
Yıllardır devletin ve yerel yönetimlerin boş vaatleri ile kandırılan, hizmet adına hiçbir şeyin ortaya konmadığı Agirî’de (Ağrı) halk, 10 yıldır belediyeyi yöneten AKP’den artık umudunu kesmiş durumda. Muş Milletvekili Sırrı Sakık ile 10 yıllık yerel yönetim deneyimi olan Mukaddes Kubilay’ı eşbaşkan adayı gösteren BDP’nin 30 Mart’ta seçimlerden zaferle ayrılacağını birçok kesim dile getiriyor. Sakık, Ağrı‘da kentin tüm yönleriyle iflas ettiğini ve göreve gelir gelmez ilk işlerinin kanayan yarayı durdurmak olacağını belirtirken, Kubilay ise eve kapatılan Ağrılı kadınlarla birlikte kenti yöneteceklerini vurguladı.
Birçok alanda Türkiye’nin ve bölgenin “en geri kalmış şehri” diye anılan Agirî’de yerel seçimler öncesi büyük heyecan hakim. Son 10 yıldır AKP’li yerel yönetim tarafından yönetilen kent, en işlek caddeleri, sokakları ve mahalleleri ile harabeyi andırıyor. Toplanmamış çöpler, çamur ve su içindeki yollar, hava ve görüntü kirliliği, yoksulluk, yolsuzluk gibi birçok sorunun herkes tarafından dile getirildiği kentte, halk 7’den 70’e AKP’li belediyeye tepkili. Belediye, temel görevlerini dahi yerine getirmezken, yolsuzlukların tavan yaptığı iddialarına ek olarak belediye çalışanlarının aylardır maaşlarını alamaması, yine 100 milyon TL borcu olduğu dile getirilen belediyeye borçlarından dolayı haciz gelmesi de halkın gündeminde. Şehrin en işlek yerlerinden Eski Van Caddesi’nde 5 seçim boyunca AKP’ye oy veren giyim mağazası sahibi bir esnafın, hemen dükkanının önünde aylardır temizlenmeyen buzu ve çamuru göstererek, belediyeye tepki gösteriyor. Yerel seçimlerde ailece BDP’ye oy vereceklerini söyleyen esnaf, halkın AKP’li belediyeye duyduğu öfkeye örnek teşkil ediyor.
İki deneyimli isim: Sakık ve Kubilay
Tüm iktidar olanaklarını elinde bulundurmasına rağmen belediyenin en temel görevlerini dahi yerine getirmemesinin halkta yarattığı tepkiyi ismini vermek istemeyen AKP’li seçmenler de dile getiriyor. Tüm yaşananlara rağmen halen AKP’ye oy vereceklerini söyleyen seçmenler ise belediye başkan adaylarından herhangi bir beklentilerinin olmadığını, tek amaçlarının iktidardan düşürmek istenildiğini düşündükleri Başbakan’a destek vermek olduğunu söylüyor. Yerel seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılan parti ise yıllardır siyasetin içinde olan ve halkın büyük bir sevgi ile karşıladığı Muş Milletvekili Sırrı Sakık ile iki dönem Doğubayazıt’ta başarılı bir belediyecilik örneği ortaya koyan Mukaddes Kubilay’ı aday gösteren BDP. Kamuoyu yoklamaları da BDP’nin kentte en az yüzde 50 oy alacağını öngörüyor. Hemen her etkinlikleri miting havasında geçen belediye eşbaşkan adayları, kentin mevcut halini, seçim çalışmalarını ve zaferle ayrılacaklarına inandıkları 30 Mart’tan sonra hayata geçirecekleri projelerini anlattı.
‘AKP kaybedeceğini anlayınca…’
Aday gösterilmelerinin hemen ardından, daha o güne kadar belediyeyi kesin olarak alacaklarına inanan AKP’yi bir anda telaş sardığını ifade eden Sırrı Sakık, seçim bürolarına yapılan saldırılara ve neredeyse tamamını BDP’li seçmenlerin oluşturduğu Yüzüncü Yıl Mahallesi’nde son birkaç hafta içinde 21 aracın ateşe verilmesine dikkat çekti. Devleti iyi tanıdıklarını, başvuramayacağı hiçbir yöntemin olmadığını dile getiren Sakık, “Polisin cirit attığı bir mahallede 21 aracı birkaç gecede yakıyorlar. Halkımız da devlet de bizi tanıyor. Saldırıya pabuç bırakmayacağımızı, saldırılara sessiz kalmayacağımızı herkes biliyor” dedi.
