• Türkiye ve Kurdistan'dan 775 avukatın tecride karşı Öcalan ile görüşmek için Türk Adalet Bakanlığına başvurusuna, 5 aydır yanıt verilmiyor. 

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve İmralı'daki üç tutsak üzerinde devam eden ağırlaştırılmış tecridin son bulması ve avukatları ile görüştürülmesi talebiyle Türk Barolar Birliği (TBB) ve Adalet Bakanlığına yaptıkları başvuruların takibi için İstanbul Barosu’nu harekete geçmeye çağırdı. Başvurunun ardından dernek binasında basın toplantısı düzenlendi. ÖHD Şube Eşbaşkanı Gürkan İstekli, Türkiye ve Kurdistan’dan 775 avukatın 10-11 Haziran'da Adalet Bakanlığına yaptığı başvuruyu anımsattı. İstekli, “Başvurumuza 5 aydır Adalet Bakanlığı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadı. Biz de bugün müvekkillerimizle görüşülmesi ve başvurulara sonuç alabilmek için İstanbul Barosu’na başvuruda bulunduk. Kurdistan’da yürütülen savaşın Sayın Öcalan üzerinde yürütülen tecritten bağımsız olmadığı fikrindeyiz. Demokratik bir çözüm için Sayın Öcalan’dan bir an önce haber alınması ve bir diyalog kurulmasını istiyoruz” dedi. 

Toplantıda söz alan ÖHD yöneticilerinden avukat Eda Önal, Sayın Abdullah Öcalan, Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım’dan uzun süredir haber alınmadığını; bu durumun son bulması için yapılan girişimlerin de sonuçsuz bırakıldığını ifade etti.

Hukuk sisteminde kara delik

Öcalan'ın 27 Temmuz 2011’den itibaren avukatları ile görüştürülmediğini anımsatan Önal, 8 Kasım 2018’de Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven ve binlerce tutsağın sürdürdüğü açlık grevi ile tecritte gedik açıldığını, ancak daha sonra tekrardan İmralı kapılarının kapatıldığını kaydetti. Bu durumun ardından Abdullah Öcalan’ın 5 defa avukatları ile görüştüğünü anımsatan Önal, “Hapishanede tutulan hiç kimsenin ulusal veya uluslararası mevzuata dayanılarak avukat görüşünün bu denli engellenmesinin mümkün olmadığı, yani bu istisna halinin yasal olmadığı herkesçe bilinmektedir. Yine İmralı’nın mevcut hukuk sisteminde bir kara delik olarak kullanılmaya çalışıldığı ortadadır” dedi.

Kürt meselesinin çözümsüzlüğüdür

Yaptıkları başvurulara da işaret eden Önal, şöyle devam etti: “İmralı’da uygulanmakta olan hukuk dışı tecridin, aynı zamanda Türkiye’nin en yapısal sorunu olan Kürt meselesinde çözümsüzlük anlamına geldiğinin bilincinde olan ÖHD’li avukatlar olarak, bu kara deliğin daha fazla büyümemesi ve topluma daha fazla sirayet etmemesi için bugüne kadar çeşitli girişimlerde bulunduk. Bizim öncülüğümüzde Mayıs 2021'de başlatılan tecride karşı kampanyada kapsamında çeşitli kurum ve barolardan hukukçuların yer aldığı 768 meslektaşımızın imzalarıyla basına açıklama yapmıştık. Bundan kısa bir süre sonra ÇHD, İHD, CİSST, TİHV, TOHAV gibi kurumlarla birlikte tecridin sona erdirilmesi amacıyla Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi'ne (CPT) ortak bir başvuru yaptık.”

Başvuruya cevap yok

Adalet Bakanlığına yaptıkları başvurulara; uluslararası hukuk örgütleri olan ELDH, AED ve Lawyers for Lawyers’in başvurusuna dikkat çeken Önal, “Tecride karşı harekete geçmesi ve İmralı’ya bir ziyaret gerçekleştirmesi amacıyla CPT’ye 5 Nisan 2022’de avukatlar günü vesileyle başvuru yapıp bunu da tüm kamuoyu ile paylaştılar.  Son olarak 10 Haziran 2022'de haksız avukat görüş engeline karşı 10-17 Haziran tarihleri arasında görüşme gerçekleştirmek için 775 avukat ile Adalet Bakanlığına başvuruda bulunmuştuk. Üzerinden 5 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen başvurumuza herhangi bir cevap verilmemiştir” şeklinde konuştu. 

Barolara görevleri hatırlatıldı

Abdullah Öcalan’ın Kürt sorunun demokratik ve barışçıl yollardan çözülmesi konusunda hazır olduğunu geçmişte de ifade ettiğini hatırlatan Önal, şunları söyledi: “Öcalan ve İmralı’da tutulan üç tutsağa uygulanmakta olan tecride ve avukat yasağına karşı bundan sonra da meşru hukuk mücadelemizi kararlılıkla sürdürmek adına bu sefer de barolara görevlerini hatırlatarak; ağır tecrit koşullarının sona erdirilmesi, avukat görüş yasağının kaldırılması, müvekkillerin iç hukuk ve uluslararası mevzuattan kaynaklanan haklarının temini ile avukatlık görevinin yerine getirilmesi amacıyla girişim ve başvurularda bulunduk.” 

Baroların avukatlık kanununa göre hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Önal, şunları ekledi: “Uzun yıllardır hapishanede tutulan ve avukatlarıyla görüştürülmeyen Sayın Abdullah Öcalan, Sayın Hamili Yıldırım, Sayın Ömer Hayri Konar ve Sayın Veysi Aktaş’ın süreç içerisinde avukatları tarafından yapılan tüm hukuki girişimlerin sonuçsuz kaldığı, yerel ve uluslararası insan hakları kurumları, hukuk örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının konuya ilişkin girişimlerinden sonuç alınamadığı ve 775 avukat tarafından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuruya herhangi bir yanıt verilmediği göz önünde bulundurulduğunda avukatlık görevinin ifasını ve müvekkillerin adil yargılanma haklarını teminen başta Türkiye Barolar Birliği (TTB) olmak üzere tüm baroları göreve davet ediyoruz.” İSTANBUL