
22 yıl önce 2 Temmuz’da Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılan Edibe Sulari, Muhlis Akarsu, Metin Altıok, Behçet Aysan, Hasret Gültekin, Asım Bezirci, Nesimi Çimen gibi sanatçı, yazar ve şairlerin de aralarında bulunduğu 33 kişi tekbir sesleri arasında Madımak Oteli’nde yakılarak katledildi. Türkiye’nin dört bir yanından onbinler katledilenleri anmak için dün Sivas’ta bir araya geldi.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu tarafından organize edilen anmaya katılanlar Alibaba mahallesinde bulunan cemevi önünde toplandı. Anma nedeniyle kent her yıl olduğu gibi yine polis ablukasındaydı. Anma için Türkiye’nin farklı illerinden gelenleri taşıyan araçlar kontrol noktalarında durduruldu, bagaj kontrolü yapıldı, tek tek yolcuların kimlik kontrolü yapıldı.
Vekiller de oradaydı
HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, HDP Milletvekilleri Ferhat Encü, Hüda Kaya, Garo Paylan, Feleknas Uca, Ali Kenanoğlu, Müslüm Doğan, Erdal Ataş ile CHP’li milletvekilleri Şenal Sarıhan, Sezgin Tanrıkulu, Madımak’ta yakılan şair Metin Altıok’un kızı Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı’nın da aralarında bulunduğu onlarca milletvekili de anmaya katıldı.
Sivas’ı unutma, unutturma
İki koldan Madımak Oteli’ne doğru yürüyüşe geçildi. Yürüyüş kortejinin en önünde, Madımak’ta yakılarak katledilen 33 aydının aileleri, ellerine şehitlerinin resimleri ile yürüdü.
Kitle, “2 Temmuz’dan Gezi’ye bu acı bizim”, “2 Temmuz’dan Soma’ya bu acı bizim”, “2 Temmuz’dan Roboskî’ye bu acı bizim”, “Çorum, Maraş, Gazi, Gezi katliamlarını unutma unutturma”, “IŞİD karanlığına karşı Aleviler yalnız değildir”, “Sivasta yakanlar da Kobanê’de katleden de AKP devletidir” pankartları ile Gezi ve Madımak şehitlerinin resimlerinin olduğu dev pankartlar arkasında oluşturulan kortejlerle, Madımak Oteli’ne doğru yürüdü.
Yürüyüş boyunca “Sivas’ı unutma unutturma”, “Sivas’ın hesabı sorulacak” sloganları atıldı. Ayrıca, Rojava’da DAİŞ tarafından katledilenler, Soma’da maden katliamında yaşamını yitiren işçiler ile Gezi şehitleri de atılan sloganlarla anıldı.
Utanç Müzesi olsun
Yürüyüş, katliam merkezi Madımak Oteli önünde sona erdi. Polis geçmiş yıllarda olduğu gibi yine otelin çevresini barikatlarla kapattı, içeriye sadece şehit aileleri ve vekillerin girişine izin verildi. Aileler “Utanç Müzesi” olmasını istedikleri otelin önüne kaybettikleri yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller bıraktı.
Onların yerine de utanıyoruz
Otel önünde olayda kaybedenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra olayda hayatını kaybedenlerin isimleri tek tek okundu. Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, ‘’Söylenmesi gerekenler 22 yıldır söylenmedi, yapılması gerekenler 22 yıldır yapılmadı. Bize de 22 yıl sonra burada ailelerimizle, kol kola, yan yana mücadelemizi sonsuza kadar sürdüreceğimizi haykırmak düştü. Davamız zaman aşımına uğradığı zaman ‘hayırlı olsun’ diyenler utanmadılar. Biz onların yerine de utanıyoruz” diye konuştu.
Katliamcı zihniyet yaşıyor
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Sivas Katliamı üzerinden geçen 22 yıla rağmen adaletin sağlanmadığını belirtti. AKP’nin Ortadoğu politikasının tehlikeli boyutlara ulaştığının altını çizen Kaplan, “Mezhepçi politikalar güdülerek desteklenen katliamcı çeteler, her gün yeni katliamlar yapmaktadır” diye belirtti. “Madımak’ın utanç müzesi yapılmasına izin vermeyen, otele katillerin ismini yazan bir anlayış bu ülkenin geleceği olamaz” diyen Kaplan, şöyle devam etti: “Sivas davasının zaman aşımına uğramasını ‘hayırlı olsun’ sözleri ile karşılayan birinin ‘Ben Alevilerden daha çok Aleviyim’ demesi bizlere hakarettir.”
