• Türk askerlerinin Seyithan Durdu'yu katletmesine dair 10 saniyelik yeni ses kaydı ortaya çıktı. 5 rütbeli asker hakkında delilleri kararttıkları ve görevi kötüye kullandıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu. 

 

Wan’ın Serav (Saray) ilçesine bağlı kırsal Avzêrk Mahallesi’nde Seyithan Durdu'nun (40) 28 Aralık 2024'te Türk askerlerince katledilmesine dair karar duruşması, 25 Eylül’de görülecek. Durdu’nun vücuduna isabet eden mermi çekirdeğinin değiştirilmesi, askerler arasındaki yazışmaların silinmesi ve Durdu’nun eşinin yaşadığı evin kaçak olup olmadığına dair tutanağın sahte çıkması, yine “yok” denilen kamera görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından şimdi de 10 saniyelik bir ses kaydı ortaya çıktı. 

Soruşturma kapsamında savcılığın hakkında takipsizlik kararı verdiği üsteğmen M.Ç.’nin, olay günü "olası kastla öldürme" suçundan yargılanan üsteğmen Y.A.’ya, “Onları yakala belalarını … (küfürlü konuşma)" şeklinde ses kaydı attığı ortaya çıktı. Daha önce savcılık talimatıyla inceleme için el konulan asker telefonlarının imaj kayıtlarında, olay gününe dair görüntüler ortaya çıkmış, olay günü termal kameraların çalıştığı belirlenmişti. Hem görüntü hem de ses kayıtlarını mahkemeye sunan dosya avukatı Özal Bedir, o gün karakolda görev yapan rütbeli 5 asker hakkında Özalp Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 

Gerçeğin önüne set çekildi

Ortaya çıkan yeni tespitler ve elde edilen yeni bilgiler ışığında yapılan suç duyurusunda, şunlar ifade edildi: “Soruşturmada ilk olarak maktul yakınları hakkında gözaltı kararı verilmiştir. Yapılan mülakattan hareket edilerek Özalp-Saray Hudut birliğinde görevli oldukları tespit edilen askeri personeller şüpheli sıfatıyla soruşturma dosyasına dahil edilmiştir. Şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulan askeri personeller kendi içinde birbirleri ile benzer bir şekilde özetle; kolluk ifadelerinde olay yerini görmedikleri, Dönerdere kırsalına gitmediklerini askeri yasak bölge dışına çıkmadıkları, öldürme olayı ile ilgili olarak bir ilgilerinin olmadıklarını beyan etmişlerdir. Savcılık tarafından yapılan tespitler ve olay tanıklarının beyanı ile kolluk beyanlarından iki gün sonra alınan savcılık ifadelerinde yine birbirleri ile benzer bir şekilde; olay yerine gittiklerini, araç ile göçmen şahısların geçişinde yardım eden atlı şahısları gördüklerini ve yönlendirme ile takip ettiklerini, havaya ateş ettiklerini ancak yaralanan kimseyi görmediklerini, diğer yandan göçmen şahısların beyaz renkli araç ile olay yerinden ayrıldıklarını beyan etmişlerdir. Kovuşturma aşamasında ifadelerinde ve kovuşturma aşamasında yapılan keşifte aynı hususu beyan etmişlerdir. Tüm bu hususlarla birlikte dava dosyasında elde edilen bilgiler ışığında soruşturma dosyasında görev yapan kolluk personelleri yeterli inceleme yapmadan yargı makamlarının eksik bilgi akışı sağlayarak maddi gerçeğinde net bir şekilde ortaya çıkarılmasını engellemiştir.”

ASELSAN'ın gönderdiği rapor

ASELSAN (Askerî Elektronik Sanayi A.Ş.) tarafından mahkemeye gönderilen Şahin Göz Termal Kamera cihazının kullanım kılavuzunda, üç adet bilgisayar bağlantısı ile çalıştığı, bu bilgisayarlardan birisinin sadece tek işlevinin videolu kayıt yaptığı ve ayrıca araç içerisinde dahi ses kaydı yaptığının bildirildiğine dikkat çekilen suç duyurusunda, “Ancak tüm bunlara rağmen 2. Hudut Taburu 3'üncü Hudut Bölük Komutanlığı tarafından gönderilen cevabi yazısında ‘.. Tüm görüntüler incelenmiş ve yapılan inceleme neticesinde olayın gerçekleştiği bölge olan Dönerdere Köyünü görmediği...’ belirtilmiştir. Söz konusu olay yerini gören kameranın olmadığı belirtilmiştir. Oysaki gerek olayın oluş şekli gerek şüphelilerin kovuşturma aşamasında alınan beyanları, Şahin Göz Termal Kamera olarak nitelendirilen kamerayı kullanan askerin kamera üzerinden yönlendirmesi ile olaya yerine gidildiği tartışmasızdır. Kamera kaydının olduğu ve olay esnasında kamerayı kullanan kişinin yönlendirmesi ile olayın gerçekleştiği tartışmaya kapalı olmasına rağmen ilgili resmi müzekkere cevabında yargılama makamlarından deliller saklanmış ve karartılmıştır” ifadelerine yer verildi.  

