• Bir çocuğu şehit düşen, bir çocuğu tutsak, bir çocuğu ise sürgün olan Şafi Hayme, barış için Kürtlerin de anayasada eşit haklara sahip olması gerektiğini söyledi. 

 

76 yaşındaki Şafi Hayme ve ailesinin yaşadıkları, Türk devletinin haklarını gasp ettiği Kürtlerin mücadelesinin ağır bedellerle buraya ulaştığının da örneklerinden biri.

Şafi Hayme, defalarca tutuklandı; 8 yıla yakın süre tutsak kaldı. Çocukları Bejan, Arif, Şenay ve İbrahim ile birlikte bir dönem aynı anda cezaevinde tutuldu. Şimdi Antalya Döşemealtı Cezaevi’nde tutulan oğlu Mehmet Hayme’nin (Devrim Amed) üç defa ölüm haberini duydu ve iki kez taziyesini kurdu. Bejan, Arif ve Şenay Hayme, yıllar süren tutsaklıklarının ardından tahliye oldu. İbrahim Hayme de tahliye olduktan sonra verilen hapis cezası nedeniyle sürgün gitmek zorunda kaldı. Kızı Hatice Hayme (Ülkem Amed) ise 2016’da sokağa çıkma yasakları döneminde Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesinde şehit düştü.

Savaşı biz istemedik

MA'ya konuşan Hayme, “Hiçbir zaman savaş istemedik. Her zaman kardeşçe yaşamak istedik. Kardeşlik, barış isteyenler ‘terörist’ olmuyor. Kimse onlara ‘terörist’ diyemez, bu dilin değişmesi gerekiyor. Biz kimsenin hakkını, hukukunu inkar etmedik, yerini, yurdunu da işgal etmedik. Bu halk kimseye zulüm yapmadı. Her zaman insanlık ve barış istedi. Bu zulümle karşılaşan çocuklarımız kendileri kararlarını verdi ve mücadeleye başladı. Biz çocuklarımızın arkasındayız” dedi.

Asıl mesele ıskalanıyor

Süreç bağlamında çıkarılan 'çerçeve yasa' ile birlikte yaklaşık 4 bin kişinin tahliye edileceğinin öngörülmesine rağmen ağırlaştırılmış müebbet hapis verilenlerin kapsam dışında tutulmasına tepki gösteren Hayme, asıl meselenin de ıskalandığını söyledi. Hayme, Kürtlerin de anayasada eşit haklara sahip olması gerektiğinin altını çizdi.

Sürece sahip çıkmalıyız

Çözüm için Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne sahip çıkılması gerektiğini dile getiren Hayme, şöyle devam etti: “Bu sürece sahip çıkmamız gerekiyor. Bir çözüm olması gerekiyor, ancak bu şekilde birlikte yaşam olur. Özellikle Başkan (Rêber Apo) ile bire bir görüşülmeli. O zaman bunun temeli sağlam olur. Komisyonlarla, heyetlerle Kürt halkı kandırılamaz. Doğrudan Başkan ile görüşülmeli ve kararlar onunla verilmeli. Sonuna kadar Ona inanıyoruz. Ne olursa olsun halk onun arkasında olmalı. Başkan da barış istiyor. Hiçbir zaman savaş istemedi.”

Hayme, tüm ailelerin isteğinin cezaevlerinin boşaltılması ve sürgünde olanların dönmesi olduğunu ifade etti. AMED