• Şehitlerin anmasına katılan aileler ve yurttaşlar, "Şehitlerimizin sözünün arkasında duracağız. Davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

 

Barış Annesi Maşallah Kaya, Türk tarafına seslenerek, şunları söyledi: "Halkımız şehitlerinin kemiklerine bile kavuşamadı; birçok gencimizin kemikleri dağlarda kaldı. Kaç tane dağ varsa çocuklarımızın kemikleri orada. Buna rağmen ‘barış’ diyoruz."

Êlih'teki taziye ve anmayı takip eden AW'den Abdullah Esen, şehit yakınlarıyla konuştu. Acısı dinmeyen yaraları olduğunu belirten şehit annesi Ayten Dağlı, şunları söyledi: "Onlar bizim şehitlerimiz ve onlarla gurur duyuyoruz. Ben de şehit annesiyim. Her yerde şehitler var, yüreğimiz çok yanıyor. Ailelerimizin ve halkımızın başı sağ olsun. Şehitlerimizin önünde boynumuzu eğiyoruz. Buradakilerin hepsi de bizim çocuklarımız. Hepimizin yarası aynı. Şehîd namirin.”

Hiçbir anne ağlamasın

Kardeşi uzun zaman önce şehit düşen Asiye Tecar da şunları dile getirdi: “Şehitlerimizle gurur duyuyoruz ve ben de şehit kardeşiyim. Bu şehitler hepimizin. Êlih halkının ailelerimizi yalnız bırakmaması çok güzel. Bedenimizde bir damla kan kaldığı sürece şehitlerimizin sözünün arkasında duracağız. Davamızdan asla geri dönmeyeceğiz. Ne polis anneleri ne de gerilla anneleri ağlasın. Biz yalnızca kardeşlik, eşitlik ve birlik istiyoruz.”

Çok ağır ve anlatılması zor

Yıllardır çalışmaların içinde yer alan Eynete Bulut ise açıklanan şehitlerin son şehitler olmasını dileyerek şöyle konuştu: “Bu, anlatılması ve katlanılması çok zor, çok ağır. Şimdi bir süreç başlatıldı. Umarız bu kez doğru olur. Gerçekten bize doğru gelsinler, kötü niyetle değil. Şu anda içimdeki acıyı ifade edemiyorum. Biz bütün bu gençlerin sağ salim dönmesini istiyorduk. Umarız bundan böyle hiçbir annenin yüreği yanmaz. Yalnızca bizimkiler için değil, hiç kimsenin çocuklarının öldürülmesini istemiyoruz. Ne askerlerin ve polislerin ne de gerillaların öldürülmesini istiyoruz. Umarız son olur.”

Annelerin yüreği yanıyor

Şehit annesi Maşallah Kaya da Barış Anneleri adına hiçbir gencin kanının dökülmesini istemediklerini belirterek duygularını şöyle dile getirdi: “Binlerce gencimiz şehit düştü. Bugün her kentte anılıyorlar. Polis ve asker annelerinin de ‘Biz de barış istiyoruz’ demesini istiyoruz. Artık yeter; bundan böyle her iki taraftan da hiç kimse öldürülmesin. Annelerin yüreği yanıyor. Barışın hâkim olmasını istiyoruz. Her birimizin birkaç çocuğu bu savaşın içinde yer alıyor ve anneler hâlâ ellerini barışa uzatıyor. Onlar da bizim gibi ‘Biz barış istiyoruz’ desinler. Yaklaşık iki yıldır bir süreç var ve kan dökülmüyor. Bundan daha güzel ne olabilir? Biz Kürtler ve Türkler iç içe yaşıyoruz. Halkımız şehitlerinin kemiklerine bile kavuşamadı; birçok gencimizin kemikleri dağlarda kaldı. Kaç tane dağ varsa çocuklarımızın kemikleri orada. Buna rağmen ‘barış’ diyoruz.”

Artık durmamalıyız

Horî Acar da bütün şehit ailelerine başsağlığı dileyerek şöyle konuştu: “Onların yolunun takipçisi olacağız ve onların yürüdüğü yolda ilerleyeceğimize inanıyoruz. Bugüne kadar onların omuzlarına düşen şeyi onlar yaptı. Bundan sonra artık halkın bir şeyler yapması gerekiyor. Artık birbirimizin elini tutalım ve birliğimizi kuralım. Artık durmamalıyız; artık yeter, yeni şehitler olmasın. Eğer birliğimiz olursa her yerde daha büyük ve daha güçlü oluruz.” ÊLIH