
Rehin alınan HDP'li vekiller için Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) sessizliği sürerken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) harekete geçmesi isteniyor. HDP'liler bu taleple 16 Mayıs'ta AİHM önünde açıklama yapacak.
HDP Sözcüsü Osman Baydemir, HDP Eşbaşkan Yardımcısı Saruhan Oluç, milletvekilleri Mithat Sancar, Feleknas Uca, Mithat Sancar, Ertuğrul Kürkçü, Avrupalı siyasetçiler ve STK temsilcilerinin yer aldığı bir grup Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde 16 Mayıs'ta basın açıklaması yapacak. Rehin tutulan HDP Eşbaşkanları ve vekillerinin serbest bırakılması talebiyle uluslararası kampanya başlatacak vekiller, Avrupa Parlamentosu'nda da bir dizi görüşmelerde bulunacak.
Uluslararası kampanya
HDP Dışilişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, AİHM önünde yapılacak açıklamaya ilişkin yaptığı yazılı açıklamayla "Rehin tutulan HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin serbest bırakılması talebiyle uluslararası kampanya" başlatacaklarının da duyurusunu yaptı. Özsoy, AİHM'e de "Parlamento’daki dokunulmazlıkların kaldırılması ve eşbaşkanların ve milletvekillerinin tutuklanması konusunda HDP'nin temyiz incelemesine başlaması yönünde çağrıda bulunacaklarını" belirtti.
Üç haftadır AİHM'de
HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın tutukluluklarına ilişkin 20 Şubat'ta AİHM'e başvuru yapılmıştı. Anayasa Mahkemesi tarafından bir inceleme yapılmamış olması sebebiyle AİHM'e başvurunun zorunlu olduğu belirtilerek, yapılan başvurunun AİHM tarafından öncelikle ele alınarak, ivedilikle incelenmesi istenmişti. Aradan üç hafta geçti ancak bir gelişme yaşanmadı.
AYM iki aydır bekliyor
Rehin vekillerinin tutukluluk sürecine ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) yapılan başvuruya ise 2 aydır yanıt verilmiş değil. AYM, daha önce Mustafa Balbay hakkında verdiği emsal karara rağmen HDP'li vekiller ile ilgili başvuruyu sürüncemede bırakıyor. Normal koşullarda iç hukuk yolu tükenmeden AİHM kendisine yapılan başvuruları ele almıyor. Ancak Türkiye'deki hukukun tarafsızlığı ve seçilmişlerin yaşadığı mağduriyet nedeniyle AİHM'in iç hukukun tükenmesi beklemeden başvuruyu değerlendirebileceği belirtiliyor.
İç hukuku beklemeyebilir
Gazetemize konuşan HDP'nin Avrupa Temsilcilerinden Eyyüp Doru, "HDP'li vekillerin tutukluluğuna ilişkin yapılan başvuruyu ele almasını istiyoruz. Başvurun üzerinden haftalar geçti ancak bir hareketlenme yok. Milletvekillerinin, belediye başkanlarının tutuklanması ciddi bir hukuk ihlali. Avrupa Konseyi’ne (AK) üye bir ülkenin hukuksuzluğuna ve Türkiye'deki mahkemelerin tarafsızlığını yitirmesinden dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hızla karar almasını istiyoruz" dedi.
İki vekili düşürdü ikisi de hedefte
HDP'li vekilleri rehin almakla yetinmeyen AKP iktidarı bir yandan da vekilliklerini düşürüyor. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ve Nursel Aydoğan'ın vekillikleri gasp edilirken; HDP Milletvekilleri Faysal Sarıyıldız ve Tuğba Hezer'in de vekillikleri düşürülmesi için Meclis'te bir komisyon oluşturuldu.
Sarıyıldız: Tasfiyenin parçası
Görüşlerine başvurduğumuz Milletvekili Sarıyıldız, Cizre'nin yerle bir edilmesinden sonra yaklaşık 1 yıl önce Avrupa'ya geldiğini hatırlatarak, "Oradaki insanlık ve savaş suçlarının dünya anlatılması gerekiyordu. Partim tarafından böyle bir görevlendirmeyle Avrupa'ya geldim. Bir yılda Kürt kentlerinde yaşananları ulaşabildiğimiz yerlere anlatıyoruz. Bu çalışmalarımız devam ediyor" dedi. İktidarın darbe girişimini bahane ederek HDP'ye yönelik siyasi soykırım politikası sonucu vekiller de dahil binlerce kişinin rehin alındığını kaydeden Sarıyıldız, HDP'yi tasfiye girişiminin bir parçası olarak vekillerin rehin alındığını veya vekilliklerinin gasp edildiğini söyledi.
Başbakan da muaf olmamalı
Cumhuriyet tarihinde ilk defa defa devamsızlık gerekçesiyle vekillikler düşürülmeye çalışılıyor. Partisi tarafından görevlendirildiğinin altını çizerek, "Mevzuata göre böyle bir hakkımız var. Buradayken sağlık sorunları nedeniyle raporumuz da var" diyen Sarıyıldız, HDP'ye özel bir uygulama yapıldığını söyledi: "Devamsızlıkla ilgili mevzuat var, ancak şimdiye kadar kimseye uygulanmadı. Ülkenin Başbakanı da bu mevzuattan muaf değildir ancak aylarca meclise gelmediği olmuştur. AKP'li birçok vekil için de bu durum geçerli."
'Bizi seçen halktır'
Türkiye'de bu kadar hukuksuzluk yaşanırken, yargı tamamıyla teslim alınmışken AKP hükümetinin yasaları uygulamasını beklemesinin gerçekçi olmayacağının da altını çizen Sarıyıldız şunu belirtti: "Meclis'ten nasıl bir karar çıkarsa çıksın biz burada halkımızın iradesini temsil etmeye devam edeceğiz. Netice itibarıyla bu vekilliği bize egemenler vermiş değil. Halkımız tarafından seçildik, bize verilen sorumluluğu devam ettireceğiz."
Avrupa'nın da yararına değil
Vekilliklerin düşürülmesi kararının Türkiye'deki kaosu derinleştirdiğine vurgu yapan Sarıyıldız, Avrupa ülkelerini ve kurumlarını da bu konuda duyarlı ve sorumlu yaklaşmaya çağırdı. AGİT'in referandumla ilgili raporuna rağmen AB'nin seçim sonuçlarını tanıdığını hatırlatan Sarıyıldız, "Avrupa hukuki değil siyasi, politik ölçülerle hareket ediyor. Belki Türkiye Erdoğan ile mülteci şantajı nedeniyle çok fazla Erdoğan'ın üzerine gitmek istemiyor. Ama bu politika uzun vadede düşünüldüğünde Avrupa'nın da yararına değildir" dedi.

HABER MERKEZİ