
Üzerimize bomba yağdırdılar
Bombardımandan sağ kurtulan Servet Encü, F-16 savaş uçakları tarafından gerçekleştirilen bombardımanı ilişkin şunları anlatmıştı: "Mazot, şeker ve gıda aldık. Geri dönerken askerler yolumuzu kestiler. Her zaman keserlerdi. Ancak geçmemize izin verirlerdi. Bu kez izin vermediler. Bizi sınırda beklettiler. En son da üzerimize bomba yağdırdılar. Ben sağ kalmasaydım cenazeler orada 1-2 gün daha kalabilirdi. Biz, biri sınırda diğer ikisi uzakta olmak üzere üç ayrı grup halinde idik. İzin verilmeyince yükümüzü bırakıp gitmeyi de düşündük. Bombalamadan sonra 100 metre yürüyüp telefonla yardım istedim. 2-3 saat sonra yardım geldi. Asker veya yetkili kimse gelmedi, sadece köylüler geldi."
Pilotlar izolasyonda
Katliamla ilgili başlatılan soruşturmayla ilgili şimdiye kadar sadece Tugay Komutan Vekili Albay Hüseyin Onur Güven görevden alınırken, Heron görüntülerinin dahi soruşturmayı yürüten sivil mercilere iletilmediği belirtiliyor. Hava saldırısına ilişkin soruşturmada "gizlilik" kararı alınırken, Hürriyet Gazetesi yazarı Şükrü Küçükşahin dünkü köşesinde bombalamayı yapan pilotların o günden beri karargah dışına çıkmadığı ve gözetim altında tutulduğunu yazdı.
Mağdur yakınları tutuklandı
Buna karşılık Uludere Kaymakamı Naif Yavuz'a yönelik saldırıyla ilgili soruşturma hızla tamamlandı. Aralarında bombardımanda ölen köylülerin yakınlarının da bulunduğu 5 kişi "Kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine konuldu.
Listeli kontrol
Aynı soruşturmayla ilgili 70 Roboskili hakkında da arama kararı çıkartıldı. BDP Uludere İlçe Başkanı Yunus Ürek, köylülerin kendilerine askeri arama kontrol noktasında bir listenin bulunduğu ve bu listede yaklaşık 70 ismin yer aldığını aktardığını, arananların tamamının Roboski Köyü'nde oturanlar olduğu ve katliamda yaşamını yitirenlerin akrabaları olduğunu söylediğini aktardı. Köylülerin arama kontrol noktasında geçmekten çekindiğini belirten Ürek, köye giriş çıkış yapan herkesin kimlik kontrolüne tabi tutulduğunu söyledi.
DİHA/ŞIRNAK