“Teninden soyunsun artık

çığlıklar

Şimdiki zaman'a çekiyorum 

bütün fiilleri

Bakışlarında köprüledim 

uçurumları

Uyak olup düşüyorum 

dünyanın gözlerine

Taze bir çığlığım artık 

bu kontra mevsiminde

Herkesin biraz "faili" olduğu

"Meçhul" bir cinayetim şimdi”

***

Evet. Aydınlatılmadığı sürece hepimizin de biraz fail olarak kalacağı cinayetler. Bir türlü çekilemeyen tuğladan dolayı meçhul kalan cinayetler silsilesi. Devlet geleneğinde tetiği çeken de çektiren de belli aslında ama onlara ’faili meçhul’dendi. Biz onlara "faili meşhur cinayetler" de diyebiliriz. Bu meşhur failler de daha ileri seviyelerde faili şerefli görevlere atandılar. ‘Derin devlet’ deniyor, oysa devlet bizzat derin oldu hep. Önceden faili halka meçhul devlete malum cinayetler olurken şimdi faili halka da malum olabilen olan cinayetler. Aydınlatılmadıkları sürece, bu ülkeye gerçek barışın gelmesinin mümkün olmadığı vahşetler.

Kurban yakınları çalmadık kapı bırakmadılar, kapılar da tıpkı yüreklerin kapakçıkları gibi kapalıydı. Ne bir ses veren vardı ne de bir nefes. Aradan geçen zaman içinde çocukları büyüdü, büyükleri yaşlandı, yaşlıları öldü… Bir kısım kurbanın toplu mezarlarda, asit kuyularında, garnizon bahçelerinde kemikleri bulundu.

Mecliste gelin hakikatleri araştırma komisyonu kuralım diye önergeler verildi ama her seferinde reddedildi. Çoğu 90'lı yılların başlarında işlenen faili meçhul cinayetlerle ile ilgili olarak ise 20 yıllık zamanaşımı nedeniyle bir daha görülemeyecek. Oysa insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı kaldırılmıştı. Dahası faili meçhuller yerini faili belli olan cinayetlere bıraktı. Devlet topu tüfeğiyle mahalleler bombalıyor, keskin nişancılar tarafından insanlar katlediliyor.

***

Hiçbir iktidar kendini yaşanan cinayetlerden soyutlayamaz. Meclis’te yapılan basın toplantılarında AKP dönemindeki faili meçhul cinayetlerin istatistiği açıklanıyor. Buna göre: "2002’de sekiz, 2003’te on altı, 2004’te sekiz, 2005’te dört, 2006’da yirmi bir, 2007’de iki, 2008’de otuz, 2009’da on sekiz, 2010’da dokuz, 2011’de on üç, 2012’de on dokuz, 2013’de yedi ve 2014’te 53… Yani AKP döneminde toplam 208 faili meçhul cinayet işleniyor ve birileri hala; "Bizim dönemimizde faili meçhul yok" diyor. Diyor ama 2000-2013 arasındaki faili meçhul cinayetleri inceleme kararları alınıyor. Savcılık kaynaklarından gazetelere düşen haberlerde; ”Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nda görevli savcılar, 2000-2013 arasındaki faili meçhul cinayetlerle ilgili dosyalarda 'FETÖ/PDY' bağlantısı olup olmadığını inceleyecek." deniyor. Niye? İnsan düşünmeden edemiyor; Amaç cinayetleri ‘paralel devlet yapılanması’ kaynaklı kılıp işin içinden sıyrılmak mı yoksa? Üstelik bu cinayetlerin en yoğun yaşandığı yıllar 1990'lı yıllar. O dönemdeki vahşetin hesabı kimden sorulacak?

Binlerce cinayeti kapsayan böyle devasa bir sorun biçimsel birkaç göstermelik davayla sözüm ona çözülmek isteniyorsa bu durum ne vicdani ne hukuki ne de insani açıdan kabul edilemez bir durum olacaktır. Evet. Eğer gerçekten konuyla ilgili ciddi bir yüzleşme ve hesaplaşma isteniyorsa önümüzde  yeterince dünya deneyimleri duruyor.

Yoksa yanlış bağlanır, daha çok acı çekilir bu yaradan.