Adı konulmayan savaş

10 Ağustos 2022 Çarşamba - 21:30

  • Türk devleti, Tahran zirvesinin ardından kesintisiz olarak işgal ettiği bölgelerden ve sınır üslerinden Kuzey-Doğu Suriye'yi karadan bombaladığı gibi SİHA saldırılarını da artık günlük, bazen günde birkaç defa şeklinde sürdürüyor. 
  •  Hava sahasının tamamen açık olmasıyla ilgili ABD ve Rusya nezdindeki diplomatik çabaları yetersiz kalan Kuzey-Doğu Suriye Özerk yönetimi ve temel savunma gücü QSD, misilleme hakkını da kullanmıyor. 

Türk devleti, tüm konvansiyonel gücüyle kapsamlı bir işgal saldırısı için gerekli vizeyi almadı, ancak 30 kilometre derinliği tamamen işgal etme, bunun için henüz işgal altında olmayan alanları da katma çabasının farklı taktiklerle sürdürüyor. Türk devletinin işgali altında bulunan Fırat'ın doğusundaki ve batısındaki ile sınırdaki üslerinden topçu atışları süreklilik kazandı. Daha önce arada bir yapılan SİHA'lı suikastlar ise son bir aydır günlük ve birden fazla periyodunda sürüyor. Bu saldırılarda savaşçıların yanı sıra çocuklar, yaşlılar, kadınlar da şehit ediliyor, yaralanıyor. Sınır bölgesiyle yetinmeyen Türk devleti, Qamişlo'nun içine, Hesekê'nin ötesine kadar yerleşim yeri ayrımı yapmıyor. Bütün bu saldırılara rağmen kapsamlı bir işgal saldırısına karşı OHAL ilan eden Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve temel savunma gücü QSD, Rusya ve müttefikleri ile ABD ve müttefikleri nezdindeki diplomatik girişimlerden sonuç alamıyor. Kuzey-Doğu Suriye'nin hava sahası sonuna kadar Türk devletine açık; köylerin toplarla yıkılması, çocukların bile SİHA saldırısında katledilmesine karşı tepki yok. Çağrılar, sivil gösteriler ve açıklamalarla yetinen Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, henüz askeri karşılık vermiş değil. 

Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri, önceki akşam yaptığı açıklamada, Türk ordusunun Qamişlo, Amûdê ve Tirbespiyê şehirlerinde ayrım gözetmeksizin saldırılarını artırdığını bildirdi. Açıklamaya göre; Qamişlo şehri ve kırsalı 15 topla vuruldu; üçü çocuk ve ikisi kadın olmak üzere 6 yurttaş yaralandı. Tirbespiyê ilçesi kırsalına da 23 top mermisi isabet etmesi sonucu bir çocuk ve bir kadın yaralandı. Amûdê'nin köylerine 21 top ateşi açarak evleri hedef aldı. Bunun sonucunda bir yurttaş yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Aynı zamanda Tirbespiyê ilçesine bağlı köyler de 10 topla hedef alındı. 

QSD: Dört savaşçı şehit düştü

Türk devleti, önceki gün Qamişlo’nun Cirnikê köyüne SİHA'yla saldırdı. QSD'nin saldırıdan sonra akşam saatlerinde yaptığı açıklama şöyle: "Bugün saat 13.30 sıralarında, Qamişlo’nun Cirnikê köyünde bir grup Öz Savunma Güçleri savaşçısı görevdeyken işgalci Türk ordusuna ait SİHA tarafından saldırıya uğradı. Bu saldırıda dört savaşçımız şehit oldu, üçü de yaralandı. Şehitlerimizin kimlikleri daha sonra kamuoyu ile paylaşılacaktır."

QSD, açıklamasını kazanımları koruma ve intikam sözüyle noktaladı. 

