
Daha önce İstanbul ATK’ye gittiği söylenen DNA örneklerinin Amed’deki Polis Kriminal Laboratuarı’nda olduğu ortaya çıktı. Lice ve Amed arasında gidip gelen ve soruşturma dosyasını bulamayan aileler, kendilerine yaşatılanlara tepki gösterdi.
Amed’in Licê ilçesinde 2 Temmuz’da çıkan çatışmada yaşamını yitiren HPG’li Barış Coşkun (Zınar Fırat), Gülen Yarıcı (Zınarin İntikam) ve Mervan Erdem’in (Masiro Yunus) cenazeleri aileleri tarafından teşhis edilmesine rağmen, DNA testi bahanesiyle bir aydır ailelerine verilmiyor. Savcılık, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Morgu’nda tutulan cenazelerden alınan DNA örneklerinin 14 Temmuz’da İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gönderildiğini söylemesine rağmen DNA örneklerinin Diyarbakır Polis Kriminal Laboratuarı’nda olduğu ortaya çıktı. HPG’lilerin cenazeleri ile ilgili açılan soruşturma dosyasının Amed’ten Lice’ye gönderildiğini öğrenen ailelere, Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, “dosya burada yok” cevabı verdi.
Amed ve Lice arasında gidip gelen ve dosyayı bulmak için mücadele eden aileler, giderek işkence ve eziyete dönüşen skandal uygulamalara sert tepki gösterdi.
HPG’li Barış Coşkun’un Riha’dan (Urfa) gelen annesi Mahide Coşkun, oğlunun cenazesini 7 Temmuz’da teşhis etmelerine rağmen alamadıklarını belirterek, “Ben yaklaşık bir aydır oğlumun cenazesini alamıyorum. Annelere ve babalara işkence yapıyorlar. Artık cenazemizi versinler. Başka bir şey de istemiyorum” dedi.
Çocuklarımızı defnetmek istiyoruz
Aynı çatışmada yaşamını yitiren Mervan Erdem’in annesi İpek Erdem ise şunları aktardı: “Devlet bir aya yakındır çocuklarımızın cenazesini vermiyor. Devlet bize işkence ve zulüm yapıyor. Bunun bizi yıldırmayacağını bilmelerini istiyorum. Gerekirse cenazeler için bin kere de iki bin kere de buraya geliriz. Sadece çocuklarımızın cenazesini almak ve onlara yakışır bir şekilde defnetmek istiyoruz.”
‘Ölene işkence yapılır mı?’
HPG’li Erdem’in babası Necmettin Erdem de “3 Temmuz’da oğlumun cenazesini teşhis ettim. Savcıya gittiğimizde ‘dosya yok’ diyor. Oğlumu çatışmada zaten öldürdüler. Artık ölen insana işkence ve zulüm yapılır mı? Çocuklarımızı bodrumlarda, morglarda aylarca bekleterek bize işkence yapıyorlar. Halkımızın bize ve çocuklarımıza sahip çıkmasını, bu haksızlığa karşı sesini yükseltmesini istiyoruz” çağrısında bulundu.
‘Ortada dosya yok muhatap yok’
Ailelerin ve MEYADER’in avukatı Ferhat Kılınç ise DNA sonucu gelmediği gerekçesiyle bir aydır teşhis edilen cenazelerin verilmediğini vurguladı. HPG’lilerin DNA sonucu gelmeden dosyalarının “yetkisizlik” kararıyla Lice’ye gönderildiğini ifade eden Kılınç, “Lice savcılığını aradığımızda dosyanın onlara ulaşmadığını öğrendik. Yani ortada dosya yok muhatap da yok. Bu DNA işlemi aileler için eziyete ve ıstıraba dönüşmüş durumda” şeklinde tepki gösterdi.
Taşçı ve Kulbay’ın alındı
Şirnex’in Cizîr ilçesindeki sokağa çıkma yasağında yaşamını yitirip Mêrdîn Halk Mezarlığı‘na defnedilen Perwin Taşçı’nın cenazesi yapılan DNA eşleşmesi sonrasında ailesi tarafından teslim alındı. Erzirom Qereyazî nüfusuna kayıtlı olan Taşçı’nın cenazesi vasiyeti üzerine ailesi tarafından defnedilmek üzere Amed’e gönderildi.
10 Temmuz 2016’da Qoser Mezopotam’ya Mahallesi’nde çıkan bir çatışma sonrası yaşamını yitiren HPG’li Mehmet Kulbay’ın cenazesi de bekletildiği Mêrdîn Kızıltepe Devlet Hastanesi Morgu’nda ailesi ve yakınları tarafından teslim alındı. Teslim alınan Kulbay’ın cenazesi de defnedilmek üzere Semsûr’ın Kolik İlçesi’ne gönderildi.
AMED