
YEREL SEÇİMLER GÜNDEMİ
Kürt siyasi hareketinin görece zayıf olduğu Semsûr (Adıyaman) üzerine seçim izlenimlerini yazmak bana düştü. Bu zayıflığın en önemli nedeni, hiç kuşkusuz ki devletin mezhep çelişkilerini pervasızca kullanmasındandır. Ayrıca aday belirleme stratejilerinde genel merkez tarafından yapılan yanlış tercihler, il teşkilatının yeterli kadroları çıkaramaması, Semsûr’un her seçim biraz daha geriye gitmesine neden oldu. 2002 Genel Seçimlerinde 1 milletvekili çıkaracak oyu alırken, son yerel seçimlerde ne yazık ki yüzde 5.6’lık oyla MHP’nin dahi gerisinde kaldı. Bu seferki seçimde, geçmişte yaşanan hataları yapmayan, daha istekli ve umutlu bir atmosfer gördüm. Eşbaşkanlardan Erdal Yavaş 39 yaşında, Makine Mühendisi. Naime Bilgiç ise ev kadını. Genel değerlendirme aldığım farklı partilerdeki insanların ortak kanaati, Semsur ile ilgili projeleri olan, bunları açıklayan tek partinin BDP olduğu yönünde. Bunun ne kadar oya yansıyacağı 30 Mart gecesi belli olacak.
Semsûr’da seçim havası daha çok seçim bürolarından ve yerel basın üzerinden yürüyor. BDP merkezi yerlerin hepsinde seçim bürosu açmış. Ayrıca bütün yerel gazetelerde ilan ve haberleri yayınlanıyor. Mevcut belediye iki dönemdir AKP’nin. Şu anki başkanın, tekrar aday gösterilmeyince, el altından CHP ve MHP ile flört halinde olduğu söyleniyor. CHP’nin belediye meclis listesinde, mevcut AKP’li başkanın adamlarının listede yer aldığını belirtelim. AKP’nin adayı ise iki dönem milletvekilliği yapan Hüsrev Kutlu. CHP, Alevi kimliğini öne çıkaran Zeynal Bakır, MHP ise 1980 Darbesi sonrası yapılan ilk seçimlerde Turgut Sunalp’ın partisinden Belediye Başkanlığını kazanmış Mehmet Erdem ile yarışa katılıyor.
Genel izlenim, AKP’nin yarışı önde bitireceği ama oy oranın düşeceği, BDP’nin de ciddi anlamda oyunu arttıracağı yönünde. Ben de durumu değerlendirmek için Eşbaşkanlarla görüşmeden önce biraz seçim bürolarını dolaştım. Gündüz olduğu için bütün parti büroları tenhaydı. Sokaklarda partilere ait seçim araçları turluyordu. Sabah ekmek aldığım fırıncı, kim kazanırsa kazansın, yeter ki bu hırsız AKP’liler gitsin diyordu. AKP’ye ciddi bir tepki var. Ancak, Menzil ve diğer cemaatlerin firesiz AKP’ye desteği de devam ediyor.
BDP Eşbaşkan adayı Erdal Yavaş’la akşam saatlerinde, parti binasında buluşmak üzere sözleştik. Köy çalışmalarından yeni dönmüşlerdi. Elinde fotoğraf makinemi taşıyan 6 yaşındaki oğlum Berken Güney ile parti binasına girdiğimde, İlçe Başkanı Aziz Akdağ ile birlikte beni bekliyorlardı.
‘Semsûr’a hiçbir şey vermediler’
CHP adayı Zeynal Bakır’ın gittiği yurtsever ailelere söylediği; Ben de yurtseverim, BDP el altından beni destekliyor, oyunuzu bana verin sözlerini Eşbaşkan adaylarından Erdal Yavaş’a soruyorum. Yavaş: “CHP ve Bakır’ın şunu bilmesini istiyorum, hiçbir onurlu Alevi, Sünni ve Kürt’ün CHP’ye vereceği bir oyu bile yoktur. Biz bu iddiaları yalancılık ve ahlaksızlık olarak görmekle beraber, bunlara cevabımızı 30 Mart’ta sandıkta vereceğiz. Halkımızı, ahlaksızlığı kendilerine siyaset olarak seçenlere dikkat etmelerini söylüyorum.” Yavaş, seçimdeki amaçlarını: “Düzen partileri Fırat’ın doğusunda yok oldular. Mücadelemiz, bu düzen partilerini Fırat’ın batısında da tabela haline getirmek içindir.” Seçimdeki şanslarını sorduğumda, Yavaş: “Bütün Kürdistan’da hedef zafer elde etmek. Semsûr’da bir Kürt kenti. Elbette burada da amacımız yerel yönetimleri kazanıp, halkımıza hizmet etmektir. Bakın Semsûr’da MHP, SP, CHP, AKP yerel yönetimlerde iktidar oldu. Ama Semsûr ırgat kent olmaktan kurtulamadı. Düzen partileri Semsûr’a hiçbir şey vermediler. Halkın ezici çoğunluğunun Kürt olduğu bu şehirde belediye başkanlarının hiç biri Kürt değildi. Bunu yıkacağız. Er veya geç bu saltanatı yıkacağız. Bizim amacımız en erken, yani bu seçimde bunu başarmaktır.” Kendisine teşekkür edip, Merkez İlçe Başkanı Aziz Akdağ’a dönüyorum.