Qamişlo köylerine bombardıman

Türk devleti, aynı gün Qamişlo’nun Sêgirka ve Til Zîwan köylerini bombaladı; dördü çocuk 7 kişi yaralandı. İsimleri öğrenilenler; Helebce Reşîd (33), Arîn Ebdulezîz El-Hesen (38), Mihemed Salih (12), Mîran Selah (13), Îlan Selah (5) ve Bilind Mihemed Şemsedîn (16). 

Yaralılar Qamişlo’daki Rehma Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Girê Spî ve Eyn Îsa’daki saldırılar

Türk devleti, Girê Spî ve Eyn Îsa köylerine sürekli saldırıyor. Son 10 gün içinde Kor Hesen, Fatise, Siwêd, Ehmediye gibi köyleri SİHA, tank, havan ve keskin nişancılarla 30 defa hedef aldı. Dördü İç Güvenlik Güçleri üyesi olmak üzere 5 yurttaş şehit düştü, iki yurttaş ise yaralandı. Eyn Îsa-Reqa yolunda Sİ

HA saldırısı sonucu şehit düşen İç Güvenlik Güçleri’nin isimleri şöyle; Cîhan Mistefa, Beşar Mihemed, Sara Hisên ve Selma Mistefa. Beşîr El-Ferhan adlı yurttaş ise Eyn Îsa’ya 5 km uzaklıktaki Cedîde köyüne yönelik bombardımanda yaralandı. İç Güvenlik Güçleri’ne ait aracın hedef alındığı nokta, sınırda değil, hatta 30 kilometre kapsamında bile değil, Türkiye'nin resmi sınırına tam 50 km uzaklıkta. Türk devleti Girê Spî Kantonu ve kırsal kesimlerini işgal ettiğinden bu yana 98 yurttaş şehit düştü ve yaralandı.

6 Temmuz'daki saldırının sonucu

Cizîrê Bölgesi Demokratik Özerk Yönetimi İçişleri Kurulu, dün basının karşısına çıkarak, 6 Temmuz'da Qamişlo’nun Sîna Mahallesi’ne yapılan SİHA'lı saldırının sonucunu paylaştı. Qamişlo’daki komite binasında basın açıklaması yaptı. Cizîrê Bölgesi Demokratik Özerk Yönetimi İçişleri Kurulu Eşbaşkanları Kenan Berekat ve Hemrîn Elî tarafından yapılan açıklama şöyle: “Türk rejiminin Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetim bölgelerine yönelik devam eden sistematik saldırı ve savaşının amacı, bölgedeki güvenliği ve huzuru yok etmek, halkın içinde korku ve endişe yaratarak iç barışı hedef alıp bölgeyi göçe zorlamaktır.

Faşist Türk rejimi düşmanca saldırılarıyla şehitlerin kanıyla elde edilen kazanımları yok etmeyi amaçlıyor. Bu da Türk devletinin destek verdiği El Nusra, DAİŞ ve diğer karanlık güçlerin, QSD'nin iradesini kırmaya katkıdır. Kuzey-Doğu Suriye’de bulunan garantör güçler, bunu çok iyi biliyor ama bu zamana kadar terör ve hücrelerine karşı mücadeleyi kırarak onları canlandıran işgalci Türk devletinin ihlal ve suçlarına karşı sorumlu bir tutum gösterilmedi.  İşgalci Türk devleti bölgeye yönelik ihlallerini şiddetli bir şekilde arttırdı.

Yusif Mehmud Rebanî 

Qamişlo’nun kuzeyindeki Hîzamê yoluna dün yapılan saldırı sonucunda dört kişi şehit düştü, birçok kişi de yaralandı. Qamişlo’nun Sîna Mahallesi’nin SİHA’larla bombalanması sonucunda da Şemdîn Şemdîn, Mezlûm Esad, Ehmed Şebî ve Aheng Şebî şehit düştü. Hastaneye kaldırılarak kurtarılması için büyük çabalar verilen yaralılar arasında Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Komutanlık Üyesi Yusif Mehmud Rebanî de şehit düştü. Kuzey-Doğu Suriye’ye halkla bir araya gelmek için gelen Rebanî, 19 Temmuz Devrimi’nin kazanımlarını yakından görmek için çalışmalar yapıyordu. Direnen halkımızın bu ulusal kaybından dolayı, şehit ailesine ve bütün Kürdistan halkımıza, özellikle Rojhilatê Kurdistan’a başsağlığı diliyoruz.

