Kürdistan ve Türkiye zindanlarında KCK/ PKK/ PAJK tutsaklarınca sürdürülen açlık grevi 68. gününde, sayın Öcalan’ın kardeşi Mehmet ile yaptığı görüşme sonucunda M.Öcalan’ın İstanbul’da basına yaptığı açıklamalar çerçevesinde sonuçlandırıldı.
Açlık grevinin yaşam kaybına neden olmadan sonuçlandırılması sevindiricidir. Kürdistan’da, Türkiye’de, Avrupa’da, Kürtlerin yaşadığı her yerde demokratik kitle eylemleri ile desteklenen açlık grevinin ortaya çıkardığı sonuçları incelediğimizde;
a- Cezaevi direnişlerinin Kürt Özgürlük mücadelesinde önemli bir yeri olduğu sonucu bir kere daha çarpıcı bir biçimde ortaya çıkmıştır. 1980-84 yılları arasındaki cezaevi direnişleri inkar edilen Kürt kimliğinin ortaya çıkışını, Ortadoğu’da konumlanan Özgürlük Hareketinin ülkeye dönüşünü gerçekleştirdi. Son açlık grevi de Öcalan’ın üzerindeki ağır tecrit koşullarının kırılmasını, Öcalan’ın birbuçuk yıldan beridir sürdürdüğü görüşmeme eyleminin sonlanmasını ve İmralı’da sürdürülen sistemin çökmesini beraberinde getirmiştir.
Konuyu biraz daha açacak olursak Diyarbekir Cezaevi’nde yapılan direnişin “PKK’yi” yeniden yarattığını MGK bizzat 1990’larda itiraf etmişti.
Son açlık grevi eylemide Öcalan’ın üzerindeki ağır tecrit koşullarını aralamış, onun hem TC nezdinde tek muhatap olduğunu, hem de 465 günlük tecritten sonra örgüt üzerindeki hakimiyetini güçlendirmiştir.
b- Öcalan kardeşi Mehmet ile yaptığı son görüşmede çok önemli bir tespit yapmaktadır. Kardeşi ağabeyine açlık grevinin gerekçelerini anlatıyor. Öcalan’da kardeşine ”Açlık grevleri içerdekilerin işi değil, bunu dışarıdakiler yapmalıydı. Dışardakilerin görevini zindandaki arkadaşlar yüklenmiştir. Bu doğru bir şey değil, iyi bir şey değil” diyor. Daha sonra devam ediyor “ben buradan açlık grevlerinin sonlanlandırılması gerektiğini söylüyorum. Artık bu eylem amacına ulaşmıştır, biçiminde yansıt. Özellikle bu eylemin zindanda gerçekleştirilmesi benim için anlamlıdır” diyor ve tabii ki 12 Eylül’den bu yana açlık grevinde bulunan 1. ve 2 gruptakilere ayrı, ayrı selamlarını iletiyor.
Öcalan’ın açıklamalarını detaylandıralım. Mısır’da Tahrir Meydanı’nda gösteriler yapıldığı zaman avukatları ile yaptığı görüşmede ”Diyarbakır’a bir milyon kişi Dağkapısı‘nda bir hafta oturma eylemi yaparsa bu sorun kendiliğinden çözülür” diyordu. Yani dışarıdakiler görevlerini eksiksiz yapar halkı örgütlendirebilir, bir milyon kişiyi Diyarbekir’de, Urfa’da, Van’da meydanlara toplayabilirse zindandakilerinde açlık grevine gitmelerine gerek kalmazdı.
c- Cezaevinde açlık grevine katılanlar ölüm sınırına gelmelerine rağmen açlık grevini bırakmıyorlardı. Öcalan’ın mesajı kendilerine iletildiğinde ”Onun talimatı bizim için emirdir” deme erdemliliğini göstererek eylemlerine İzmir’den başlamak üzere son veriyorlardı.
d- TC Başbakanı Mısır seyahatinden dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken “Biliyorsunuz İmralı (siz sayın Öcalan olarak okuyun) ailesi ile bile görüşmek istemiyordu. Ama bu defa ailesini kabul etti. M.Öcalan ada’ya gitti ve açlık grevinin bitmesinde İmralı(Sayın Öcalan’ın) mesajı etkili oldu.”
Hani cezaevlerinde açlık grevleri yoktu? Tayyip’in mum’u İmralı’ya kadar yandı.
e- Açlık grevleri Öcalan’ın açıklaması ile bitti. TC dünya kamuoyunda grevin siyası sonuçlarının altında kalmaktan kurtuldu.
Demek ki diyalog ile iyi niyetle sorunlar hal edilebiliyormuş.
Bundan böyle Oslo’ya, Berlin’e, Brüksel’e gitmeye gerek yoktur. Eğer barış iradeniz varsa İmralı çok yakınınızdadır. Bozuk olan kosterin bozuk olmadığı da Mehmet Öcalan’ın açıklamalarından anlaşılıyor. İstiyorsanız hemen görüşmelere başlayabilirsiniz. İstemiyorsanız hergün cenaze kaldırmaya hazırlıklı olun!
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 21 Kasım 1998’de Kocaeli’nde Kürt yurtseveri HADEP’li Metin Yurtsever faşistler tarafından linç edilerek şehit edildi.
* 22 Kasım 1988’de Diyarbekir Zindanı kasabı Esat Oktay Yıldıran İstanbul Kısıklı’da halk otobüsünde uğradığı suikast sonucu infaz edildi.
* 25 Kasım 1961 tarihinde Sivas Kabakyazı kampında gözaltında bulunan 55 Kürt Balıkesir, Kütahya, Bursa, Kırklareli, Amasya, Samsun, Denizli gibi batı illerine 105 sayılı iskan yasası nedeniyle sürgün edildiler.
* 25 Kasım 1993 tarihinde Kürt yurtseveri ve hukukçusu, Tatvan DEP İlçe Başkanı Şevket Epözdemir kontrgerilla tarafından şehit edildi.