
Raporda, Kuzey ve Güney Amerika kıtalarındaki hükümetlerin kârı, binlerce yerli halkın fiziksel ve kültürel olarak hayatta kalmasının önüne engel koyduğuna dikkat çekti. Af Örgütü Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Kampanyası Sorumlusu Mariano Machain, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: "Ülkeler, yerli halkları etkileyen kararları verirken, onları sürece daha başında dahil etmek zorunda. Bu zorunluluğu göz ardı etmek sadece kötü niyet, güvensizlik ve kutuplaşma iklimi yaratır. Bu durum da sosyal huzursuzluk ve çatışmaya yol açar. Mega projelerin, yerli topluluklar üzerinde büyük olumsuz etkileri olabiliyor. Bu projeler, sadece bu toplulukların özgür, öncelikli ve bildirimli rıza göstermesi söz konusu ise hayata geçirilmelidir." Ekvator'da yaşayan Sarayaku yerli topluluğuna danışılmadan hayata geçirilen bir petrol projesi yüzünden tarihlerinden kalan toprakların bazı parçalarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalındıklarına dikkat çeken Machain, "Bu topluluk konu ile ilgili bölgedeki en üst düzey merci olan İnter-Amerika İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu" diye aktardı.
Yerli halkların yaşamları alt üst oluyor
Kuzey ve Güney Amerika'da bulunan ülkeler, yerel toplulukları etkileme ihtimaline rağmen doğal maddeleri işlemeye yönelik sanayilerinin eylemlerini kontrol altına alma konusunda başarısız olduklarının altını çizen Machain, "Kanada merkezli Goldcorp Şirketi, 2003'ten bu yana Guatemala'nın San Marcos bölgesinde bir maden işletiyor. İnter-Amerika İnsan Hakları Mahkemesi'ne göre o bölgede yaşayan en az 18 yerli Maya topluluğu doğrudan ya da dolaylı olarak madenden etkilendi. Topluluk üyeleri, hava kirliliğinden aile için bölünme ve proje konusunda eleştirel olanların taciz edilmesine kadar, her yönüyle yaşamları alt üst oluyor" dedi. Machain, ekonomik gelişmenin insan haklarına saygı duymaya katkı sağlaması gerektiğini vurguladı.
Raporda görüşüne yer verilen San Miguel Ixtahuacán'dan yerli bir kadın olan Carmen Mejía ise, "Şirket burada, bizim bölgemizde, bize yalan söyleyerek yasa dışı bir şekilde faaliyet göstermeye başladı. Çünkü bizimle hiçbir şekilde fikir alışverişinde bulunmadılar, bu kadar olumsuz etkileri olacağını, bu kadar çatışma yaratacağını hiç söylemediler" diye kaydetti.
Uluslararası Af Örgütü, Kuzey ve Güney Amerika'daki ülkelere, yerli halkla fikir alışverişinde bulunma ve özgür, öncelikli ve bildirimli rıza gösterme hakkını bir gerçeklik haline getirmek ve insan haklarının daha fazla ihlal edilmesini engellemek için somut adımlar atılması gerektiği çağrısında bulundu.
FRANKFURT