Akdağ’a da çalışmaların nasıl gittiğini soruyorum. Akdağ: “Bütün mahalle, köy ve mezralarda seçim çalışmalarını büyük şevkle yürütüyoruz. Seçimlerden önemli bir başarı bekliyoruz” diyor. Kadın Eşbaşkan Naime Bilgiç ise yoğun tempodan dolayı biraz rahatsızlandığı için görüşmeye gelemedi.
Kahta bu sefer zafer diyor
Baharın ilk günü, Kolik’in (Kahta) seçim nabzını tutmak için yola düşüyorum. Büyük Kürt şairi Osman Sebri’nin memleketine ayak basar basmaz, seçimin canlılığı dikkatimi çekiyor. Sistem partilerinin, ağa ve şeyhlere dayanarak sürekli iktidar oldukları Kolik, bu sefer kendisine giydirilen elbiseyi paramparça etmeye hazırlanıyor. 2009 Yerel Seçimlerinde AKP’nin yüzde 27.7, SP’nin yüzde 26.4 oy aldığı ilçede, DTP doğru aday çıkaramamanın sancısını yaşamış, yüzde 4’te kalmıştı. Bu sefer bambaşka bir rüzgar var Kolik’te. BDP eşbaşkanlar olarak Mehmet Polat ve Zehra Yanardağ ile seçime iddialı olarak giriyor. İkisi de uzun süre cezaevinde yatmış, bedel ödemiş insanlar.
Seçim bürosuna gittiğimizde, eşbaşkanlar seçim çalışmalarında oldukları için büroda yoklardı. Onlar gelene kadar, biz de halka sohbet ettik. Aziz Dişkaya(emekli): “Yarış BDP, AKP ve BBP arasında geçer ama BDP’nin seçimi kazanacağını düşünüyorum. BBP adayı ise ağa ve beylerin arkasına sığınmış durumda. AKP ise son yolsuzluklarla beraber inişe geçti.” Tabi okuyucular Kolik’te nasıl olur Türk-İslam sentezci BBP iddialı olur diye düşünüyorlardır. Mesele basit aslında. BBP adayı Yusuf Turanlı şuan ki mevcut belediye başkanı. AKP kendisini tekrar aday göstermeyince BBP’ye geçti. Kolik sokaklarında, üzerinde BBP yazan, Turanlı’ya ait seçim arabalarında Kürtçe şarkılar çalınıyor. Böyle de bir ikiyüzlülük sergiliyorlar. Bu arada adını not etmeyi unuttuğum resimdeki gözlüklü amcanın anlattıkları ise her Kürde nasihat niteliğinde: “1967 yılında Kırklareli’nde askerlik yaptım. Kürtçe konuştuğum için komutana şikayet ettiler. Komutan beni çağırdı, Kürtçe konuşup konuşmadığımı sordu. Ben de konuştum dedim. Bana Kürtçe dedi ki, biz sahipsiziz. Bir gün birileri çıkacak hakkımızı ölümüne savunacak. Komutan sonra bana sarıldı ve ağladı. İşte ben o gün Apocu oldum. Yani Sayın Öcalan’dan önce ben Apocu oldum.”
