Devlet, size toplumda barış adına yeni bir zihniyet oluşturma görevi verdi.
Sizler topluma "hakikati" ve "olması gerekeni" anlatacaksınız. Sözcülüğünü yapacağınız toplum adına ve toplum yerine "ortak akıl" oluşturmanın sıkıntısını da yaşayacaksınız.
Bu derin çelişkiye rağmen kolay gele…
Kendinizi uçsuz bucaksız hayallere kaptırmayın, gerçekçi olun.
Temsilciliğini yaptığınız toplumu karşılığı olmayan beklentiler içine sokmayın.
Madem diyalog zamanı, o halde asla "bankacı eğitim sistemi" uygulamayın.
Halkı anlamaya çalışın. Çünkü anlamak yolunda atılmış her adım aynı zamanda çözüme doğru bir adımdır.
Az konuşun, çok dinleyin.
Halkın nasıl yaşamak istediğini, özlemlerini, ütopyalarını anlamaya çalışın.
Devlet ve AKP, halkları ve toplumu küçük görüyor. Siz bir başlangıç yapın ve halklara inanın.
Çünkü halkların kültürü, doğası gereği katılım kültürüdür, doğası yüzünden demokratiktir.
Halkların kendi sorunlarını çözebilme kapasitesine güvenin.
Taraflara, yani Türk devletine ve PKK’ye mesaj vermek yerine, toplumla temposu yüksek ve gerilimli bir tartışmayı göze alın.
İtaat etmenin, boyun eğmenin, kendisi ile ilgili konuları bile seyirci gibi izlemenin insanlıktan çıkma hali olduğunu söyleyin.
İtiraz, direniş ve isyanın insanın en büyük erdemi olduğunu anlatın.
Eylem ve mücadele etmeyen bir halkın demokraside yeri olamayacağını belirtin.
Milliyetçiliğin ve devletçi zihniyetin kötü; linç kültürünün, teşhirciliğin, vicdansızlığın insanlıktan çıkma hali olduğunu anlatın.
Tüm halkları düşman gören ulusal güvenlik doktrininin, birlikte yaşam önündeki en büyük engel olduğunu söyleyin. Devletin güvenliği ve bekasının mı, yoksa toplumun eşitlik, adalet ve özgürlük taleplerinin mi önemli olduğunu topluma sorun.
Eşit, özgür koşullarda ve birlikte yaşanacaksa eğer, bundan sonra "ama", "fakat", "lakin" sözcüklerinin ayıp sayılacağını belirtin.
Bundan sonra "et ve tırnak" olmayacak deyin.
Birbirimizden kız alıp vermek bir meziyet sayılmayacak, "eşim Kürt", "yengem Türk" demek artık lüzumsuz bir nakarat sayılacak deyin.
İnsanların birbirleri ile anlaşmaları için ille de tavuklarının birbirine karışmasına lüzum kalmayacak. Herkesin tavukları kendi kümesinde kalsın! Ama bir şey var ki çok önemli: Kürtler tavuk kümesine artık tilki nöbetçi kabul etmiyor deyin!
Emek, paylaşım ve mücadele ile elde edilmeyen hiçbir şeyin ortak değer sayılmayacağını belirtin. Şurada burada mantar gibi çoğalan linççiler bertaraf edilmeden "kardeşlik"in palavra sayılacağını söyleyin.
Diyalog ve müzakere sürecinin bir de yasak malzemesi olacağını belirtin: Nalıncı keseri!
Tüm hakları tekeline almış iktidar sahipleri ile, özgürlük için mücadele eden ve kaybedecek hiçbir şeyi olmayan devrimcileri aynı kefeye koymayın.
Son söz olarak halklara deyin ki; haksızlıklara zulmedenlere karşı sessiz kaldığınız için siz de masum değilsiniz! Şimdi arınma ve düzeltme zamanı. Bir zamanlar kim kimden ne almış, kim kimin neyini gasbetmişse, tanrının ve dünya alemin huzurunda, diğerine teslim etmesi bir düzeltme iradesi sayılacak. Böylece geçmişten kalan yüzyıllık utancınız da sabahın sisi gibi kaybolup gidecek. Ayıplarınızdan ve utancınızdan kurtulup tüy gibi hafifleyecesiniz.
Akil insanlara birkaç öneri
Toplum adına akil insan oldunuz. Hayırlı olur inşallah.