Gazetemiz Yeni Özgür Politika’nın Zürih’teki gecesine katılan HDP Milletvekili Ahmet Yıldırım: Yeni özgür geleceği yaratma fırsatının elimizde olduğunu bilmelisiniz. Her birimiz bir milletvekili adayı, yöneticisi gibi çalışmalıyız. Çalışmaktan ve bu düzeni yıkmaktan başka çaremiz yoktur.
İsviçre’nin Zürih kentinde gazetemiz Yeni Özgür Politika ile yapılan dayanışma etkinliği yoğun ilgi gördü. Bülacah Esen Düğün Salonu’nda yapılan gece HDP’yle dayanışma şölenine dönüştü. HDP Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın da katıldığı gecede sanatçılar Kawa Urmiye, Dilan, Özlem Bağlayan, Seyda Perinçek, Sabahat Erdem sahne aldı.
Gazetemiz adına açılış konuşmasını yapan Hülya Emeç Türk medyasının özellikle 1980’lerden sonra devletin tekeline girdiğini belirterek, medyanın özel savaş politikalarının, sömürgeciliğin yayın organı haline geldiğini belirtti. “Kürtler zulüm düzenine karşı direnip, katlamlardan geçirilirken, Türk medyası zafer naraları atmıştır” diyen Emeç, “Kürt direnişini buna karşı devrimci direnişin bünyesinde çeşitli basın-yayın faaliyetlerini sürgünde ve Kürdistan’da sömürgeci devletlerin merkezlerinde sürdürmeye başladı ve buna inatla devam ediyor. Bu direniş sayesindedir ki bugün özgürlük hareketi ve halkımız onlarca gazete, TV, Radio, haber ajansı, sosyal medya ağlarına sahiptir” diye konuştu. “Özgür basın halkımızın ortak iradesi ve gücü sayesinde saldırılara göğüs germeye devam edecektir” ifadelerini kullanan Emeç, “Hem sizlerin hem de ülkemizin çıplak gerçeklerinin sesi olmayı kararlılıkla sürdürecek olan gazetemizin bir çok eksikliğinin de olduğunun farkındayız. Hep beraber eksiklikleri gidermeye ve büyüyüp gelişmeye devam edeceğiz. ‘Her eve bir gazete’ ilkesinden hareketle abone olmaya çağırıyoruz” diyerek gazeteyi sahiplenme çağrısında bulundu. Emeç, savaşta çocuklarının kaybetmiş annelerin anneler gününü kutlayarak sözlerine son verdi.
Adaymışız gibi çalışmalıyız
Emeç’in konuşması sonrası sanatçı Kawa Urmiye ezgiler seslendirdi. Ardından konuşan “Diktatörlüğe Karşı İsviçre Seçim Platformu”ndan Leyla Şahin, AKP ve MHP tarafından baskın seçim kararı alındığını belirterek, Kürtler ve sosyalistlere ciddi görevler düştüğünü söyledi. Faşizmi devirmek ve demokratik bir ülke kurmak için seçime kenetlenmek gerektiğinin altını çizen Şahin, “Buna karşı zamanımız kısadır. Cumhurbaşkanı adayımız Selahattin Demirtaş şu an tutsaktır. Her birimiz adaymışız gibi çalışmak zorundayız. Burası Kürdistan ve Türkiye gibi değil. Bu da görev ve sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız” diye konuştu.
Şimdi HDP zamanı
Roboskî’yi, Suruç’u, Taybet ana ve şehit düşen geçlerin hesabını sormak için herkesi seçimde HDP için çalışmaya çağıran Şahin, “Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan ve tutsaklarımızı cezaevinden çıkarmak için çok çalışmak zorundayız. Seçeneksiz ve aciz değiliz. Yeter ki yan yana gelelim ve örgütlenelim. Mutluka biz kazanacağız” dedi. Seçim çalışmaları kapsamında 3 seçim bürosu kurulduğunu söyleyen Şahin, “Onlara sahip çıkalım ve seçimde oylarımızın çalınmaması için örgütlenelim. Sözün bittiğin yerdeyiz. Faşizme karşı omuz omuza. Şimdi HDP zamanı” dedi. Ardından sahneye çıkan Sabahat Erdem’in ezgileriyle katılımcılar halaya durdu.
