
‘Ah! Mardin Konuşabilse…” ismiyle İstanbul Ataköy’deki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde 24 Ocak günü açılacak sergi Mardinliler Derneği ve Av. Mehmet Tunç’un desteğiyle organize edilmiş.
Afişinde yazdığı bir şiiri de paylaşan ressam Nasır Türk, beyaz güvercin figürüyle birlikte; “Bu Sergimi Barışa adıyorum” demiş.
Hoşgörü ve barış kenti
Derin bir tarih, farklı inançlar, halkları ve hoşgörü... Bunlar Mardin için akla ilk gelenler. Genç ressam ise Mardin’i şöyle anlatıyor: “Aslında Mardin hoşgörüsüyle duruşuyla zaten bir barış kentidir ve gerçekten Mardin’i herkes, tüm şehirler örnek almalı. Ben zaten eserlerinde tüm medeniyetlere, dinlere ait resimleri tuvale aksetmişimdir.”
Uzun bir süredir Mardin dışında yaşayan genç ressam, enerji almak için sıksık Mardin’e gittiğini ve hiçbir zaman Mardin’den kopmadığını dile getiriyor: “Yaklaşık 20 yıldır uzakta yaşıyorum. Ailem orda yaşıyor ama hiçbir zaman ordan kopamadım. Aksine daha da bağlandım ve beni besledi.. “
Dizilerle Mardin tanıtılmamalı
Mardin’de çekilen dizileri de eleştiren Türk, “Biz toplum olarak tarih bilincimiz çok iyi gelişmemiştir ve turizmi de genellikle para olarak algılıyoruz. Fakat az da olsa bu algı değişiyor. Mardin dizilerle tanıtılmamalıdır. Buna gerek duyulmamalı. Bir iki dizi çevirildi. Saçma sapan hikayelerle güzel bir şehir tanıtılmamalıdır dedim” diye konuşuyor.
Mardin’in UNICEF’in ‘Dünya Mirası’ stantardında bir şehir olduğunu ancak bunun için yapılması gereken çalışmaların ağır ele alındığını söylüyor.
Nasır Türk, Mardin temalı resim ve sergi ısrarını sürdüreceğini de şu nedene bağlıyor: “Ben bir Mardin hayranıyım. Mardin UNESCEF’e adaydır ama kabul edilmemiş hala. Çünkü yaklaşık 15 bina tarihi eserlere uymayan priketle yapılmış ve o binaların yıkılması lazım, ama yıkılmıyor, nedendir bilmiyorum. UNESCEF Mardin’i dünya mirasına kabul edene kadar devam edecem sergilerime.” Sergileriyle Mardin’i tanıtmaya çalıştığını söyleyen Türk, sergilerine en yoğun ilgiyi gösterenlerin Mardin hayranları olduğu anlatıyor.
Sanata adanan bir yaşam
Mardin’in Nusaybin ilçesi Duruca beldesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimi Nusaybin’de tamamladıktan sonra, İnönü Üniversitesine lisans eğitimi aldı. Psikoloji üzerine master yaptı. Uzun süre psikoljik/danışman olarak görev yaptı. Şu anda Mersin’de özel bir öğretim kurumunda idareci olarak çalaşıyor. Uluslararası Sanatçılar Birliği üyesidir. İlk sergisini 2010 yılında Mardin Müzesi’nde “İnsanın doğup büyüdüğü kent yaşamından bir paçadır” adı altında açtı.
KÜLTÜR SERVİSİ