Adalet Bakanlığı ile görüşme talepleri reddedilen aileler, “Yine geleceğiz” diyerek mücadelelerinin devam edeceğini belirtti.

Açlık grevi direnişindekilerin yakınları, Adalet Bakanlığı yetkilileriyle görüşmek için 3 gün boyunca girişimde bulundu. Tutuklu yakınlarının tüm girişimleri çeşitli gerekçelerle Bakanlık tarafından reddedildi.

 Adalet Bakanlığı önünde 3 gün boyunca bekleyen tutuklu yakınlarından 1 Mart tarihinden itibaren açlık grevinde olan Serhat Göregel’in annesi Sakine Göregel, Maltepe Cezaevi’nde 3 yıldır tutuklu olan ve 10 buçuk yıl hapis cezası alan oğlu Serhat’ın henüz 17 yaşındayken cezaevine girdiğini söyledi. Anne Göregel, “Görüşe gittiğimizde bizim moralimiz bozuk olduğunda oğlum bize kızıyor. ‘Sizin moraliniz bozuk olursa biz de kötü oluyoruz’ diyor. Onlar bize moral veriyor. Bu tecrit hepimizin üzerinde var. Tecridin kalkmasını istiyoruz“ diye konuştu.

Göregel, bakanlık yetkililerinin ilk gün Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün Ankara dışında olduğunu söylediklerini, sonraki günlerde ise randevuları olmadığı gerekçesiyle görüştürmediklerini aktardı. Randevu alma taleplerinin ise hiç karşılanmadığını belirten Göregel, “Çocuklarımız öldükten sonra mı bizimle görüşecekler” diye sordu.

Bina var, bakan yok

Göregel, şunları söyledi: “Tecridin kaldırılması aslında çok kolay ama onlarda adalet yok, yasa yok. Biz Adalet Bakanlığına sadece birkaç kelime söyleyecektik ama bina var bakan yok. Dünyaya sesimizi duyurmamız lazım. Elimizden ne geliyorsa onu yapacağız. Çocuklarımızın arkasındayız. Bu davayı bırakacağıımızı mı zannediyorlar! Binlerce tutsak bedenini açlığa yatırmış. Bir ayda 4 cenaze çıktı cezaevinden. Bir saat bile bir dakika bile bizim için önemlidir. Biz yine geleceğiz, yine o bina önünde bekleyeceğiz.”

Akif Yılmaz’ın yeğeni

 Patnos Cezaevi’nde açlık grevinde olan Adem Yılmaz’ın ablası Münibe Koç, kardeşinin hasta olduğunu, ancak kendi inisiyatifini kullanarak açlık grevinde olduğunu belirtti.  Kardeşinin, “Ben Akif Yılmaz’ın yeğeniyim. Onun yolunda gidiyorum” dediğini aktaran Koç, şöyle konuştu: “Biz de üç gündür tecrit altındayız Adalet Bakanlığı önünde. Açlık grevindeki tutukluların başına bir şey gelirse sorumlusu devlettir, CPT ve ilgili kurumlardır. Çünkü bunlar sessiz kaldı. Özellikle CPT sessiz kaldı. Gelip görüşme sağlayabilirler. Bir an önce görüş sağlansın, kimse ölmesin. Halklar el ele versin, ses çıkarsın, cezaevlerinden cenazeler çıkmasın.”

Sorumlusu hükümettir

Silivri Cezaevi’nde 1 Mart tarihinden itibaren açlık grevinde olan ve 2 yıldır cezaevinde tutulan kuzeni Mehmet Kaya’nın durumunun her gün daha kötüye gittiğini belirten Emine Erbeke, unları söyledi: “Zaten dört duvar arasındalar, bir de açlık grevi durumlarını daha çok etkiliyor. Bir an önce bu tecrit bütün cezaevlerinden kalksın istiyoruz. Leyla Güven bir çözüm olsun diye açlık grevine başladı.Kimse  bizi duymadı. Bize buraya neden geldiğimizi bile sormadılar. Çocukların başına bir şey gelirse sorumlusu hükümettir. Çünkü bu talep karşılanabilir. Öcalan üzerindeki tecrit kalkarsa bütün insanlar üzerindeki tecrit kalkacaktır. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Girişimlerimizi sürdüreceğiz, yine geleceğiz.”