Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), 7 Haziran’daki genel seçimlere ilişkin nihai raporunu tamamladı. AGİT, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimlerdeki rolünün kampanyaya ilişkin yasal kuralları ihlal ettiğini ve ilgili Avrupa belgelerine uymadığı tespitinde bulundu. 1 Kasım’daki seçimler için de bir tür "yol haritası" niteliğine sahip AGİT raporunda öne çıkan tespit ve tavsiyeler şunlar:

* Cumhurbaşkanı’nın kampanyaya katılması kuralları çiğnedi ve AGİT ile Avrupa Konseyi’nin ilgili belgelerine uymadı.

* Cumhurbaşkanı, Anayasa’ya göre parti tutmamak ve görevlerini yansız yerine getirmek zorunda olmasına rağmen seçim kampanyasında aktif rol üstlendi. Cumhurbaşkanı, olağanüstü sayıda kamu etkinliğine devletin başı olarak yerel yetkililerle katıldı ve bunları hükümetin çalışmalarını övmek, iktidar partisi lehine kampanya yapmak ve muhalefet temsilcilerini eleştirmek için fırsat olarak kullandı.


Medyaya baskı

Medya özgürlüğünin ciddi endişe alanı olduğu vurgulanan raporda, iİktidar partisine karşı eleştirel olan medya ve gazetecilere doğrudan müdahale edildiği, kapatma tehditleri gibi uygulamaların yer aldığı baskı ve gözdağına maruz kaldığı kaydedildi. Gazetecilere yönelik davaların otosansüre de neden olduğu kaydedilirken, "Cumhurbaşkanı, iktidar partisinin faydasına olan geniş çaplı televizyon yayınından yararlandı" denildi. 


Tedbirler alınmalı

AGİT, "Seçime güveni artırmak için aralarında Cumhurbaşkanı ve adayların da bulunduğu kamu yetkililerinin makamlarının avantajlarını seçim amaçlı kullanmasını önlemek amacıyla devletle partiler arasında ayrımı güvence edecek önlemler uygulanmalı" dedi. Tüm kampanya yasaklarının seçim sürecinde uygulanmasını sağlamak amacıyla yasal çerçevenin ifade özgürlüğüyle ilgili uluslararası yükümlülüklere uygun olarak ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10’ncu maddesi uyarınca değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan AGİT, "Yetkililer ifade özgürlüğüne yönelik gereksiz müdahaleden kaçınmalı" dedi. Seçim barajının düşürülmesi ve seçim yasasının gözden geçirilmesi de istendi. 


HDP şikayet etmişti

7 Haziran seçimlerinde tarafsızlık yeminine aykırı olarak AKP için miting miting dolaşan, açıktan 400 milletvekili isteyen, muhalefet için 'bunlara milletimiz cevabı sandıkta verecektir' diyen, HDP'yi ve Selahattin Demirtaş'ı alanlarda yuhalatan, dini duyguları istismar edecek biçimde dini sembolleri kullanan, her adımı ulusal ve yerel kanalları canlı olarak yayınlanan Erdoğan, seçim yasaklarını delmiş, yasal kuralları ihlal etmişti. HDP bu nedenle defalarca kez Erdoğan'ı Yüksek Seçim Kurulu'na şikayet etmiş, ancak başvuruları reddedilmişti. 

CHP de Erdoğan'ın mitinglerini, "taraflı siyasi konuşmalar yaptığı, dini istismar ettiği, açık bir şekilde muhalefet partilerini hedef aldığı ve AKP'ye oy istediğini" belirterek Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na (RTÜK) şikayet etmişti. 


 ANKARA