‘Kolik’e kadın eli değecek’
Medine Memi gencecik bir kızdı. Töre cinayetine kurban edildi. Cesedi gömülüp üzerine beton döküldü. Medine’nin yaşadığı yerde, şimdi bir kadın belediye başkan adayı var. BDP eşbaşkanı Zehra Yanardağ genç bir kadın. Siverek doğumlu ve Edebiyat mezunu. İlk sorumuzda Medine Memi cinayetini hatırlatarak, bir kadının aday olmasını nasıl değerlendirdiğini soruyoruz. Yanardağ: “Beş bin yıllık bir kirliliği bir anda temize çekmek çok zor. Sistemsel olarak yaratılan bir hastalık bu. Bir kadının Kolik’te aday olması bir devrim ama aynı zamanda çok zor. Çünkü erkek egemen bir siyaset anlayışı kökleşmiş burada. Ama insanlar yanlışın farkında ve değişime açık. Bu da bize umut veriyor.” Kolik’te ağa ve şeyhlerin siyaset üzerinde oluşturduğu bir hegemonya var. Bunu BDP olarak kırdınız mı? Yanardağ: “Denenmiş ve kirlenmişlerin kendilerini mutlaklaştırdıkları bu yerde, BDP alternatif olarak var. Ayrıca eşbaşkanların kimlikleri ve geçmişleri bu hegemonyayı kırmıştır. İlklerimizin, kurumlarımızın, geldiğimiz yerin temizliği bizi geleceğe taşıyacaktır.” Kolik’e kadın eli değecek mi? sorumuza da Yanardağ kısa ve öz yanıt veriyor: “Bilge’nin de söylediği gibi kadın özgürleşmeden, toplum özgürleşemez. Kolik’e kadın eli değeceğine kesinlikle inanıyoruz.”
Sohbette yanımızda bulunamayan diğer eşbaşkan Mehmet Polat ile telefonda görüştük. Çok güçlü geldiklerini ve seçimi mutlaka kazanacaklarını belirtti. Semsur (Adıyaman) İl Başkanı Abuzer Küçükkelepçe’de yanımızdaydı. Ona da genel durumu sordum. Çok umutlu olduklarını, tarihinde ilk kez tüm ilçe ve beldelerde adaylar çıkarıp seçimlere girdiklerini belirtti.
Görünen Kolik’te BDP finişe emin adımlarla giriyor. Güneş Nemrut’ta en güzel doğar. Nemrut’un eteklerindeki Kolik’te de 31 Mart sabahı hava açık olursa, muhtemelen güneş bir başka güzel doğacaktır.
Beldelerde ki durum
BDP Semsûr’da merkez ve Kolik dışında 3 beldede daha seçimi kazanmak için yarış veriyor. Halen BDP’nin elindeki tek belediye olan Bulam’da mevcut başkan Mehmet Çalgan ile seçimi kazanacağına kesin gözle bakılıyor. 1999 seçimlerinde kazanılan Kömür ise o dönemki başkanın kötü pratiği sonucu sonraki iki seçimde kaybedilmişti. Bu sefer tekrar kazanılacak gibi. CHP’nin adayı ve mevcut başkan Fethi Yuka’nın istifa etmesi ve BDP adayı Hüseyin Yuka lehine seçimden çekilmesi sonucu, Kömür’de BDP’nin AKP önünde seçimi kazanacağı ortak kanı. Yaylakonak beldesinde ise HDP çatısı altında seçimlere giriliyor. Öğretmen olan Rıza Büyükkaya HDP’nin adayı. Burada da seçimi kazanmak sürpriz olmayacak. Genel kanı yarışın HDP, CHP ve DSP arasında geçeceği yönünde.
Not: Kolik izlenimlerinde bana eşlik eden Ali Karadoğan ve İmam Tümen’e teşekkür ettiğimi de belirteyim.
HAZIRLAYAN: DOÐAN DURGUN
Şırnak Merkez İlçe Başkanı arazi vitesli arabasıyla bizi bir yerlere götürüyor. Yolun sağında bir Korucu Sığınağı... Bizimki korna çalıyor. Granit taşlardan yapılmış sığınağın alçak kapısından bir baş uzanıyor. Derken bir kaç kişi dışarıya çıkıyor. Burada herkes birbirini tanıyor. “BDP’li daha önce buralara ayak basamıyormuş. Sesleniyor: “Bunlar korucu” diyor. Arabadan iniyoruz. Tepeciği tırmanıyoruz. Yağmur yağıyor. Benim için zor bir yürüyüş. Sığınağın kapısındayız. Bizi beş kişi karşılıyor.
