İsviçre Gündemi


İsviçre'nin Basel kentinde Türk asıllı Müslüman bir aile çocuklarını yüzme dersine göndermediği için kamuoyundan büyük bir tepki almış ve ardından, Basel Eğitim Müdürlüğü aileye 1400 Frank ceza vermiş ve yüzme derslerinin zorunlu olduğunu bildirmişti. Müdürlük çocukların dini tercihlere göre yaşam tarzına zorlanamayacağını, yaşlarının böyle bir karar almaya uygun olmadığını ve ailenin en temel insan hakları konusunda çocuklarını dinsel kurallarla yönlendiremeyeceğini gerekçe göstererek, konuyu kamuoyuna taşımıştı. Uzun süren tartışmalar Osmanoğlu ailesi tarafından AİHM'e kadar taşındı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osmanoğlu ailesinin dini inanışlarından dolayı kız çocuklarını okuldaki zorunlu yüzme derslerine göndermeyi kabul etmemesi gerekçelerinin dini özgürlükleri ihlal olmadığını, çocukların sağlıklı bir biçimde entegrasyonu için okul eğitiminin bir gereği olduğunu ve verilen para cezasını da onayladığını belirterek son noktayı koydu. Ailenin kararı AİHM Büyük Daire’ye taşıyacağı ve burdan çıkacak kararın ise benzer davalar için emsal oluşturacağı belirtiliyor.


SVP'den çirkin hamle 

İsviçre'de 12 Şubat 2017 tarihinde halk oylamasına sunulacak "3. Kuşak göçmenlere Kolaylaştırılmış Vatandaşlık Hakkı" referandumu öncesi, partiler arasında propaganda savaşı kızıştı. Oylamanın "Hayır" çıkması için kolları sıvayan aşırı sağcı İsviçre Halkçı Partisi (SVP) İslami fobi delegeden de yararlanarak Burkalı kampanyalar başlattı. İsviçre Demir Yolları bilboardlarında, bütün açık alan reklam tablolarında SVP'nin yoğun reklamları dikkat çekiyor. 

SVP, Burka silahı ile 3. kuşağa verilecek vatandaşlık hakkının ülkede İslamı güçlendireceği mesajini verirken, açık bir şekilde halka yalan söylemekte ve yönlendirmektedir. Dini İslam da olsa herkesin temel insan haklarına sahip oluşu gerçeği İsviçre anayasasında yer almasına rağmen, SVP'e hakkında "ırkçı ve ayrıştırıcı" propaganda yapmaktan dava açılmıyor olması bir yana, yapılan araştırmalara göre 3. Kuşak diye adlandırılan kuşağın çoğunluğunu İtalyan ve İspanyol vatandaşları oluşturuyor. 

SVP İslam dinini kullanarak, bütün göçmenlere karşı düşmanlığını da bir kez daha dışa vurmuş oluyor. İsviçre Sosyal Demokrat Parti (SP), SVP'nin çirkin oyununa gelinmemesi için halkı uyarırken, bu partinin, söz konusu yabancı hakları olunca, çirkinleşmekten ve yalan propaganda yapmaktan çekinmediğinin bir kez daha ortaya çıktığını duyurdu. 


Polise şiddet artıyor

İsviçre'de bizim coğrafyamızda yabancısı olduğumuz başka bir olay da polise karşı artan şiddet olayları. Basel polisi, polise karşı şiddet olaylarında giderek bir artış olduğunu ve şiddete uğrayan polislerden ancak yüzde 40'nın şikayette bulunduğunu duyurdu. Polis dairesi konuya ilişkin olarak 900 polis arasında araştırma yaptığını ve bu polisler arasında yüzde yetmişinin bir şekilde şiddete uğradığını beyan ettiklerini de belirtti. Dairenin açıklamasında polise şiddet uygulayanlara çok az ceza verilmesi de eleştirildi. Elbette burada polisin topluma hizmet amaçlı konumlandırılması, yetkilerinin yine bu amaçla belirlenmesinin etkisi büyük. Yaşadığımız coğrafyanın aksine bir polis istediği an istediğini yapamıyor. Polisin bilinci de vatandaşın bilinci de bunu yapmasına izin vermiyor.