Hiçbir partiyi düşmanları olarak görmediklerinin altını çizen Sakık, bu tür girişimlere en güzel cevabın seçim sandıklarında BDP’ye bloklar halinde oy verilmesi olduğunu kaydetti. Kendilerine dönük kara propagandaların da başlatıldığına değinen Sakık, şunları söyledi: “Şu korku halk arasında yayılmak isteniyor; İşte BDP’nin kazanması halinde kepenklerin sürekli kapatılacağı, şiddetin burada kol gezeceğini söylüyorlar. İlk günden bu yana söylüyorum, bize şiddet uygulandı. Halkımızı zora dayalı bir eyleme sokmamız mümkün değildir. Ama şuna da inanıyoruz. Devletin şiddetine halk kendi inisiyatifi ile tepki gösterirse buna da saygı duyarım. Bizim hayatımızda zora dayalı bir eylem türü olmayacaktır.”
Seçimlere atfettikleri öneme ve aday olmasındaki amaca da değinen Sakık, “Kürtler ilk kez mücadeleden müzakereye bir süreç yaşıyor. Sayın Öcalan’ın silahlar miadını doldurduğu, demokratik zeminde mücadele yürütüleceği yönündeki tarihi çağrısının yaratılması için buradayız. Eğer benim Ağrı’da belediye başkanı gibi bir talebim varsa demokratik zemine katkı adına buradayım, bu projenin hayat bulması için buradayız” dedi.
‘Belediyecilik iflas etmiştir’
“Bu şehir yaralı bir şehir, kan kaybeden bir şehir. Şehircilik adına hiçbir şeyin olmadığı bir yer” diyen Sakık, kentin alt yapı, yol, çevre düzenlemesi açısından tamamen iflas ettiğini söyledi. Sakık, “Sokaklar çamur deryası. Bu şehir belediyecilik konusunda iflas etmiştir. Türkiye’nin en yoksul illerinden biri, işsizlik, yolsuzluk alabildiğine dorukta. Devlet hastanesinde iki hasta bir yatakta, doktor sıkıntısı var. İnsanlar göçebe hayatı yaşıyorlar. Böyle bir yoksul kentteyiz. Tüm boyutuyla kan kaybeden bir kentte. Biz de bu kanı durdurmak, bu yaraları kapatmak için buradayız” dedi.
Halkın kentlerini bağrına bastığını, bu destekle Ağrı’da 30 Mart’ta damga vuracaklarını dile getiren Sakık, şu değerlendirmede bulundu: “Sadece Ankara’ya değil Diyarbakır’a da mesajımız olacak. Halkımızın büyük bir ilgisi var, halkımızın susamışlığı var. Birlikteliğe büyük ihtiyacı var. Bir haftadır her gün aşiretlerin önde gelenleri, kanaat önderleri, partiye akın ediyorlar. Biz evimize geliyoruz diyorlar, özeleştirilerini veriyorlar. Bu parti hepimizin partisidir. Ben sadece yerel politika için gelmedim, genel politika için de buradayım. Barış sürecinin daha da geliştirilebilmesi için buradayım. Sayın Öcalan’ın barış müzakeresinde güçlenmesini istiyoruz. Hala bir müzakere yok, ama bir diyalog var. Bu da önemli. İnanıyorum bu seçimlerden sonra müzakereye de dönüşür. Bu konuda BDP’nin aktif rolünü görebiliyoruz. 30 Mart’ı bu şekilde değerlendiriyoruz.”
‘Amacımız halkı harekete geçirmek’
1999-2009 yılları arasında Bazîd’da (Doğubayazıt) belediye başkanlığı yürüten, BDP Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu üyeliği yapan Mukaddes Kubilay ise partisinin önerisi ile Ağrı’da belediye eşbaşkan adayı olarak gösterildiğini belirtti. Geçen günlerde seçim çalışmaları sırasında düşmesi sonucu ayağı kırılan, ancak buna rağmen ayağındaki alçı ile seçim çalışmalarına ara vermeden devam eden Kubilay, belediye başkanlığı döneminde Bazîd’ta halkla oluşturdukları bütünlüğü ve kadınlarla ortaklaşarak yerelde oluşturdukları iradeyi Ağrı’da da hayat geçirmek istediklerini dile getirdi.