El sıkışıyoruz. Çok alçak sığınak kapısından iki büklüm eğilerek içeriye giriyoruz. Granit kayalardan yontulmuş talşlarla yapılmış. Damı kavak ağaçlarıyla desteklenmiş. Üstü beton. Ortada bir soba. Çevrede bol miktarda çıkarılan kömürle ısınılıyor. İki metreye iki metre ebadında bir hücre.. Dört bir yanında farklı açılara göre hazırlanmış “pencereler” var. Hem gözetleme, hem de atış yapma amaçlı.
İkinci dünya savaşında yapılan “koruganlara” benziyor. Fark şu: Almanların ki betonarmeydi. Kürdistan korcularının ki dağın taşı. Bu iğrenç “nöbet yerinin” bile Ekolojik Toplum paradigmasına uygun bir yanı var. Yarın bu granit taşlarla yapılmış nöbet kuleleri yıkıldığında, onların taşlarıyla evler, yollar, bahçeler yapılacak...Yani koruculuktan insanlığa “geri dönüşümlü” bir yerdeyiz.
Cudi dağına bakan bu korucu sığınağında insan kendini nasıl hisseder? Ben bu soruya, “ne hissettiğini bile bilemez” diye yanıt veriyorum. Çözüm süreci öncesinde bu korucu nöbet yerine girmek ne kelime, yanına yaklaşmak bile mümkün olmazdı.
Onlarla konuşuyoruz.
Daha konuşur konuşmaz, en ağır gerçek ortaya çıkıyor: Az önce ziyaret ettiğimiz ve sarılıp kucaklaştığımız emekli korucubaşının oğlu İsmet karşımızda. O bir korucu. Hemen yan tarafında silahı ve bombaları duruyor. Babası emekli, kendisi “muvazzaf”, ama tıpkı babası gibi konuşuyor: “Utanıyoruz, diyor, benim sekiz çocuğum var” diyor. Başka çok şey söylüyor. “Bir amca çocuğum peşmerge, diğeri gerilla, ben korucuyum” diyor. 1994 yılında korucu olmuşlar.
“Gerillayla çatıştın mı?” diye soruyoruz. Biraz tereddüt ediyor, sonra “çatışma olmadı dersem yalan olur” diyor. “Kan döküldü mü?” diye soracakken vaz geçiyorum. İşin bu kısmı “gerçekleri araştırma komisyonları” göreve başlayınca aydınlanacak. Savaş suçu dışında kalan her şey için helalleşme o zaman gerçekleşecek...
Sonra çay içiyoruz. Şekeri bir küçük dal çubukla karıştırıyoruz.. Karşıki Cudi dağında da gerillalar kimbilir çayı nasıl içiyor.
Birden aklıma “biz buraya belediye seçimleri için gelmiştik” gibi bir şey geliyor. İçi oyla dolu seçim sandığı, içi silahla dolu bu taş sığınakta insanda biraz garip bir duygu uyandırıyor.
İşte o zaman başlıyorum gülmeye...
Artık yola çıkma zamanı geldi. Hava yağışlı, karanlık basmak üzere. Ben hayatımda tek bir gerillayla kucaklaşmadım. Fakat şu berbat sığınaktan çıktıktan sonra, “şimdi bizi esir almayacak mısın?” diye sorduğum korucu, şakayı ciddiye alıyor, bana sarılıyor, ben de onu kucaklıyorum.
“Allahtan medya yok” diye içimden şükrediyorum, ama bakıyorum, bizim Metin fotoğrafımızı çekiyor. “Acaba, bizim vekillerin gerillayla kucaklaşmasını yargılayan devlet gibi, gerilla da beni yargılayacak mı” diye düşünüyorum. Ta uzaktan, Cudi taraflarından sanki bir ses geliyor: Serçevan...
Dışarıda Newroz’un yaklaştığını duyuran nergis kokuları var: Barış yakın gibi gözüküyor. Devletle olmasa bile, Kürdün Kürtle ve Kürdistan halklarının birbiriyle barışı gerçekten yakın...
VEYSİ SARISÖZEN
BDP ilk defa aday gösterdiği Nurdağı’nda iddialı
Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) yerel seçimlerde iddialı olduğu yerlerden olan ve örgütlülüğünü yeni geliştirdiği Antep’in Nurdağı İlçesinde ilk defa bir aday gösterdi. Yüzde 90 belediyeyi alacaklarını belirten BDP Belediye Başkan adayı Şahin Erdoğan, “Bu halk, düzen partilerinin hepsini tanıyor. 30 yıldır ilçede doğru dürüst bir hizmet yapılmadı. Halkta bu durumdan çok usandı” dedi.