Kamera çalışıyor ve kayıt alınmış

Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen ASELSAN cevap yazısında, tanığın kullanmış olduğu hızır termal kameranın üç farklı bilgisayarın ortak girişi ile çalıştığı ve bu bilgisayarlardan birinin ise sadece kayıt cihazı olarak çalıştığı, hatta bulunduğu ortam ses kaydı dahi alındığı bilgisi verildiği belirtilen suç duyurusunda, “Oysaki adli makama verilere ilişkin ne bu konuda bilgi verilmiş ne de idari tahkikat dosyası arasına alınmıştır.  Hatta soruşturma makamına gönderilen cevap yazısında,  termal kameranın olay saatlerine ilişkin kaydının gönderilmesinin aksine olay yerine gören termal kameranın olmadığı belirtilmiştir. Bu haliyle yargı makamların maddi gerçeğin tüm yönleri ile ortaya çıkarılması engellendiği/zorlaştırıldığı gibi açıkça savcılık talimatı gereği yerine getirilmemiş ve resmi cevap yazısı ile resmi belgede sahtecilik suçu işlenmiştir. Yine Özalp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından el konulan harddisk üzerinde inceleme yapılması için Van İl Jandarma Komutanlığına gönderildiği ancak Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce incelenmesi ve raporlanması için talimat gereğine rağmen görev ve yetkisi dışında olan KOM şube personellerince incelenme yapılmıştır” denildi. 

Sadece 7 gün tutuklandı

Wan’ın Serav (Saray) ilçesine bağlı kırsal Avzêrk Mahallesi’nde Seyithan Durdu (40), 28 Aralık 2024'te Türk askerlerince katledildi. Özalp 2. Hudut Taburu 3. Hudut Bölüğü Tulgalı Hudut Karakolu'nda komutan olan Y.A., 31 Aralık'ta gözaltına alındı ve tutuklandı. Y.A., 7 Ocak'ta yapılan itiraz üzerine "yetersiz delil" gerekçesiyle tahliye edildi. 

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, olay günü Y.A.'nın yanında bulunan üsteğmen M.Ç. ve onbaşı S.G. hakkında "takipsizlik" kararı verirken, Y.A. hakkında "olası kastla öldürme" suçundan iddianame hazırladı. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianame kabul edilirken, ilk duruşma 21 Mayıs’ta görüldü. 

İddianamede, Durdu'nun "dur" ihtarına uymadığı için vurulduğu ileri sürüldü. Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü ve Erzurum Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nın kriminal uzmanlık raporuna işaret edilerek, olay yerinde bulunan kovanların Y.A.'nın silahından atıldığının tespitine yer verildi. 

Askeri aracın izleri

Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü uzmanlık raporunda, Y.A. ile diğer iki askerin bölgeye gittiği araç ile Durdu’nun vurulduğu yerdeki araç lastik izlerinin uyuştuğu belirtildi. İddianamede, şunlar belirtildi: "Şüpheli Y.A.'ın aracın sağ arka koltuğundan pencereyi açıp ‘dur’ ihtarı yaptığı, durmayınca havaya 2-3 el ateş ettiği, yapılan atış sonucunda mermi çekirdeğinin maktulün 2. ve 3. bel omurunu kırarak karın boşluğuna girip büyük damarda (aort) ve bağırsaklarda yırtıklar oluşturarak arkadan öne seyirle karın bölgesinde tanımlanan yerden vücudu terk etmesi suretiyle ölümüne neden olduğu, olay yerinde yapılan incelemede 2 adet kovan ve 1 adet mermi çekirdeği tespit edildiği.”

Ayrı silahlara ait

Van Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporuna iddianamede yer verildi. Raporda, olay yerinde bulunan kovanların Y.A.’nın kullandığı silaha ait olduğu kaydedildi. Ancak Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin "Y.A.'nın silahından atılmadığının tespit edildiği" iddia edildi. Şu iddiaya yer verildi: "Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü biyoloji raporuna göre olay yerinde bulunan şüpheli Y.A.’nın veya diğer şahısların silahından atılmadığı, tespit edilen çekirdekte maktulün kanı olduğunun tespit edildiği ancak ölene ait olduğu düşünülen kar maskesi ve mont dışında olay yerinde gerek atlardan alınan gerek çevreden alınan hiçbir numunede maktulün kanına rastlanılmaması hususu ile çelişki oluştuğu (...)"

