AHMET KANBAL/MA/İZMİR
Türkiye’de Olağanüstü Hal (OHAL) süreci ile birlikte toplumsal muhalefetin tüm kesimlerine dönük artan hak ihlallerinden avukatlar da etkilendi. Hukukçu derneklerinin kapatılmasının yanı sıra avukatlar da peş peşe gözaltına alınarak tutuklandı. Son olarak KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı tutuklandı. Avukatların tutuklanmasını değerlendiren kapatılan ÇHD İzmir Şube Başkanı Serdar Gültekin, mahkemelerde eskiden beri, savunmayı yok sayma üzerine kurulu bir düzen olduğunu söyledi. OHAL ilanı ile birlikte savunmanın yok sayılmasının tamamen ayyuka çıktığını kaydeden Gültekin, “Yıllardır avukatların mücadele ederek kazandıkları pek çok hak nerdeyse OHAL ile birlikte yeniden kısıtlandı” dedi.
Avukatlık yapılması engelleniyor
OHAL bahanesi ile avukatların herhangi bir dosyada avukatlık yapmasının engellenebildiği bir süreç olduğunu belirten Gültekin, tek bir savcı kararı ile avukatların bir dosyadan men edildiği bir dönem olduğunu söyledi. Bunun örneklerinin de olduğunu belirten Gültekin, İstanbul’da 110 avukatlık bir listenin oluşturulduğunu söyledi. Benzer listelerin farklı kentlerde de ortaya çıktığını kaydeden Gültekin, politik davalara bakan avukatların politik dosyalarda avukatlık yapılmasının engellenmek istendiğini ifade etti. Bazı avukatların Türkiye’nin genelindeki politik davalarda avukatlık yapmasının engellendiği yönünde savcılık kararları hazırlandığı duyumları da aldıklarını belirten Gültekin, hakkında “2911 Sayılı Kanuna Muhalefet” gerekçesi ile soruşturma olan avukatların dahi politik dosyalardan kısıtlandığını ifade etti. Türkiye’de toplumsal olaylara duyarlı her avukat hakkında birden fazla “2911 Sayılı Kanuna Muhalefet” gerekçesi ile dosya olduğunu kaydeden Gültekin, siyasi dosyaların avukatsız bırakılmak istendiğini kaydetti.
Kanunsuzluk olağan olmuş
Avukatların alınan kararlarla avukatlık yapmasının engellendiğini aktaran Gültekin, dosyalar arasında herhangi bir bağlantı olmamasına rağmen yapılan uygulamanın hukuksuzluk olduğunu söyledi. Kanuni bir temel olmadan işlem yapıldığını aktaran Gültekin, “Türkiye’de kanunları uygulamama hali bir tür kanun haline getirilmiş olarak duruyor. Hem kolluk, hem Anayasal Büro denilen bölümün savcıları, hem de Sulh Ceza Hakimlikleri kanunsuzluğu olağan hal haline dönüştürmüş durumdalar. Bunlar savunmayı neredeyse imkansız hale getiriyorlar” dedi.
Avukatlara dönük gözaltı ve tutuklama operasyonlarının serileştiğini de kaydeden Gültekin, yapılan operasyonlar ile birlikte hakkında kısıtlama olmayan avukatların da kısıtlanmak istendiğini belirtti.
Savcılıkların durumunu “Kolluğun dümen suyundalar” diyerek aktaran Gültekin, kolluğun istediklerinin her zaman yapıldığını söyledi. Her şeyin kolluğun inisiyatifinde geliştiğini kaydeden Gültekin, avukatlığın, savunmanın gittikçe daha da zorlaştığını aktardı. “Ne kadar çok baskı varsa o kadar çok da direnme olacaktır” diyen Gültekin, “Gerçek hukukun egemen olduğu bir dönem elbette gelecektir. İnanıyorum ki o gün geldiğinde bizler yargılayan tarafta olacağız” dedi.