Hava sahası için çağrı

Cizîrê Bölgesi Demokratik Özerk Yönetimi İçişleri Kurulu olarak insanlık ölçülerine karşı ahlak dışı bu eylemleri kınıyoruz.  Rusya ve Uluslararası Koalisyon başta olmak üzere ateşkesin garantör devletleri bu savaştan sorumludur. İşgalci Türk devletinin özel çıkarlarını yerine getirme kapsamında halkımıza karşı suçlar işlediğini biliyoruz. Bu nedenle BM ve BM Güvenlik Konseyi gibi ilgili uluslararası örgütler ve insan hakları örgütlerine, bölgenin hava sahasını kapatmaları çağrısında bulunuyoruz.”

Özerk Yönetim'in açıklaması

Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi de Türk saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi: “Planlı bir şekilde topraklarımıza doğrudan saldırılar gerçekleştirdiğini görüyoruz. SİHA'lar yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Sonuç olarak siviller şehit oluyor, bölgenin altyapısı yok ediliyor. Özellikle ateşkesi garanti eden ve Türkiye'nin askeri aşırılıklarını reddeden güçler tarafından bu saldırılara karşı sessizlik var. 

Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak bu Türk saldırılarını reddettiğimiz bir dönemde, bugün Qamişlo ve Amûdê köylerine; birkaç gün önce Qamişlo şehrinin Sîna Mahallesi'ne saldırıların gerçekleştiğini hatırlatıyoruz. SİHA saldırıları da bize ve Suriye'nin tamamına karşı doğrudan bir savaşın parçasıdır. Rusya'nın, Uluslararası Koalisyon’un ve Suriye'deki diğer aktif güçlerin bu saldırılara karşı sessiz kalması, gizli anlaşmalar olduğu şüphesini uyandırıyor ve bu çok tehlikeli bir işarettir.

İlgili tüm tarafları acilen müdahale etmeye ve Türkiye'nin saldırılarını durdurmaya; Türkiye'nin Suriye'ye yönelik büyük tehdidini görmeye çağırıyoruz. Şehirlerimize, halkımıza ve bölgelerimize yönelik bu saldırıların devam etmesinin amacı, Türk işgal alanını genişletmek içindir. Üstelik Suriye'yi yok eden, halkını katleden Türkiye'ye bağlı DAİŞ hücrelerine büyük bir manevi destek sağlıyor."  KOBANÊ

 

Karayılan uyarmıştı

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, Temmuz'un son haftasında Dengê Welat Radyosu’ndaki söyleşisinde, Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve savunma güçlerini uyarmıştı. 

Tahran’daki üçlü zirveye işaret ederek, Türk devletinin resmi ve açıkbir onay almadığının görüldüğünü belirten Karayılan, Türk devletinin Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’ye savaş ilan ettiğinin altını çizdi. Türk devletinin şimdi savaşta olduğunu söyleyen Karayılan, şunların altını çizdi: "Savaş, illa askerlerin karadan saldırması anlamına gelmiyor. Hayır, şimdi siyasi-diplomatik bir savaş yürütüyor; dronlarla saldırıyor; şimdi istihbari operasyonlar yapıyor; şimdi toplarla vuruyor. Obüs ve top da zaten şimdi hemen hemen hava güçleri kadar etkili. Hepsini koordinatlara dayalı olarak atıyorlar. Her gün Şehba, Cizîrê, Kobanê, Eyn Îsa’da ve her yerde köyleri vuruyor. Bu, bir savaştır; kimsenin bu konuda şüphesi olmamalıdır.

Oyuna gelmeyin, gerçeği de görün!

