Ağrı’dayız (Agirî). Sırrı Sakık’ın Fırat Mahallesinde bir halk toplantısına tesadüf ediyoruz. Kahve tıklım tıklım. 300 kişi var neredeyse. Herkes ayakta. Kadın erkek genç yaşlı çocuk bütün mahallle burada. Ardından söyleşi için buluştuk. “Vekillikten Belediye Başkanlığına geçiş”in nedenini sorar sormaz, Sakık şöyle başladı: “Ben Ağrı’da belediyeciliği veya bu görevi şunun için kabul ettim. Ağrı veyahutta Serhat Bölgesi bir bütün olarak, bu mücadelede en ağır bedel ödeyen bir bölge ama siyaseten de hak ettiği noktada değil.  Ağrı’da gittiğim evde bir anne iki gerillanın resmini getirdi. Çocuklarıymış. Üniversite okuyorken 6 ay önce dağa gitmişler.”

Sakık “özeleştiri” de yapıyor. “Biz de Serhat’ı ihmal etmişiz.” Böyle bir “özeleştiri” yapınca da, Ağrı‘da bu büyük sorumluluğu yüklenmek farz olmuş. “Özeleştiri lafla olmuyor, neyi eksik yapmışsan, o eksiği tamamla”... Sakık tamamlamak üzere Ağrı görevine “serçevan” demiş...

Ankara artık yönetemiyor

“Bizim için Belediye demek, yerinden yönetim, özyönetim yani demokratik özerkliktir” diyor Sakık ve şunları ekliyor: “Ankara artık bu ülkeyi yönetemiyor. Eğer zaten yerelden yönetim olsa demokratik özerklik olsa burada herkes bir oto kontrol sistemini uygular ve kimse yolsuzluğa ve hırsızlığa bulaşmaz. Bizim belediyelerimiz aslında bir miktar da bunu yaptılar. Bizim bütün belediyelerimiz mercek altında. O müfettiş gider bu gelir, ama hiçbir belediyemiz yolsuzlukla suçlanmadı

Çözüm süreci de oylanacak
Sırrı Sakık, “kazanacağız” diyor. “Yani halk kazanacak.” O Ağrı’da seçimin kazanılmasında Kürt Halk Önderi Öcalan’ın başlattığı çözüm sürecinin büyük bir rol oynayacağına inanıyor. “BDP İmralı ile görüşmeleri sağlıyor sonra geliyor hükümetle görüşüyor. Sonra Kandil’le görüşüyor. Bunlar bizim açımızdan çok önemlidir. “Bu müzakere sürecinde Kürdistan halkının ciddi bir şekilde bu sürecin aktörlerine destek sunmaları lazım”. Bu açıdan Ağrı’da verilecek oylar “Öcalan’la birlikte barışa mı, yoksa Erdoğan’la birlikte kaosa mı“ sorusuna yanıt olacak. Sakık, “Bu seçimlerde Öcalan’ın başlattığı çözüm süreci de oylanmış olacak” diyor.

Bu hal AKP’nin ayıbı
Sakık, iş Ağrı’ya gelince yeniden samimi bir öfkeyle konuşuyor: “Bakın burada doğal gaz şehrin altından geçiyor. Buradan geçiyor İstanbul’a gidiyor bu kent doğal gaz alamıyor. Bu kent Türkiye’nin en kirli hava koşullarında yaşıyor. Bu kentin siyasetçileri bu konularda kötü bir sınav vermişler. Bu konuda halk artık sesini yükseltmeye başladı. Şimdi bir lütuf olarak geliyor bunları sunmaya çalışıyor. Size doğal gaz. Yahu zaten benim kapımdan geçen doğalgaz eğer bu saate kadar gelmemişse senin ayıbın.”  
“Yani siz devletle yarışıyorsunuz?” diyoruz. Sakık kararlı: “Evet. Benim muhatabım burada belediye başkanı falan değil yerel siyasetçiler değil. Biz burada devletle burada hükümetle yarışıyoruz. Bu seçimler onların felaketi olacak. Belediyeyi AKP yandaşlarının belediyesi olmaktan çıkaracağız. Halkın belediyesi olacak. Burası sadece BDP’lilerin ya da sadece Kürtlerin belediyesi olmayacak. Burası burada yaşayan herkesin belediyesi olacak. Biz burada yaşayan herkesin güvencesi olacağız.  