1976 yılında ilçe olan Antep’in Nurdağı ilçesinde BDP’nin belediye başkan adayı ise Şahin Erdoğan olarak belirlendi. İlçede parti binasının açılışını yeni yapan BDP, ilçede yerel seçimlere de ilk defa aday gösteriyor. İlçe nüfusunun yüzde 80’ni bölgeden aldığı göçler oluştururken, ilçe halkı pamuk, buğday, şeker pancarı, kırmızıbiber, salatalık ve patlıcan yetiştiriciliği ile geçimini sağlıyor. Verimli topraklara sahip olan ilçede BDP’nin ilk defa aday göstermesi ilçede yaşayan farklı kesimlerde de büyük heyecan yaratırken, bugüne kadar belediye yönetimine gelen sistem partileri halk tarafından tepkiyle karşılanıyor.
‘Partimize yoğun bir ilgi var’
Nurdağı’nda parti binalarını yeni kurduklarını belirten Nurdağı Belediye Başkan Adayı Şahin Erdoğan, yerel seçimlere ilk kez aday gösterdiklerini söyledi. Çalışmalarının yeni olmasına rağmen halktan yoğun bir ilgi gördüklerinin altını çizen Erdoğan, ilçeye bağlı bütün köylerde çalışma yürüttüklerini aktardı. İlçede herkesin BDP’nin temiz siyasetinin farkında olduğunu kaydeden Erdoğan, “Bize karşı yoğun bir ilgi var. Nurdağı’nda 5 parti seçimlere giriyor. Saadet Partisi, CHP, MHP, AKP ve biz varız bu yarışta. Bu halk, düzen partilerinin hepsini tanıyor. 30 yıldır ilçede doğru dürüst bir hizmet yapılmadı. Halkta bu durumdan çok usandı. Bizim temiz siyasetimizin gereği olarak projelerimiz var. Bugüne kadar hiçbir belediyemiz yolsuzluk ve hırsızlıkla suçlanmadı. Bu bizim siyasetimizin ne kadar temiz olduğunu gösteriyor. Yüzde 90 belediyeyi kazanmış durumdayız” dedi.
Her gittikleri yerde iyi bir şekilde karşılandıklarını ifade eden Erdoğan, ilçe için planladıkları projeleri şu şekilde anlattı: “Nurdağı’nı gezdik gördük. İlçenin bir sebze-meyve ve hayvan pazarına ihtiyacı var. Belediyeye geldiğimizde ilk yapacağımız işlerden biri bu olacak. Bir de şehirde çözüme kavuşturulamayan ve çevreye rahatsızlık veren kanalizasyon sorunu var. Bunun için de çözümümüz hazır. İlçenin yolları da sıkıntılı bunun içinde kolları sıvayacağız. Bugüne kadar Nurdağı Belediyesi’nde oturan partilerin çalışmaları sadece kilit taşlarından ibaret olmuştur. Biz bu anlayışı kırarak, ilçeyi geliştireceğiz. BDP olarak, tüm halka çağrımızıdır. Gelin hep birlikte hem kendimizi hem de kentimizi yönetelim.”
İnsanlar BDP ile özgürleşiyor
Aslen Arap olan BDP Nurdağı İlçe Başkanı İzettin Geçgel ise ilçedeki halkların yıllardır ezildiğini ifade ederek, ne kadar farklı kesim varsa hepsinin unutulduğunu söyledi. Geçgel, BDP’nin yürüttüğü temiz siyasetinden dolayı mevcut belediyelerinden kirli bir dosya çıkmadığına işaret etti. Nurdağı Belediyesi’nde Arap, Kürt ve farklı kesimlerden kimsenin bulunmadığını belirten Geçgel, “Düzen partileri belediyeyi kendi aralarında paylaşmıştır. Bu parti halkların kardeş partisidir. Farklı kesimler daha yeni yeni BDP’yi tanıyor. Tanıdıkça da kendini buralı hissediyor. Burada örgütlenmemiz yeni olmasına rağmen halkların bakışı çok sıcaktır. Bize çok yoğun bir ilgi var. Nurdağı’nda kesinlikle kazanacağımıza inanıyorum. Yıllarca BDP insanlara yanlış tanıtıldı. İçine girince insanlar burada kendini daha özgür hissediyor ve kimliğini açıklayabiliyorsun. Birilerine yamamaktansa özgür kimlik her şeyden iyidir” diye belirtti.
NAZIM DAŞTAN/DİHA/ANTEP