
Libya karasuları açıklarında batan teknede hayatını kaybeden göçmenlerin sayısı 119'a yükseldi.
Cuma günü Libya'nın Zuvara kenti açıklarında 400 göçmeni taşıyan bir tekne batmıştı. İlk anda 198 göçmen sudan kurtarılmış, 82 kişinin cesedi bulunmuş, diğerlerinin ise kayıp olduğu açıklanmıştı. Yetkililer, dün öğlen saatlerine kadar kayıp göçmenlerden 119'unun cesedine ulaştıklarını söyledi. Libya Kızılayı'nın işbirliği ile sahil güvenlik komutanlığı birimlerinin arama kurtarma çalışmalarına devam ettiği öğrenildi. Ayrıca insan kaçakçısı olduğu iddiasıyla bazı kişilerin de gözaltına alındığını açıkladı.
İnsan kaçakçıları tutuklandı
Öte yandan Avusturya'da terk edilmiş bir kamyonun içinde 71 göçmen cesedinin bulunmasıyla ilgili olarak Macaristan'da 5 kişi tutuklandı. Hafta sonu tutuklanaların dördünün Bulgar, birinin ise Afgan olduğu öğrenildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan dört zanlının Eylül sonuna kadar tutuklu kalmasına karar verildi. Zanlılardan birinin cesetlerin bulunduğu kamyonun sahibi, ikisinin ise şoförlük yaptığı açıklandı. 5 kişinin insan kaçakçılığı yapan bir Bulgar-Macar çetesinin üyeleri olduğunu tahmin ediyor.
İç savaştan kaçıyorlardı
71 sığınmacının cesedinin bulunduğu kamyon 27 Ağustos perşembe günü Avusturya Burgenland'daki otoyol kenarında terkedilmiş olarak bulunmuştu. Kamyonun kasasında ölenlerin, havasızlıktan boğulduğu tahmin ediliyor. Göçmenlerin kesin ölüm sebebi otopsi sonucunda belli olacak. Polis sığınmacıların Suriye iç savaşından kaçanlar olduğunu duyurmuştu.
Facia son anda önlendi
Daha bu facianın acısı dinmemişken Avusturya'da 26 göçmeni taşıyan yeni bir kamyonet yakalandı. Kamyonet, polis takibinden sonra Braunau bölgesinde durduruldu ve Rumen sürücü gözaltına alındı.
Kamyonetin kasasında havasızlıktan boğulmaktan son anda kurtarılan göçmenler arasındaki üç çocuğun durumunun ise kritik olduğu açıklandı. Hastaneye kaldırılan çocukların vücutlarının susuz kaldığı belirtildi.
Kamyonetteki göçmenlerin Suriyeli, Afgan ve Bangladeşli olduğu belirtiliyor.
AB oralı olmamakta ısrarlı
Göçmenlerin yaşadığı dramdan sorumlu olan Avrupa Birliği ülkeleri ise tepkilere ve çağrılara rağmen yeni mülteci almamakta kararlı görülüyor.
Almanya, Fransa ve İngiltere İçişleri Bakanları, mülteci politikası konusundaki acil önlemlerin ele alınacağı olağanüstü bir buluşma düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Güvenli ülke bulunacakmış!
Açıklama dün Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere'den geldi. Almanya İçişleri Bakanı Fransız ve İngiliz meslektaşları Bernard Cazeneuve ve Theresa May adına yaptığı ortak açıklamada, üç ülkenin artan mülteci akınına karşı hızlı biçimde Avrupa genelinde geçerli olacak güvenli ülkelerin belirlenmesi konusunda hem fikir olduğunu belirtti.
Kabul merkezleri planı
De Maiziere, bunun yanı sıra İtalya ve Yunanistan'da sığınmacılar için kurulacak kabul merkezlerinin en geç bu yılın sonuna kadar hayata geçirilmesi konusunda da uzlaştıklarını belirtti.
Almanya İçişleri Bakanı, "Daha fazla zaman kaybetmeme konusunda hem fikiriz. Güncel durum gecikmeden harekete geçmemizi ve Avrupa içinde dayanışma sergilememizi zorunlu kılıyor" dedi.
Olağanüstü zirve yapılacak
Üç bakan AB Dönem Başkanı olması sebebiyle Lüksemburg'a önümüzdeki iki hafta içinde AB içişleri ve adalet bakanlığının katılacağı olağünüstü bir toplantı düzenleme çağrısında da bulundu.
Bu toplantıda somut adımların kararlaştırılması ve bir sonraki resmi buluşmanın yapılacağı 8 Ekim'de de kararların resmiyet kazanması planlanıyor.
Fabius: Avrupa değerleriyle bağdaşmıyor
Bu kararlara imza atan Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius’un bazı Avrupa ülkelerinin mültecileri kabul etmemesini 'skandal' olarak nitelendirmesi ise samimi bulunmadı.
Fabius ayrıca Macaristan'ın sınıra tel örgü çekmesinin AB değerleriyle bağdaşmadığını söyledi.
HABER MERKEZİ