30 Mart’ta Ağrı’dan mesaj geliyor

Sırrı Sakık: “Ama şunu da söyleyeyim A’dan Z’ye sorunlu bir kent. Gittiğimiz her yerde sizden talepler bitmiyor. Halk bizden büyük bir beklenti içinde ama biz açıkça söylüyoruz. Biz yapamayacağımız hiçbir şey için taahhütte bulunmayız. Buradan 30 Mart akşamı dilerim en iyi sonuçla çıkarız. Buradan Türkiye halklarına, Kürtlere, Avrupa’ya bizim bütün dostlarımıza Serhat’ın mesajını ileteceğiz. Uzun süredir beklenen ama bir türlü netice alınmayan mesaj 30 Mart akşamı Ağrı’dan gidecek.”

Halk hesabı sandıkta soracak
Mukaddes Kubilay’la karşılaştığımızda “ayağı kırıktı”. Yalnız savaşta “gazi” olunmuyor. Seçim “mücadelesinde” de “gazi” olunuyor. Ama o buna aldırmadan seçim kampanyasını aksatmıyor. Biz onu evinde ziyaret ediyoruz. Mukaddes Kubilay deneyimli bir Belediyeci... İki dönem Doğubayazıt’ta başarılı bir Belediye Başkanlığı yapmış. Halk onu seviyor. Parti nereye “git” derse oraya gitmiş. Doğubayazıt, Ankara, İzmir, Kars derken, kendisini yeniden Belediye Eşbaşkan adayı olarak Ağrı’da bulmuş. Konusuna hakim.

Özerkliği halk istiyor

“Bu açıkça söylemek gerekirse sadece bir belediye seçimi değildir. Bunu tüm Ağrılılara da açıkça söylüyoruz. Yıllardır kendi kendini yönetemeyen ve kendisini işte atıl durumda bırakan bir sistemle boğuşan bir halk söz konusu. Her şeyden önce Kürtlerin birliği. Artık Kürtlerin biz de varız biz de kendi kendimizi yöneteceğiz düşüncesi de ortaya çıkıyor. Tabi ki demokratik özerkliğin alt yapısını inşa noktasında halkla ortaklaşıyoruz. Ağrı’da Kürt toplumu çok büyük bir çoğunluğu oluşturuyor. Ama onun dışında farklı halklardan toplumlar da var. Burada Azeriler, Terekemeler, Türkler de var. Bu toplumların da kendi kültürlerini kendi yaşamlarını kendi sorunlarını paylaşabileceği bir oluşum söz konusudur. Tabi bununla beraber yine kooperatiflerin oluşumudur. Komünlerin oluşumudur. Yine işte inanç komisyonudur. Yani açıkçası demokratik özerkliğin inşasında yapılması gereken bütün çalışmaların burada esas alınması gerekiyor.”


AKP adayı Erdoğan’ın ‘ceketi’!
Kubilay mevcut AKP’li belediyeyi gülümseyerek eleştiriyor. Çünkü AKP adayını ciddiye almıyor. Başbakan’ın “Ağrı’ya ceketimi koysam seçilir” söylentisi yüzünden, ne zaman AKP adayından söz edilse, halkın aklına “ceket” geliyor.  Sakık gibi onun da asıl muhatabı AKP ve Başbakan. Şöyle diyor:  “AKP bundan önceki dönem 5 milletvekili çıkarttı Ağrı’dan. Vaat ettikleri hiçbir şeyi yerine getirmediler. Daha sonra da 3 milletvekili kazandı. Yetmiyormuş gibi iki dönemdir Belediye de ellerindeydi. Halk bunların samimiyetsizliğini yeterince gördü. İkiyüzlülüğünü gördü. Güvensizlik had safhada. Belediye Başkanı Erdoğan’ın burada düzenlediği mitingde yuhalandı. O yuhalanırken bile ‘siz oyu Ali’ye Veli’ye değil bana vereceksiniz’ diye konuşma yaptı.” Artık anlaşıldı: Ağrı’da halk, bir eli yağda, öteki eli “ayakkabı kutusunda” olan Erdoğan’a değil, “Alilere, Velilere”, yani kendi kendisine verecek...

