
Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde tutulan BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, 15 Ekim; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan BDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım ise 24 Ekim'den itibaren cezaevlerindeki süresiz dönüşümsüz açlık grevine katılıyor. Şırnak Milletvekili Sarıyıldız dün danışmanı aracılığıyla açıklama yaparak, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'a sert tepki gösterdi. Başbakan ve AKP Hükümeti'nin bütün karalama politikalarına rağmen büyük bir direniş coşkusuna sahip olduklarını belirten Sarıyıldız, şunları söyledi: "Eylemi hiçleştirmek için bütün psikolojik savaş argümanlarını kullanan Başbakan'ın bu saldırgan tutumuna anlam vermekte zorlanmıyoruz. Çünkü Başbakan cezaevlerinde bedenleri açlığa yatıran arkadaşlarımızın ve 30 Ekim günü bütün alanları direniş mevzilerine dönüştüren halkımızın inanç ve kararlılığı karşısında ürpermiştir. Başbakan, otoriter kişiliğin en önemli semptomlarından olan otoriter saldırganlığını, Almanya'da yaptığı basın açıklaması ile bir kez daha gösterdi. Başbakan'ın 'Açlık grevi tamamen şovdur. Dünyanın hiçbir yerinde bu tür şovlarla hukuk yok edilmez' yönündeki bu hakaretvari açıklamasını yakalandığı iktidar hastalığına bağlıyoruz. Bizler, yüzlerce arkadaşımız ile beraber ölüm yolculuğundayız. Evet bizler şov ile hukukun yok edilmeyeceğini biliyoruz. Ancak hukuksuzluk üzerine inşa edilen saltanatı alaşağı edebileceğimizi Hayrilerin ve Kemallerin tarihi direnişinden de gayet iyi biliyoruz."
'Kıymeti harbiyesi yok'
Başbakan'ın yine milletvekili arkadaşlarının 3 ay önce bir aradayken yediği yemeği "utanmadan ve sıkılmadan" manipüle etme ve kara propaganda marifeti ile kullandığını dile getiren Sarıyıldız, "Bizler milletvekili arkadaşlarımızın yüreğinin zindan direnişi ile attığını ve ölümlerin olmaması için büyük bir hassasiyetle yaklaştığını biliyoruz. Başbakan'ın bu çirkin sözlerinin bizim sokağımızda bir kıymeti harbiyesi yoktur" ifadesini kullandı. Başbakan Erdoğan'ın bu üslubunun Kürt sorununu çıkmaz bir sokağa sürüklediğini vurgulayan Sarıyıldız, yaşanacak ölümlerin ve olumsuzlukların vebalinin Başbakan'ın alnında kara bir leke olarak kalacağı uyarısında bulundu.
'Sesimizi birleştirelim'
Mardin Milletvekili Yıldırım ise ailesine gönderdiği mektupla, açlık grevine ilişkin açıklama yaptı. Yıldırım, açlık grevinin tarihi bir görev ve insani sorumluluğu olduğunu kaydetti. Bir Kürt kadını, annesi ve siyasetçisi olarak süresiz-dönüşümsüz açlık grevine iki kadın tutsakla birlikte katıldığını aktaran Yıldırım, "Sessizlik kendisiyle beraber bir canın kaybını da getirecektir. İnsan gibi, halk gibi ve toplum gibi; haklı olan arkadaşlarımızın haklılıklarını, isteklerini kendi haklılık ve isteklerimiz gibi sahiplenip sesimizi birleştirmemiz gerekiyor" çağrısında bulundu.
'Bedeli ne olursa olsun'
İnkar ve imhanın, katliamların, ölümlerin, zindanların ve Kürt halkını onursuzlaştırmaya yönelik asimile politikalarının devam ettiğini kaydeden Yıldırım, "Tarihi bir tepki ile Kürt çocukları gençleri canlarıyla buna cevap vermektedir" dedi. Açlık grevinin onurlu bir barış için başlatıldığını ifade eden Yıldırım, şunları belirtti: "Bizler sizlerin tahmin edemeyeceği kadar yaşamı çok seviyoruz, lakin onurlu bir yaşamı. Bedeli ne olursa olsun bizler diyoruz ki; onurlu bir hayat ya da anlamsız bir hayat."
HABER MERKEZİ