Çekirdekler aynı değil

Erzurum Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü kriminal uzmanlık raporunda, "söz konusu çekirdeğin deformasyona uğramadığı ve herhangi bir cisme çarpmadığı" yönünde uzman görüşünün olduğu aktarıldı. Devamında, olayın yaşandığı gün Van Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı otopsi tutanağı hatırlatıldı. ATK raporunda yer alan ve Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin "aort ve omurgayı parçalayarak" deforme olduğu hatırlatıldı. Ayrıca olay yerinde bulunan deformasyona uğramayan çekirdeğin Durdu'nun ölümüne sebep olmayacağı ifade edildi. Söz konusu raporda belirtilen çelişki, Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin değiştirildiği şüphesini kuvvetlendirdi. 

Çelişkili beyanlar

İddianamede, Y.A.'nın savunmasında Durdu'nun vurulmadığını belirttiği ve sonrasında çelişkili ifadelerde bulunduğu da belirtildi. İddianamede, "(...) şüphelinin çelişkili beyanlarda bulunması, şüpheli ile arkadaşının ‘sakin’ şeklinde birbirlerine mesaj atmaları, olayın gerçekleştiği 03.00-05.00 saatleri arası iletişim bilgilerini silmeleri karşısında şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilememesi gerektiğine" vurgusu yapıldı. 

Askeri alan değil

İddianamedeki bir başka dikkat çekici bilgi ise Durdu’nun öldürüldüğü yerin "2. Derece Askeri Yasak Bölge dışında kaldığı" bilgisi oldu. Jandarmanın "kolluk görevlilerine haber vermesi gerektiği ancak şüphelinin herhangi bir bildirimde bulunmadığı" kaydedildi. Tüm bunlara rağmen sanık asker hakkında "alt sınırdan haksız tahrik hükümlerinin uygulanması" talep edildi. İddianamede, devamla şunlar kaydedildi: "(...) şüphelinin açtığı ateş sonucunda önündeki maktulü vurabilme ihtimalini öngörerek kabullendiği, bu suretle şüphelinin eylemini olası kastla gerçekleştirdiği, şüphelinin olay tarihinde maktulü durdurma amaçlı kendisine ait tabanca ile ateş ederek maktulü vurmak suretiyle olası kastla adam öldürme suçunu işlediği hususunda kamu davasının açılması yönünde yeterli şüphe ve delile ulaşıldığı anlaşılmakla (...)" Ancak ceza talep edilen bölümde, raporlarda yer verilen çelişkilere değinilmemesi dikkat çekti. 

Haritanın vasfı değiştirildi

Dava sürecinde olayın seyrini değiştirecek birçok bilgi ortaya çıktı. Durdu’nun vücuduna isabet eden mermi çekirdeğinin değiştirilmesinin yanı sıra askerlerin birbirleriyle olan yazışmalarının silindiği ve olayın yaşandığı yer haritasının vasfının askerlerce değiştirildiği ortaya çıktı. 

Korsan tutanak

İl Jandarma Komutanlığı da 12 Şubat 2025’te Durdu’nun eşinin yaşadığı evin imar durumuna dair savcılığa talepte bulundu. Savcı bu talebi Rêya Armûşê (İpekyolu) Belediyesi'ne gönderdi. Durdu’nun eşinin, ev önünde çekilmiş bir fotoğrafı da talep dosyasına eklenerek, belediyeden evin yıktırılması istendi. Ancak Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerinin savcıya sunduğu araştırma tutanağı ve sözü edilen savcılık kararının korsan olduğu ortaya çıktı.  

Söz konusu duruma dair Mezopotamya Ajansı'nın (MA) geçtiği habere de erişim engeli getirildi. 

Son olarak Seyithan Durdu’yu katleden askerlere ilişkin mütalaa sunan iddia makamı, askerlerin Durdu’yu istemeden öldürdüğünü ileri sürerek, ödül gibi ceza talebinde bulundu. Mütalaada, Durdu’yu katleden askerlerin, “taksirle (istemeden) bir insanın ölümüne neden olmak” suçu işlendiği ileri sürüldü. Mütalaada, bu nedenden ötürü askerlere 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi. 

Durdu’nun duruşması, 25 Eylül’de Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. ADNAN BİLEN-MA/WAN