
Kitap, 1968’ler dünyasının protest halk müziği efsanesi Amerikalı şarkıcı ve şarkı yazarı Joan Baez’in bir sözü ile başlıyor: „Müziğe iki yaklaşım vardır. Biri, ‘Adamım, ben bir müzisyenim ve siyaset ile hiçbir alakam yok. Bırak kendi işime bakayım.’ Diğeri de, ‘Müzik, dünyayı kurtaracaktır...’ Bence müzik bu iki yaklaşımın arasında bir yerde.“
Bir Garip Meyve
Lynskey, kitabında her bir şarkıyı üretildiği toplumsal bağlam içinde değerlendiriyor. Örneğin, Yahudi komünist Abel Meeropol, linç edilmiş iki siyah erkeğin resmini gördükten sonra 1939 yılında „Strange Fruit/Garip Meyve“ şarkısını yazar. Şarkı, ABD’nin aşırı ırkçılığına karşı ilk şarkılardan biri oldu. Güçlü sesiyle Billie Holiday’in seslendirdiği şarkıda şöyle deniyor: „Güney ağaçları garip bir meyve taşıyor/ Yapraklarında kan ve kökünde kan/ Kavak ağaçlarında sallanan Siyah Bedenler.’’
Lynskey’nin belirttiği gibi, „Strange Fruit“, sadece ilk protest şarkılardan biri değildi; aynı zamanda eğlence arenasına yönelik ilk politik mesajlardan biriydi.
Kitap, Woody Guthrie, Pete Seeger ve Bob Dylan’ın çalışmalarına ve yaşamlarına bakarak, politik şarkıların ABD’deki etkisine odaklanıyor. Özellikle 1960’larda sivil haklar ve savaş karşıtı hareketlerde politik şarkıların başarılı olduğu görülüyor. Yine, James Brown, John Lennon, Gil Scott-Heron ve Crosby, Stills, Nash ve diğerleri arasında Young’ın şarkılarını inceleyerek, toplumdaki bölünmeleri araştırıyor.
‘Siyahım gururluyum’
James Brown, o dönem halihazırda bir yıldızdı ve siyahların haklarına dönük bireysel çalışmaları vardı. Fakat onun muhafazakarlığı, dönemin giderek büyüyen radikal dalgasına uymuyordu ve Brown, daha radikal bir çıkış yapma zorunluluğu hissetti. Ardından „Yüksek Sesle Söyle; Siyahım ve Gururluyum /Say it Loud, I’m Black and I’m Proud” isimli şarkısı ile büyük bir hit oldu. Brown, daha sonra şarkı beyaz dinleyicisini kaybetmesine yol açtığı için şikayet edecekti.
Savaş karşıtlarına şarkı
Neil Young, 1970 Mayıs’ında Kent eyaletinde Ulusal Muhafızlar tarafından dört öğrencinin öldürmesine tepki olarak, „Ohio“ şarkısını yazdı. Bu öğrenciler, Kamboçya’daki savaşın ABD ordusu tarafından uzatılmasını protesto etmişlerdi. Onların ateş edilerek öldürülmesi, ülke genelinde öğrenciler tarafından protestolarla karşıl- andı. Ancak ABD, savaş yanlısı gösteriler ve savaş karşıtı protestocuların eylemleri ile derinden kutuplaşmıştı. Özellikle, sağcı Richard Nixon’un 1972 yılında yeniden seçilişi sağın gücünü onaylamış ve birçok sanatçı da dahil olmak üzere soldaki pek çok kişiyi hayal kırıklığına uğratmıştı. Bu yine de protest şarkının sonu değildi ve 1970’lerin sonları ile 1980’lerin başı İngiltere’de punk’ın ve ABD’de rap’in doğuşuna sahne oldu. The Clash ve Grandmaster Flash gibi gruplar sayesinde punk ve rap, gençler ve siyahlardaki yabancılaşmayı, hayal kırıklığı ve baskıyı belgeledi.
Lynskey’nin ‘’Dakikada 33 Devrim kitabı, Rage Against the Machine, The Manic Street Preachers ve Green Day gibi politik sanatçıları incelemesiyle sonuçlanıyor.