
İtalya ile Malta arasında 11 Ekim 2013'te batan mülteci gemisi, ardında trajedi bıraktı. Yüzlerce kişinin öldüğü gemiden sağ kurtulan Wahid çifti, yolculukta çocuklarını kaybetti. Aile şimdi her yerde çocuklarını arıyor.
Dünya medyası, 11 Ekim 2013'te, Malta ile İtalya arasında bir mülteci gemisinin battığını, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yüzlerce kişinin denizde boğularak yaşamını yitirdiğini haber vermişti. Bu büyük faciadan sağ kurtulan Wahid çifti için ise, trajedi devam ediyor. Zira çift 4 çocuğunu Akdeniz'deki zorlu yolculukta kaybetti. Ailenin 4 kız çocuğu Kristina (2), Nurhan (6), Sheihan (8) ve Randa'dan (10) aylar geçmesine rağmen haber alınamıyor.
Şu anda İsviçre'nin Schafhausen am Rhein kentinde bir mülteci kampında kalan anne Esrar Yusif ve baba Hasan Yusif' ile, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken trajedilerle karşılaşan binlerce mülteciye benzeyen yolculukları hakkında konuştuk.
Çocuklardan 2’si yaşıyor mu?
Aile, çocuklarının 2’sinden umudunu kesmiş durumda. Büyük ihtimalle Akdeniz'de boğulmuş olduklarını düşünüyorlar. Fakat anne-baba geçtiğimiz günlerde İtalya'nın La Repubblica gazetesinde olay sonrası çıkan bir fotoğrafla karşılaştılar. Fotoğrafta İtalyan polisleri ve arkası dönük iki kız çocuğu görülüyor. Aile, fotoğraftakilerin kendi çocukları olduğunu, "Bir baba ve anne kızlarını tanımaz mı? Onlar bizim kızlarımız" sözleriyle dile getiriyor.
Anne Esrar Yusuf hiç konuşmuyor. Gözleri donuk öylece bakıyor. Baba Hasan Yusif'in anlattığına göre günlerdir de konuşmuyor. Biz de yolculuklarına dair detayları Hasan Yusif'ten aldık.
Başhekimlikten mülteciliğe...
Hasan Yusif Wahid bir Kürt olarak baskı gördüğü Halep'ten kaçarak, 1992 yılında Rusya'da tıp eğitimine başlıyor. 1998 yılına kadar Rusya'da kalan Wahid, sonrasında Libya'ya taşınıyor. Kaos öncesi göğüs hastalıkları uzmanı ve çeşitli hastanelerin başhekimi olarak Libya'da çalışıyor. Fakat Kaddafi'nin devrilmesinden sonra, El Kaide ve diğer radikal dincilerin kuvvetlenmesi, demokrat fikirlere sahip olan Wahid'i hedef haline getiriyor.
Malta ve İtalya ölüme terketti
Kaostan dolayı Halep'e de geri dönemeyen Wahid ailesi, insan kaçakçıları aracılığıyla Avrupa'ya iltica etmeye karar veriyor.
Çoğunluğu Rojava, Suriye ve Filistlinli 430 kişiyle birlikte Libya kıyısından bir yük gemisine bindiriliyorlar. Bir süre sorunsuz devam eden yolculuk, El Kaide'nin gemiye ateş açmasıyla kabusa dönüyor. Gemi su almaya başlıyor; Gemi kaptanı Malta ve İtalya'nın sahil güvenlik birimlerine yardım sinyali gönderiyor. Ancak Maltalı yetkililer İtalya'ya, İtalyalı yetkililer ise, Malta'ya yönlendiriyor. Bu arada su alan gemi batıyor ve yüzlerce mülteci boğularak hayatını kaybediyor. Olaya herşey olup bittikten sonra ‘müdahale’ eden İtalyan ve Maltalı güvenlik birimleri geride kalanları ülkelerine taşıyor. Bu sırada Wahid ailesi de birbirini kaybediyor. Anne İtalya'ya, baba Malta'ya gidiyor. Çocuklarının nereye gittiğini ise, bir türlü tespit edemeyen anne ve baba bir süre sonra İtalya'da buluşuyor.
'Görenler haber versin'
Aylar sonra gelen bir telefon, aileyi bir nebze umutlandırıyor. İtalya bulunan bir mülteci bir arkadaşları, Le Repubblica gazetesinde gördüğü bir fotoğrafı göndererek kızları olabileceğini söylüyor. Wahid ailesi ise, fotoğrafı görür görmez kızlarını tanıdıklarını, yetkililere hemen başvuruda bulunduklarını ancak henüz bir sonuç alamadıklarını anlatıyor. Baba Hasan Yusif son olarak,"Eminim bunlar benim kızlarım. Herkesten yardım istiyorum. Kızlarımı görenler bize ya da gazetenize hemen haber versinler. İki kızımdan artık umudum yok; ama diğer ikisinden alacağımız bir haber bizi yaşama bağlayacaktır"çağrısında bulundu.
ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH