Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde, cezaevi idaresinin keyfi uygulamaları ve hak gasplarına karşı 19'u PKK, 2'si Devrimci Karargah davasından olmak üzere 21 tutsağın 25 Mart'ta başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi devam ediyor. Tutsaklar, keyfi uygulamalar devam ettiği sürece açlık grevine devam edeceklerini belirtiyor. Tutsak aileleri ise yakınlarının sağlığı ve can güvenliğinden kaygılı. Açlık grevindeki tutsaklardan 24 yaşındaki Ferdi Çiçek'in babası Yaşar Çiçek, en son birkaç gün önce telefondan görüştüğü oğlunun konuşmakta güçlük çektiğini aktardı. Açlık grevinde bulunanlara B1 vitamini verilmediği gibi sağlık kontrollerinin de düzenli yapılmadığını aktaran Çiçek, "Herkes barış süreci diyor, insan hakları, demokrasi diyor; ama bizim çocuklarımız içeride ölüme terk ediliyor. Bir baba olarak tüm tutsaklar adına sesleniyorum: Çocuklarımızın gözlerimizin önünde ölmelerine izin vermeyin" dedi. Baba Çiçek, Meclis'teki siyasi partileri ve Kürt sorununun çözümüne katkı sunmak için çalışan Akil İnsanlar Komisyonu'nu da cezevinde inceleme yapmaya çağırdı.

Tekirdağ Cezaevi'ndeki tutsaklar, "Tek sıra yürütme dayatması, sağa dön-sola dön türü askeri nizam uygulamaları, sık sık yapılan keyfi aramaların rutin bir uygulama haline gelmesi, tutukluların yazmış olduğu onlarca öykü, şiir, makale ve hatta dava savunmalarına keyfi bir şekilde el konulması, haftada ortalama iki odaya girilerek tutsaklara işkence yapılması, sağlık problemi olan tutsakların tedavi edilmemesi"  gibi hak ihallelerine karşı açlık grevine başladığını duyurmuştu.

HABER MERKEZİ




Hem götürmüyor hem ceza kesiyor


Şakran 4 No'lu T Tipi Kapalı Cezaevi'ne sürgün edilen tutsaklar ise Amed'de devam eden duruşmalarına götürülmüyor. Hakları gasp edilen tutsaklar 'duruşmaya gitmiyorlar' suçlamasıyla da cezalandırılıyorlar.
Tutsaklar yaşadıkları hak ihlalini DİHA'ya gönderdikleri mektupla duyurdu. Serdar Kartal adlı tutsak 10 ay önce Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nden kapasite yoğunluğu gerekçesiyle Şakran 4 No'lu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde sürgün edildiklerini belirtti. Sürgün edilen yaklaşık 100 tutsağın mahkemesinin Amed'de görüldüğünü aktaran Kartal, tutsakların mahkemeye götürülmediklerini, telekonferans yöntemiyle mahkemeye katıldıklarını, ancak mahkemeye katılmadıkları gerekçesiyle ceza aldıklarını kaydetti. Kartal, telekonferans yöntemleri ile avukatlarıyla görüşme haklarının da gasp edildiğini kaydetti. Tutsakların en insani taleplerinin dahi cezaevi idaresi tarafından reddedildiğini vurgulayan Kartal, şunları belirtti: "Hastanelere sevk edilen arkadaşlarımızın çoğu sevkleri gerçekleşmemekte ve çeşitli hastanelerden cezaevine getirilen doktorların sevkleri bulunan hükümlü ve tutukluları tam muayene etmeden sevkleri iptal edilmektedir. Yapılan bazı sevkler hastanelerde kelepçeli tedavi uygulamak istendiğinden dolayı bu uygulamayı kabul etmeyen arkadaşlarımızın tedavisi yapılmıyor."
Kartal son olarak şunları belirtti: "Her tarafta çözüm ve acıların dindirilmesinden bahsedilirken, bize ve ailelerimize çektirilen acılara anlam vermekte zorlanıyoruz. Herkesin üzerine düşen sorumluluğu yapacağının inancındayız."

Felçli tutsağa tahliye yok

Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan felçli tutsak Murşit Aslan tahliye edilmiyor.
Aslan Ailesi, çocuklarının durumuna dikkat çekmek için İHD İzmir Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. İHD Genel Merkez Yöneticisi Necla Şengül, Adli Tıp Kurumu ve Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin Aslan'ın durumunun cezaevi koşullarında tutulmaya elverişli olmadığı yönünde verdiği rapora rağmen tahliye edilmediğini belirtti. İHD Mardin Şubesi'nin Aslan'ın tahliye edilmesi için Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvurunun "toplum güvenliği" gerekçesi ile reddedildiğini söyleyen Şengül, "Belden aşağısı felç olan, hiçbir yaşamsal ihtiyacını göremeyen bir kişinin nasıl toplum güvenliğini tehlikeye sokacağını Mardin Cumhuriyet Başsavcısı'na sormak istiyoruz" dedi. Kamuoyuna ve hükümete seslenen Şengül, "Bu ülkenin hapishanelerinde insanlar çürütülmektedir ve ölüme terk edilmektedir. Daha fazla ne kadar seyirci kalacaksınız? Hepinizi duyarlı olmaya ve vicdanlarınızın sesini dinlemeye davet ediyoruz" diye konuştu.