Fransa Komünist Partisi (PCF), Şubat ayında Kürdistan ve Türkiye'ye yaptığı ziyaretin ardından, Kürt sorununun çözümü için girişimlerini artırdı. AGİT Parlamenter Asamblesi’ndeki Fransız Delegasyonu üyesi Michel Billout, 22-24 Şubat tarihleri arasında Viyana’da yapılan toplantıda Kürt sorununu ve AKP Hükümeti'nin baskılarını gündeme getirdi. Billout, 2010’da imzalanan Astana Deklarasyonu’nun 6. paragrafını hatırlatarak konuşmasına başladı. Sözkonusu paragraf şöyle diyor: “Kesin ve geri alınmaz bir şekilde insani boyut alanında alınan angajmanların tüm katılımcı ülkeler için doğrudan ve meşru endişe konuları olduğunu ve sırf ilgili devletin içişleri olmadığını belirtiyoruz. İnsan haklarına, temel özgürlüklere, adil ve özgür seçimler ile hukuk devleti dahil demokrasiye tam saygıyı güvenceye almak için bize yardım eden sivil toplum ve bağımsız medyanın oynadığı önemli role değer veriyoruz.”

Kürt inkarı sürüyor

Bu paragrafı referans gösteren Billout, üyesi olduğu AGİT Meclisi'nde 2008’den bu yana Kürt sorununun gündeme gelmemesini eleştirdi. Türkiye'nin Kürt karşıtı politikalarına dikkat çeken Billout, “Bir an, Türkiye nüfusunun çeyreğine yakınını temsil eden bu halkın temel haklarının tanınması yönündeki ilerlemelerin 100 yıllık bir inkar ve son derece sert baskıdan sonra gerçekleşebileceğini umabildik. Ama 2009’daki belediye seçimlerinden sonra, zulme yeni bir yer açmak için her şey durdu” diye konuştu.

Baskı, iç savaşı tetikliyor
Billout ayrıca, KCK adı altında yapılan operasyonlar nedeniyle binlerce insanın cezaevlerine atıldığını; bunlar arasında kadın ve çocukların olduğunu hatırlattı. Billout, cezaevlerindeki gazeteciler, seçilmişler, hukukçular, sendikacılar ve insan hakları savunucularına da dikkat çekerek, çok sayıda ağır hasta tutuklunun tedavisinin reddedildiğini vurguladı.
Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye yaptığı ziyareti hatırlatarak, bu ziyaret sırasında da tanık oldukları yüzlerce gözaltıyı aktaran Billout, “Bu yöntemle hareket etmenin sadece meşru taleplere cevap bulmayı sağlamadığı gibi, bir iç savaşı ateşleme riski olduğunu da düşünüyorum'' dedi.
Billout konuşmasının sonunda, bu nedenle AGİT'in soruna el atmasını ve Türkiye'nin yürürlükteki cezaevi ve adli isteme uygun davranmamasından dolayı konunun Temmuz’da Monaco’da sunulacak rapora eklenmesini talep etti.

ANF/PARİS




PCF Öcalan'a özgürlük istedi


PCF Ulusal Sekreteri Pierre Laurent de Öcalan'a özgürlük taleplerine destek vererek Öcalan'ın çözüm için tek muhatap ve müzakereci olduğunu söyledi.
Aynı zamanda Avrupa Sol Partisi Başkanı da olan Pierre Laurent, BDP Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş’a yazdığı mektupta, Öcalan’ın özgürlüğü istemini paylaştı. Mektubunda Kürdistan'daki baskılara dikkat çeken Laurent, şunları ifade etti: ''Heyetimizin Diyarbakır ve Van'da birçok kesimle yaptığı görüşmelerde, en barbar şiddet yöntemleriyle uygulanan bir baskının boyutları gözlendi. Bu medyatik sessizlik duvarını Fransa’da kırmak ve sizinle politik dayanışmayı daha da genişletmek için yanınızda yer alacağımızı ve bu doğrultuda angaje olacağımızı belirtiyoruz.''
PCF Ulusal Sekreteri Laurent, Öcalan'ın özgürlüğünün de tek çıkış yolu olduğunu vurgulayarak, ''Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talebinizi destekliyoruz çünkü kendisinin şu anki mevcut koşullarda mümkün olan tek muhatap ve müzakereci olduğunu anlıyoruz. Bu özgürlük ve müzakere tek politik çıkış yoldur'' dedi.
Laurent mektubun devamında Kürt halkına karşı sürdürülen savaşın durması ve Kürt halkının mücadelesi için dayanışmayı sürdüreceklerini kaydetti.