‘Serok Apo’ya teşekkür’
Doğubayazıt’da (Bazîd) BDP’nin oyu yüzde 67, bu seçimde hedef yüzde 80. Zaten kente girer girmez bunu hemencecik fark ediyorsunuz. Ayağımızın tozuyla ilkini Ağrı Dağı’nda yaptıkları Newroz kutlamalarının ikincisine rastlıyoruz. Beldiye’nin önündeki meydanda konuşmalar, Newroz ateşi, halaylar, zılgıtlar ve Bijî Serok Apo sloganları birbirine karışmış adeta bir bayram havası var.
Ağrı’da çoğu Doğubayazıt’lı olmak üzere 500 kişiyi aşkın şehit var. 2000 kişi de gerillaya giden… KCK adı altında 150 kişi tutuklanmış. Bunlardan 30 kişisi hala içeride. Durum böyle olunca Barış anneleri Şerife Kaya, Fatma Yıldız, Sabiha Şahin ve Bedizaman Özbay ile Belediye Binası’nda buluşuyoruz. Şerife Kaya’nın 3 şehidi var. Oğlu Yıldırım Kaya, 4 yıl önce, kaynı Hanifi Kaya ve kardeşi Ercan Kaya da 90’lı yıllarda şehit düşmüş. Fatma Yıldız’ın oğlu Hüseyin İldizdir 2012’de Şemdinli’de şehit düşmüş onun naaşı buradaki şehitlikte. Bedizaman Özbay’ın oğlu 90’lı yılların başında Süphana Jurin köyünden sınırı geçerken şehit düşmüş. Abileri şehit düşünce kızları Yıldız ve Sinem de gerillaya katılmış. Sabiha Şahin’in oğlu ise 1994’te şehit düşmüş.
Anneler öfkeli: “Tayyip bize yalan söylemesin. Biz barış istiyoruz. Asker veya gerilla ölmesin istiyoruz. Onun oğlu şehit düşmedi. Serok Apo’ya bu süreci başlattığı ve kanı durdurduğu için çok teşekkür ediyoruz. Serok Apo’nun, gerillanın, çocuklarımızın izindeyiz. Bu seçimler çok iyi geçecek. Hala oyunu vermeyen varsa imansızdır.” Annelerle kalkıyoruz şehitliğe Hüseyin İldizdir’i ziyarete gidiyoruz. İldizdir’in şahsında tüm demokrasi ve özgürlük şehitlerini anıyoruz.

Doğubayazıt emin adımlarla yürüyor
Doğubayazıt’ı üç dönem kadınlar yönetmiş. Ağrı Eşbaşkan adayı Mukaddes Kubilay’dan görevi devralan Belediye Başkanı Canan Korkmaz ve şimdiki Eşbaşkan Adayları Delal Tekdemir ve Murat Rohat Özbay’la buluşuyoruz. Eski belediye Başkanları ve yeni Eşbaşkan Adayları kolkola Belediye’yi yüzde 80’le almak için gece gündüz çalışıyor. Başka partiler de böyle durumlarda birbirlerinin gözlerini oyarlarken burada durum bu… Mukaddes Kubilay ise Ağrı’da. Diğer Eşbaşkan adayları ve belediye başkanı bize şunu söylüyor: Bu dönemden yarım kalan işlerin tamamı tamamlanacak. Demokratik Özerklik yolunda Belediye adeta yerel hükümet gibi çalışacak. Doğubayazıt ne yapacağını biliyor.   

HAZIRLAYAN: OÐUZ ENDER BİRİNCİ