Kürdistan kentlerinde sürdürülen soykırım politikalarına karşı geçtiğimiz günlerde yayınladıkları “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiri ile tepkilerini gösteren Barış için Akademisyenler Grubu üyeleri, Cizre, Silopi ve Sur başta olmak üzere bölgede yaşanan olaylar ve sokağa çıkma yasaklarına ilişkin Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı toplantılar düzenledi. Yurtdışından Noam Chomsky, David Harwey, Etienne Balibar, Judith Butler, Immanuel Wallertein gibi tanınmış isimlerin de imzacısı olduğu bildiri sonrası Ankara’da Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlenen toplantıya deklarasyonun altında imzası bulunan çok sayıda akademisyen katıldı. 

Toplantıda ilk olarak oluşturdukları gruba ilişkin bilgilendirmede bulunan Hacettepe Üniversitesi Araştırma Görevlisi Sedat Yağcıoğlu, hazırladıkları deklarasyona Türkiye’de 89 farklı üniversiteden ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki üniversitelerde çalışan bin 123 akademisyen ve 400’e yakın destekçinin imza attığını aktardı. 

Hazırlanan ortak metni Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Işıl Ünal okudu. Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacaklarını ifade eden Ünal, “Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkum etmekte. Yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir” dedi. 

Kürdistan kentlerindeki saldırı ve katliam girişimlerini “kasıtlı” ve “planlı kıyım” olarak değerlendiren Ünal, bunların Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğinde olduğuna dikkat çekti. 

Ünal, bu yüzden de devleti Kürdistan kentlerinde gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmeye çağırdı. 

Ünal, son olarak müzakere koşullarının hazırlanması ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulması, hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını da talep etti. 


 ANKARA