Kürtlersiz değişim olmaz
Geceye katılan HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım da Kürtlerin 40 yıllık barış ve özgürlük mücadelesinin önemine değinerek şöyle konuştu: “Mazlum halkların önüne çıkan tarihi fırsatlardan birini yaşıyoruz. Yüz yıl önce Kürtlerin sadece toprakları bölünmedi. Kürtlerin çekirdek ailerini de böldüler. Ortadoğu’da oluşturulan sınırlar ve statüler ile Ortadoğu halkına giydirdikleri deli gömleğiyle halkları yönetttiler. Bu gün ya da yarın bu sınırlar artık değişek. Ama bu değişim yaşanırken Kürtlersiz yaşanmayacağı kesindir. Eğer bu sürece cevap olmazsak yüz yıl önceki gibi bizim kaderimiz bizim dışımızdaki güçler tarafından belirlenecek. Mücadeleyi yükseltirsek yüz yıldır yaşadığımız kaderi yaşamayacağız ve kazanan biz olacağız, halklar olacak.”
Tüm baskılara rağmen ayakta
Özgür basının iktidar tarafından hedef alındığına işaret eden Yıldırım, “HDP’yi karalayarak, basın organlarını kapatarak, HDP’yi köşeye sıkıştırmak istediler. Oysa HDP tüm dillerin, kültülerin birlikte özgürce yaşamasını kendine görev bildiği için iktidar tarafından hedef haline gelmiştir. HDP ‘Türkiyelileşme’ dedikçe bu HDP’nin affedilmez günahı oldu. HDP, Türkiye’de yaşayan bütün farklılıkları kendi içinde barındıran bir partidir” diye konuştu. HDP’nin 14 bin seçmeninin gözaltına alındığı, 6 bin üyesinin tutuklandığını hatırlatan Yıldırım, “Buna rağmen hala ayakta duruyor ve oy oranını koruyorsa sırtını halka dayadığı içindir. HDP’nin karşılaştığı baskı ve tutuklamaların onda birini her hangi bir muhalefet ve iktidar partisi karşı karşıya kalmış olsaydı şimdi on parçaya bölünürdü” diyerek, Erdoğan’ın seçilmemesi durumunda AKP’nin biteceğine vurgu yaptı.
HDP İsviçre’de 1. parti
HDP’nin İsviçre’de birinci parti olduğunu hatırlatan Yıldırım, “Hala İsviçre’de ciddi oranda oy kullanmayan seçmen bulunuyor. Avrupa oy kullanmak için bir aylık süreç vardır. Etrafımızdaki herkesi ikna edelim. Bizim için bir oyun bile ne kadar önemli olduğunu bilmek gerekiyor. Tarih HDP’ye kritik ve tarihi bir rol biçmiştir. HDP’nin olmadığı bir Türkiye’yi düşünemiyoruz. Bugün HDP olmazsa ülke ikili parti sistemine girmiş olacak. İki ittifak da aynı anlayışı temsil ettiği için tek partili sisteme geçmiş oluyoruz. Bu yüzden farklılıkları temsil eden tek parti HDP’dir” şeklinde konuştu.
İkinci turun rengini belirlemek için…
İktidarın tüm eşitsizliğe rağmen bu seçimlerden çok korktuğunu dile getiren Yıldırım şöyle devam etti: “Başta İsviçre olmak üzere Avrupa’nın tüm kentlerinde oylarımızı artırıp ve mecliste çoğunluğu oluşturursak ikinci turun da rengini belirlemiş oluruz. Hiç abartmadan söylüyoruz. İkinci tura HDP’den Selahattin Demirtaş’ı aday olarak çıkartabiliriz. Bizden alınan ve çalınan hayatımızı geri almak ve telafi etmek için bu tarihi fırsatta sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Yeni özgür geleceği yaratma fırsatının elimizde olduğunu bilmelisiniz. Her birimiz bir milletvekili adayı, yöneticisi gibi çalışmalıyız. Bu yüzden çalışmaktan ve bu düzeni yıkmaktan başka çaremiz yok!”
Özgür basına sahip çıkalım
Özgür basın kurumlarına sahiplenmeye çağrısında da bulunan Yıldırım, “Özgür basın geleneğine kolaylıklar diliyoruz. Yeni Özgür Politika Gazetesi’ni almak ve yaymak gerekiyor. Onlar dışında derdimizi anlatabileceğiz ve duyabileceğiz kanal ve gazetelerimiz yoktur” diye konuştu. Yıldırım son olarak Demirtaş’ın “moralimizi bozmadan çalışmaya devam etmeliyiz. Selam ve saygılarımı gönderiyorum” şeklindeki mesajını da halka iletti.
Gecede, sanatçılar Özlem Bağlayan, Seyda Perinçek, Dilan, Sebahat Erdem de sahne alırken, Aram yayınlarının standı yoğun ilgi gördü. Heyva Sor a Kurdistan’ın Efrîn için kurduğu standı ziyaret edenlerin çoğu maddi yardımda bulunarak dayanışmalarını iletti.
Ayrıca Zürich Folklor Ekibi de geceye renk kattı.
[gallery ids="107138,107137,107136,107135,107134"]