Temel amaçlarının kenti halkla birlikte yönetmek olduğunun altını çizen Kubilay, “Amacımız yereldeki halkı harekete geçirerek demokratik ve özgür belediyeler yaratmak. Halkın kendi kendisini yönettiği bir sistemi yaratmak. Dürüst, şeffaf, katılımcı belediyeleri yaratmak. Bizim şiarımız hem kendini hem de kentini yönetmektir. Mevcut olan yereldeki sorunları halkla bütünleşerek çözüm üretmektir amacımız. Eşbaşkanlık sistemi çok önemli bir sistemdir. Önderliğin projesidir. Eşbaşkanlık sistemi demokrasinin ayaklarından biri olacak, eşit temsiliyet olacak. En önemlisi yereldeki sorunları açığa çıkartıp çözüm üretmek ve bu çözümlere halkı ortak etmektir” dedi.
‘Belediyeye rant gözü ile bakıyorlar’
Yerel yönetim deneyiminden yola çıkarak Ağrı’daki belediyeciliği değerlendiren Kubilay, “Çok ciddi sorunlar var. Belediye dediğinde ilk olarak hizmet geliyor. Belediye dediğimizde akla kadın ve gençlik geliyor, kültür ve dil geliyor. Bunların da belediyeler aracılığıyla hayata geçirilmesi lazım. Biz burada büyük bir başarıyla çıktığımızda bunları hayata geçirmek temel görevlerimizdir. Aslında alt yapı, imar, kanalizasyon, su, yol, yeşil alanlar ve bu gibi şeyler bizim temel görevlerimizdir. Yapmamız gereken çok şey var. İki dönemdir iktidar partisi taş üstüne taş koymamış. 1999 döneminde aldığımız belediye ne yapmışsa odur. O belediyeler nasıl rant sağlarım, nasıl zenginliğime zenginlik katarım mantığıyla geliyorlar. Ama bizim belediyeler daha şeffaf ve halkçı” diye belirtti.
Kadın öncelikli belediyecilik
Ağrı’da kadınların eve kapatılmışlığına ve feodal yapıya dikkat çeken Kubilay, “BDP’ye çok büyük geri dönüşümler oluyor. Bu bizleri sevindiriyor. Kadınlar, ‘Biz bugüne kadar kendi kendimize oy vermedik, ama bu süreçten sonra kendimize oy vereceğiz’ diyorlar. Belediyelerde kadın temsiliyeti varsa kadınlar rahatlıkla belediyelere gelip kendi dertlerini söylerler. Biz bu alanları boş bıraktık. Buralarda çalışma yapmamışız, kendimizi anlatamamışız. Aşiretlerin, feodal yapısına maruz kalan kadınlar bir şeyler yapmak istiyor. Eşbaşkanlık sistemi kadınlar için bir umut oldu. Dört duvar arasına çıkmayan ve evinin, eşinin kölesi olan kadın söz konusu. Biz anlattıkça, kadını ikna ettikçe kadın bunun farkına varıyor. Kadın eşbaşkanların olmasıyla kadınlar daha da umutlanıyor. Kadınların ekonomik durumları olmadığı için AKP onları bunla korkutuyor. Eğer kazanmazsa onlara verilen yardımların kesileceğini söylüyor. Onun için kadınlar bir az tedirgin” dedi.
Kubilay, kadınlara dönük projelerini ise şöyle sıraladı: “Kadınlarla ilgili semt pazarı yapmak ki bununla ilgili belediyelerimizin çalışmaları var. Kadının kendi ürettiği, emek ürünlerinin pazarlamasını yapıp, satışa sunup, ekonomisini de geri dönüşüm olarak kazanabilecek projelerimiz var. Kadın kooperatifleri projelerini anlattığımızda kadınlarımız çok umutlanıyorlar. Yine kadınların eğitimi ve kadınlara yönelik sağlık birimlerinin açılması. Biz eğer bazı şeyleri değiştirebileceksek kadın öncülüğünde olabileceğini düşünüyoruz. Kadınların özgürleşmesi bir toplumun, bir halkın özgürleşmesidir. Biz bundan sonra bu kadınları yalnız bırakmayacağız. Sadece seçime endeksli çalışmıyoruz. Belediyeyi aldığımızda birinci derecede yapılması gereken kadının biraz sahiplenilmesi ve kadının özgürleşmesi olacak.”
HAZIRLAYAN:FERHAT ÇELİK/AHMET TAŞTAN - DİHA/AGIRÎ