Tiyatro oyuncusu Zeycan Ateş’in Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki eşi Yasin Güngör açlık grevinin 55. gününde. Zeycan Ateş, “Açlık grevi kararı aldığında önce kaygılandım fakat onun iradesine ve kararına saygı gösterdim. İlk 15 gün çok etkilenmedim. Her görüşe gittiğimde onun biraz daha bedenen zayıfladığını görüyorum. 15 kilo verdi” diyor.
BİRCAN DEĞİRMENCİ
Yağmurlu, puslu ve kasvetli bir hava çökmüş kentin üzerine. Amed Şehir Tiyatrosu’nun bulunduğu, zamana yenik düşüp harabeye dönmüş alışveriş merkezinin önünde kırmızı kalp şeklindeki balonlar ve üzerine sim serpilmiş gülleri sepet içerisine yerleştiren bir satıcıyla karşılaşıyorum. Sahi ya, bu hummalı hazırlık Sevgililer Günü içindi. Şehrin öte yanında ise başka bir hazırlık var. Açlık grevinde 100. gününe girecek olan Leyla Güven’in evine giden yolları kolluk güçleri kapatmaya çalışıyor. Güven’in hastaneye kaldırıldığı gece kızı Sabiha’nın “Annemin ölmesine izin vermeyin” cümlesi kafamda yankılanıp duruyor.
55. güne girdi
Tiyatroya randevulaştığımız saatte gidiyorum. Her daim ışıl ışıl parlayan gözleri bu kez endişeli ve yorgun gözüküyor. Dün görüşmeye gittiğini söylüyor. Tiyatro oyuncusu Zeycan Ateş’in Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki eşi Yasin Güngör açlık grevinin 55. gününde. Örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılandığı dava Yargıtayca onaylanan Yasin Güngör’ün cezası 16 Ağustos 2020 yılında tamamlanacak. Güngör, HDP Milletvekili Leyla Güven’in “PKK lideri Öcalan ve siyasi tutsaklar üzerindeki tecridin kaldırılması” için başlattığı açlık grevinin cezaevlerinde yayılmasıyla birlikte süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı. Yazı yayınlandığında 55 gün olacak.
04:30’da yola koyuluyor
Önceleri saat 11’de yapılan görüşe gitmek için sabah 8’de kalkması yeterliyken eşi greve girdikten sonra görüş saatinin 8 buçuğa alındığını, bunun için de sabah saat 04:30’da uyanarak hazırlandığını söylüyor. Her Çarşamba aynı ritüel devam ediyor. Zeycan, “Açlık grevi kararı aldığında önce kaygılandım fakat onun iradesine ve kararına saygı gösterdim. İlk 15 gün çok etkilenmedim. Yasin’in morali iyiydi. Espriler yapıyordu. Daha sonra her görüşe gittiğimde onun biraz daha bedenen zayıfladığını gördüm. 15 kilo verdi” diyor.
Giderek kurduğu empatiyle yemek yiyemeyen Zeycan’da kaybetme korkusuyla birlikte uykusuzluk ve kaygı bozukluğu artıyor. “Arkadaşlarım yalnız bırakmıyor. Zorla dışarı çıkartıyorlar, yemek yedirmeye çalışıyorlar ama bir araya geldiğimizde de muhabbetimiz sadece açlık grevi. Bir saniye olsun aklımdan çıkmıyor” diye ekliyor.
Bugün de ölmediniz mi?
Yasin Güngör, onunla birlikte açlık grevinde olan Cengaver Aykul ve Serkan Eren ile aynı odada kalıyor. Sık sık hak ihlalleriyle gündeme gelen Elazığ Kapalı Cezaevi’nde açlık grevi menüsü ihlal ediliyor. Menüde bulunan karbonat, B1 vitamini, pekmez ve yoğurt verilmiyor. 50. günden sonra grevdekilerin yanına refakatçi verilmesi gerekiyor ama bu da yapılmıyor. Kişisel bakımlarını, temizlik, çamaşır yıkama gibi ihtiyaçlarını kendileri yapmak zorunda. Önceleri her sabah gardiyanların “Bugün de ölmediniz mi? Ne zaman öleceksiniz?” şeklinde tacizlerine maruz kalıyorlar. Gardiyanlar her gün kapıya yemek koyup, “Tatlı da ister misiniz?” diyerek alay ediyorlar. İnsan hakları kuruluşlarından heyetlerin ve vekillerin baskısıyla yoğurt verilmeye başlanmış. Gerçi benim bu endişelerime nazaran onlar çok daha güçlü ve moralli. Ziyaretine gittiğimizde hep farklı konular konuşuyoruz. Sanki hiç grevde değilmişler gibi. O an grevde olduklarını bile unutuyorum. Espriler yapıyor, güldürüyorlar beni.”
Endişelerimiz artıyor
En yakınınızdaki birinin adım adım ölüme yaklaşmasını izlemenin ağırlığını şöyle anlatıyor Zeycan: “50. günü aştığı için kaygılarım var. Bedeninde hasar kalmasını istemiyorum. Ne kadar erken davranılırsa o kadar iyi olacak. Yasin’in annesi duygusal olarak çok etkilendiği için açlık grevine girdi. ‘Oğlum açken boğazımdan lokma gitmez’ diyor. Leyla Güven’in kızının ‘annemin ölmesini istemiyorum’ demesi gitmiyor aklımdan. Düşündükçe ağlama krizlerine giriyorum. Gayet insani bir talepleri var. Biz nasıl gidip tutuklu olan yakınımızla görüşebiliyorsak bu hak herkese verilmeli. Hukuken de bu böyle. O kişinin de ailesi ve avukatlarıyla görüşmeye hakkı var.”
Aileler eylemcileri destekliyor
Açlık grevindekilerinin taleplerine bir an önce cevap verilmesini beklediğini söyleyen Zeycan Ateş, “Sadece eşim değil, diğer arkadaşların durumu da endişelendiriyor beni. Cengaver ve Serkan’ın ailesiyle sürekli iletişim halindeyiz. Hepsi de çocuklarının kararına saygılı olduklarını ve yanında duracaklarını söylüyor. Hiç kimse ölmesin istiyoruz. Bu insanlar baskıların kalkması için bedenini açlığa yatırdı. Bu onların talebi ve onların iradesi tek yapabildiğimiz şey ise onların yanında olmak ve sonuna kadar da yanlarında olacağız” diyor.
Zeycan, açlık grevindekilerin taleplerine bir an önce yanıt verilmesini beklediğini söyleyerek ekliyor: “Hiç kimse ölmesin istiyorum. Birgün telefonla arayıp ‘Elazığ’a gel’ diyecekler diye çok korkuyorum.”