Türk devleti bu biçimde sınır üzerinde bir savaş yürüterek durumu değiştirmek, bazı fiilli durumlar yaratmak istiyor. O kadar saldırırsa oradaki güçlerin de cevap vereceğini hesaplayıp böylece durumda değişiklik yaratmak istiyor. Bu, bir oyundur. Özerk Yönetim, QSD ve diğer Kuzey-Doğu Suriye güçleri bu gerçekliği görmeli. Kimse Türk devletinin yoğun güçlerle saldırı yapmasını ve ondan sonra onu savaş olarak nitelendirmeyi düşünmesin. İşte şu anda yürütülen şey, bir savaştır zaten. Böyle ele alınmalı ve bu durum hem ortaklarına hem de kamuoyuna iyi izah edilmeli... 

Sonuç alıcı diplomasi, durmazsa misilleme hakkı

Türk devleti, her gün sivillere ve aynı zamanda DAİŞ’e karşı savaşmış, emek vermiş olan komutanlara saldırı düzenliyor... Rojava Devrimi’nin biraz daha sonuç alıcı diplomasi yürütmesi gerekmektedir. Bu, hem kamuoyuna hem de yabancı ortaklarına iyi izah edilmeli. Onların da misilleme hakları vardır ama direkt bir şekilde yapılırsa sanki Türk devleti gibi bir sınır savaşı isteniyormuş gibi anlaşılabilir. Hayır, önce kamuoyuna ve o güçlere kavratılmalı; sonrasında ya bu saldırılar durdurulmalı ya da misillemeler yapılmalıdır. Kan akıtıyorlar; sivillerin, komutanların kanı akıtılıyor. Zaten şu an iki iki kesim hedeftir: DAİŞ’e karşı savaşmış olan komutanlar ve sivil halk.

Kuzey-Doğu Suriyeli siyasetçilerin ve öncülerin, bu konuda siyasi-diplomatik-askeri mücadeleyi bir arada ve güçlüce yürütmesi gerekiyor. Bu konuda hem iç ve dış güçleri aydınlatmak lazım hem de zaten yanıt verme hakları vardır. Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye halkımız şunu bilmeli; Türk devletinin şu an kendilerine karşı böylesi özel ve üstü kapalı savaşına göre tedbirli olmalı. Kendilerini hedef haline getirmemeli; koruyarak hareket etmeli. Olağanüstü bir savaş durumu olduğunu bilmeliler."

 

Hesekêliler Koalisyon'a yürüdü

Binlerce Hesekêli yurttaş, devam eden Türk saldırılarını yürüyüşle protesto etti.  Xiwêran Mahallesinin Şehîd Ezîz kavşağında başlayıp Uluslararası Koalisyonu’nun karargahına doğru devam etti. Uluslararası Koalisyon karargahının önündeki mitingde konuşan Kongra Star Koordinasyon Üyesi Nîda El-Salih, uluslararası güçlere sorumluklarını hatırlattı. 

 

Başpiskopos: Saldırıları durdurun

Firat ve Cizîrê Süryani Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Mar Morîs Emsîh

Firat ve Cizîrê Süryani Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Mar Morîs Emsîh, sınır tanımayan saldırıların durdurulmasını istedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 6 Ağustos'ta Soçi'deki görüşmesinin ardından artan saldırılarla ilgili ANHA'ya konuşan Başpiskoposu Mar Morîs Emsih, "Suriye genel olarak dış ve bölgesel baskılar nedeniyle zor bir süreçten geçiyor. Türk işgalinin saldırıları Suriye’nin tüm bileşenlerini olumsuz etkiliyor. Amacı bölgeyi boşaltmak ve demografik yapıyı değiştirmektir. Suriye'ye yönelik bu saldırıları hiçbir hukuk ve kanun kabul etmez. Türk devletini bölgeye yönelik saldırıları durdurmaya çağırıyor, tüm taraflara barış ve sevgi eli uzatıyoruz" dedi. Başpiskopos, BM ve garantör güçleri de saldırıları durdurmaya çağırdı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.