
Gever'den zorla çıkartılan binlerce kişiden biri olan Geverli çocukların ebe ninesi 100 yaşındaki Sitî Çakan, "Kim ister toprağını bu yaştan sonra terk etmeyi? Emek verdiğim, bu dünyaya getirdiğim çocukları devlet gözünü kırpmadan katlediyor" sözleriyle anlatıyor. Elinde doğan çocukları bırakıp çıktığı için bir gözü arkada ama başı dik.
AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'yıkın' talimatı verdiği Kürdistan kentlerinden biri olan Colemêrg'in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesinden zorla çıkartılan binlerce kişinden biri de Geverli çocukların ebe ninesi 100 yaşındaki Sitî Çakan. Doğup büyüdüğü, yeni canlara umut olduğu Gever'den çok uzaklaşmak istemediği için ilçeye bir saat uzaklıkta bulunan Wan'ın (Van) Elbak (Başkale) ilçesine yerleşmek zorunda kalan Gever'in ebe Sitî ninesi kısa bir süre önce geldi ilçeye ama bir gözü arkada. "Evimden çıkmak istemiyordum. Çocuklarıma 'siz gidin, gelsinler beni vursunlar, bedenim toprağıma düşsün' dedim ancak yaşlı olduğum için direnemedim" sözleriyle anlatıyor, kendi deyimiyle eline doğan çocuklarını bırakıp çıkmanın acısını.
'Bana bu acıyı yaşatmaya ne hakları vardı?'
Hayat verdiği çocuklarını katleden AKP'ye, onun özel savaş güçlerine, "Benim emek verdiğim, bu dünyaya getirdiğim gençleri devlet gözünü kırpmadan katlediyor. Katledilen çocuklar, benim evlatlarım. Bana bu acıyı yaşatmaya ne hakları vardı" sözleriyle tepki gösteriyor. Bir gözü yaşlı ama başı dik. "Kim ister toprağını bu yaştan sonra terk etmeyi" diyen Sitî nine, ailesinin büyük çoğunun ilçede kaldığını, toprağını, geçmişini terk etmediğini anlatıyor.
Bir gözü arkada ama başı dik
"Evlerimize saldırıyorlardı her yandan kurşunlar geliyordu, çocuklarımızı, kendimizi kurşunlardan korumak için yorgan döşeklerimizi pencerelere sıkıştırıyorduk" diyen Sitî nine, saldırıların şiddetlendiği günlerde Gever'den çıktığını belirtiyor. "Devlet ailemizi darmadağın etti. Şimdi neredeler öldüler mi kaldılar mı, öldüyseler bedenleri nerede?" sözleriyle anlatıyor geride bıraktıklarını.
Bir avuç toprağımla mutluydum
Devletin zulmüne tanıklık ettiği 100 yaşında özgürlüğe, yaşama dair inancını, "Bizim toprağımız orası, kendi emeğimizle yaptık. Devlet Gever'deki savaşı bitirsin, topraklarımıza dönelim, yakıp yıkılan evlerimizi tekrar yapacağız. Yeter ki çıksınlar topraklarımızdan, el çeksinler " diyerek anlatıyor Sitî nine. Sitî nine, "Kendi toprağımdan bir avuç yeseydim de şehirlere sürgün olmasaydım, bir avuç toprağımla mutluydum" sözleriyle anlatıyor Gever'e, çocuklarına olan özlemini.
DİHA/WAN