
‘KCK’ adı altında gazetecilere yönelik operasyonda 35 gazetecinin tutuklanmasına akademisyenler tepki gösterdi. AKP’nin topyekun başlattığı siyasi saldırı operasyonunu „ürkütücü“ bulduğunu ifade eden Sosyolog Bahar Şahin Fırat, operasyonlar karşısındaki sessizliğin ürkütücülüğü perçinlediğini ifade etti. Tutuklanmaların binlerle ifade edildiği bir zamanda, siyasetin her alanına yönelik „daraltma müdahalelerine“ karşı kendisinin BDP Siyaset Akademisi’nde dinleyici ve katılımcı olarak bulunarak mütevazi de olsa tepkisini gösterdiğini ifade eden Şahin, „İnsanlar, Kafka’nın bile hayal edemeyeceği bir hayal gücüyle evinde 15 çakmak bulunduğu için örgüt üyesi olmakla suçlanıp, tutuklanıyor. Bu çok ürkütücü bir durum“ dedi.
Karalama kampanyasıyla suçlama
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi eski Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Taner Timur, gazetecileri yönelik baskıların sadece Türkiye’de değil dünya çapında tepki topladığını belirterek, „Son tutuklanmalar da bu dış tepkiyi haklı çıkarır nitelikte“ dedi. Gazetecilerin karalama kampanyasıyla suçlu ilan edildiğine dikkat çeken Timur, „Tutuklanmış insanlar daha kendilerini savunma şansı bulmadan iktidara yakın medya organları bir karalama kampanyasına başlattı. Bu durum, hukukun temel ilkelerine aykırı“ diye konuştu.
AKP kendi ayağına sıkıyor
Türkiye’nin gittikçe siyasi erkin tek elde toplanıp, tüm muhalif hareketlenmelerin tasfiye edildiği bir ortama kavuşturulma tehlikesiyle yüz yüze olduğunu belirten Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Tuna Kuyucu, Kürt basınına yönelik gerçekleşen saldırıların ve tutuklamaların artık bir „klasiğe“ dönüştüğünü dile getirdi. Kuyucu, AKP’nin kaybetme riskiyle yüzleştikçe agresifleştiğini söyledi. BDP’nin tabanının genişlemesinden de büyük rahatsızlık duyulduğunu belirten Kuyucu BDP’ye yönelik artan saldırganlığın nedenlerini şöyle özetledi: „AKP, BDP’ye karşı saldırganlaşıyor, çünkü bir sosyalist partinin sergileyebileceği tüm tutumları BDP büyük bir başarı ile sergiliyor. AKP bunu görüyor ve işte tam da bu yüzden saldırıyor. Bir arkadaşım ‘AKP kendi ayağına kurşun sıkıyor’ demişti zamanında, ben katılmadığımı söylemiştim. Çünkü AKP ne kadar saldırırsa o kadar sempati kazanıyor diye düşünüyordum. Ama artık fikrim değişmeye başladı. Evet AKP ayağına sıkmaya başladı. En yakınımdan, kendi ailemden örnek vereyim. Benim ailem muhalif bir aile değil. Babam hatta AKP çizgisine yakındı. Ama benim babam artık ‘ya bunlar ne yapıyor, neler oluyor’ diyor. Harekete katılım da Doğu’da gün geçtikçe artıyor, gönül bağını azaltmıyor. Hala 100 binlerce insanın katıldığı mitingler yapılıyor. Bir BDP’li konuştuğu zaman alanlar doluyor. Gazeteler, dergiler basıldıkça yeniden açılıyor, çalışıyor. Direnç kırılmıyor, AKP’yi çıldırtan da bu.“
ÖMER ÇELİK/FATMA KOÇAK - DİHA/İSTANBUL