüşmelerde bize, talepleri gerçekleşene kadar bu greve devam edeceklerini belirttiler. Sorun daha da ilerlemeden bu sorunların çözülmesi lazım" dedi.

Sistematik baskı
Van TUYAD-DER Başkanı Ahmet Aygün, tutsaklara uygulanan tecridin kaldırılması için cezaevi idaresine defalarca başvuruda bulunduklarını kaydetti. Aygün şöyle ifade etti: ''Siyasi tutsakları bu blokta tutarak örgütlülükleri kırılmak isteniyor. Biz tutukluların bu koşullarının iyileştirilmesine yönelik girişimlerde bulunduk, fakat her defasında tadilatı gerekçe gösterdiler. Ama araştırdık ki tadilat da yok. Tek amaç firar sonrası sürgün gelen tutsakları siyasi tutsaklardan uzak tutmak" dedi.
Aygün, Sincan Cezaevi'nden Van'a tayin edilen Cezaevi Müdürü Mustafa Arlı döneminde hak ihlalleri ve kötü muamelenin bilinçli ve sistematik olarak yapılmaya başlandığını vurguladı.

'A takımı tahrik ediyor'
Cezaevlerinde gardiyanlardan oluşan "A takımları"nın işlevsel halde olduğunu da belirten Aygün, cezaevinde yaşananların mevcut durumun bir özeti olduğunu söyledi. Aygün, cezaevindeki durumu şu sözlerle anlattı: "Bunların şöyle bir yöntemleri var, tutsakların psikolojilerini bozmak ve tahrik etmek. Bu şekilde tutsaklar ayrıştırılmak isteniyor. Özelikle A takımı dedikleri bu derin yapılanmada bulunan kişiler tarafından oluşturulmaktadır. Tutsakları tahrik ediyorlar. Tüm bunlardan sonra tutsaklar, 'Disiplin suçu işledin' dinilerek, disiplin cezası, sürgün, iletişim ve çeşitli cezalara tabi tutuluyor. Burada bilinçli bir psikolojik baskı vardır. Bu baskılar özelikle PKK'li tutsaklar üzerinde ve Bingöl Cezaevi'nden Van'a sürgün edilen tutsaklar üzerinde hat safhaya ulaşmış."

 HASAN YOLDAŞ/DİHA/VAN