YPJ savaşçıları, mücadelelerinin sadece silahlı savaş olmadığını, bir zihniyet mücadelesi de olduğunu vurguluyor. Serêkaniye’de DAİŞ çetelerine karşı yürütülen devrimci operasyonlar sonucunda özgürleştirilen alanlardaki cephelerdeki YPJ savaşçıları Canda Çiya ve Delila Cudi’nin yaşam öyküleri bunun örneklerinden biri.

Babam izin vermedi

Okul okuduğu sırada devrimin başladığını söyleyen YPJ’li Çiya, büyük bir arayışın içine girdiğini belirtti. Ailesi ile Hasekê’de yaşadığı günlerde, çetelere karşı savaşırken şehit düşen YPJ’li Varşin’in cenazesine katıldığını ve burada artık YPJ’ye katılmaya karar verdiğini ifade eden YPJ’li Çiya, “Ben şehit Varşin’i hiç görmedim, tanışmadım. Ama onun hayatını araştırdım ve beni çok etkiledi” dedi. YPJ’li Varşin’in rozetini yanından hiç ayırmayan Çiya, artık bu kararını ailesi ile paylaşma vakti geldiğinde bazı sorunlar yaşamaya başladığını kaydetti. YPJ’li Çiya, şunları aktardı: “YPJ’ye katılma kararımı ilk olarak anneme söyledim. Annem beni destekledi. Bunu babama da söyledim ama babam, böyle bir şeye asla izin vermeyeceğini söyledi. Babamın kesin reddine karşı seçimimi uygulama kararı aldım.”

Ailenin ısrarını dinlemedi

Evden ayrılarak YPJ’de askeri ve siyasi eğitim aldığını ve bu süre içinde ailesinin kendisini sürekli olarak dönmesi yönünde ikna çabalarına değinen YPJ’li Çiya, “Gördüklerim ve yaşadıklarım artık eskiye dönüşün olmayacağını bana gösterdi. Artık gerçeklerin farkındaydım. Tüm yaşayacağım zorluklara rağmen özgür bir geleceği inşa etmek istediğimi aileme de söyledim. Sağlam bir karar alarak geriye dönüşü hiç düşünmedim” diye konuştu.
YPJ’deki ilk yılında ailesi ile görüştüğünü ve sürekli onlara bazı gerçekleri göstermeye çalıştığını, bunun için bir emek harcadığını kaydeden YPJ’li Çiya, kendisindeki değişim ve halk devriminin gelişimi ile ailesindeki değişimlere dikkat çekti.

Baba ve ağabeyi de YPG’de

Ailesinin kendisindeki değişimlerden etkilendiğini söyleyen Çiya, “Büyük bir değişim yaşandı onlarda. Babam ve ağabeyim YPG’ye katıldı. Babam ve ağabeymin YPG’ye katılması ile annem de mahalle meclisinde yer almaya başladı ve devrim için çalışan bir aile oldu” diye belirtti. Bunları anlatırken sürekli gülümseyen YPJ’li Çiya, ailesindeki bu değişimin bir devrim olduğunu söyledi.

Biz devrimin kadınlarıyız

Bir kadın olarak topraklarını şeref ve namusu olarak gördüğünü söyleyen Çiya, “Her zaman söylüyoruz, şehit olduğumuzda yoldaşlarımızın halaya durmasını istiyoruz. Biz devrimin kadınlarıyız. Devirimin içinde olduğumuzun farkındayız. Burada sadece savaşmıyoruz, yaşamı da inşa ediyoruz. Hem çeteler ile hem de zihniyetleri ile savaşıyoruz” dedi.

İlk sınavı ailesiyle veriyor
Aynı cephede çetelere karşı topraklarını savunan YPJ’li Delila Cudi de YPJ’li Çiya gibi ailesini devrime kazandıran bir kadın savaşçı. Devrimin başlaması ile kültür ve sanat alanında çalışmaya başladığını, ancak bunun kendisini tatmin etmediğini belirten YPJ’li Cudi, kadın savunma birliklerine katılma kararı aldığını ve bunu ailesi ile paylaştığını söyledi. Ailesinin bu karara çok sert bir şekilde karşı çıktığını ama kendisinin de aynı kararlılıkta ısrar ederek evden ayrıldığını ifade eden YPJ’li Cudi, şöyle devam etti: “Bir türlü ikna edemedim ailemi. Benim YPJ’ye katılmamam için ne gerekiyorsa onu yaptılar ama ben kararlıydım. İlk büyük sınavım da ailemle oldu. Kadının bir karar aldığında bunu yapabileceğini ilk bu kararım ile gördüm. Aylarca eğitimler gördüm. Daha sonra ailemin yanına gittim. Ailem benim hayatımdaki değişimleri gördü. Ve bundan çok etkilendiler.”

İki ağabeyi YPG’de, babası Asayiş’te

Ailesindeki değişimlere dikkat çeken YPJ’li Cudi, şunları aktardı: “İki ağabeyim YPG saflarına katıldı. İki kardeşim kültür sanat çalışmalarında yer almaya başladı. Kararıma en çok karşı çıkan babam Asayiş’e katıldı. Annem ise Mala Jîn’da çalışmaya başladı. Sadece ailem değil, bizdeki bu değişimleri gören yakınlarımız da bundan etkilenerek devrim için çalışmaya başladı.”
Bir kadın olarak topraklarını ve yurdunu koruma görevini kendisine esas aldığını ifade eden YPJ’li Cudi, DAİŞ‘in kadın düşmanlığına dikkat çekerek, “Biz kadınlar olarak kendimize güveniyoruz. Topraklarımızı onlara bırakmayacağız. Birlik olup bu pislikleri topraklarımızdan atacağız” dedi.



İSMAİL ESKİN/DİHA/SERÊKANİYÊ