Acıyı bal eylediler
Aynı zamanda Sivas Katliamı davasının avukatı olan Milletvekili Şenal Sarıhan ise yaptığı konuşmada, 22 yıldır Madımak’a akan herkesin katledilen 33 canın ailesi olduğunu ifade etti. Sarıhan, “Ben size ailelerin acılarını, kederlerini anlatamam, buna gücüm yetmez ancak 22 yıldır ailelerin nasıl acıyı bal eylediklerini anlatabilirim. Her davada, duruşmada nasıl kararlılıkla durduklarını, mücadeleden vazgeçmediklerini anlatabilirim. 22 yıldır bu acı bizi nasıl birleştirdiyse, yine bu acı bizim mücadelemizide birleştirmeli. Sizleri, arkamızdaki oteli, ‘Utanç Müzesi’ yapana kadar mücadele etmeye davet ediyorum” diye konuştu.
Anma, meydanda yapılan semah gösterisi ve ardından söylenen deyişlerle son buldu.
SİVAS
Birlikte hesap soracağız
Sivas Katliamı’nın 22. yıldönümünde açıklama yapan siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri, hesap sorma ve yüzleşmenin yolunun ortak bir demokrasi ve özgürlük programı ile mücadeleyi büyütmekten geçtiğini belirtti.
HDP, DTK, İHD ve Diyarbakır Barosu, Sivas katliamının 22. yıldönümünde açıklama yaparak, katledilen Alevileri andı. Katliamdaki devlet sorumluluğunun ortaya çıkarılması istenenen açıklamalarda, Sivas davasının yeni baştan ele alınması ve tüm sorumlular yargı önünde hesap vermesi istendi.
HDP: Tekçi zihniyetin ürünü
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Alevilerin Cumhuriyet tarihi boyunca uğradığı katliamlarının nedeninin farklı olanı kimliksiz ve kişiliksiz bırakma politikası olduğunu belirtti, “‘Tekçi’ anlayışın savunucuları ve takipçileri, devlet gücünü de arkalarına alarak bu katliamları gerçekleştirmişlerdir. Sivas Katliamı’nın da Roboskî Katliamı gibi devletten, devletin Alevi toplumuna ve Kürt halkına geleneksel bakış açısından, inkar ve asimilasyon politikalarından ‘tekçi yaklaşımından ayrı düşünülemez” dedi. Katliamlar nedeniyle Alevi toplumundan özür dilenmediğini, devletin rolü ve tutumunun mahkum edilmediğini belirten HDP, “Adalet sağlanmamıştır. O nedenle de acılarımız dinmemiş, yüreklerimiz soğumamıştır” diye belirtti.
AKP korumasındalar
AKP’nin de sanık avukatlarını Meclis, belediye başkanlığı ve yönetici kadrolara taşıdığına dikkat çeken HDP, “Biliyoruz ki, bu katliamlarla ve anlayışla yüzleşme gerçekleşmedikçe, yüzyıllar geçse de açılmış olan yaralar kapanmayacak; yakınlarını kaybeden insanlara, tüm vicdanlı halkın acılarına ve yaslarına içten saygı duyulmayacaktır. O nedenle bir kez daha katliamlarla ilgili dosyaların açılarak tarihle hesaplaşılması ve adaletin sağlanması yönünde samimi girişimlerde bulunulması gerekliğini hatırlatıyoruz” dedi.
Ortak mücadeleyi büyütelim
Hesap sorma ve yüzleşmenin yolunun ortak bir demokrasi ve özgürlük programı ile mücadeleyi büyütmekten geçtiğini belirten HDP, şunları kaydetti: “Türkiye’nin farklı halklarının, kimliklerinin, inançlarının ve kültürlerinin güçlerini, enerjilerini ve iradelerini birleştirmek; demokrasi, eşitlik ve adalet mücadelesini yükseltmek bugün ve yarın yapılması gerekendir. Eşit yurttaşlık talepleri ancak bu yolla karşılanabilir, ayrımcılık ve adaletsizlik önlenebilir.”
Aynı zihniyet IŞİD’i yarattı
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Sivas Katliamı’nın Türkiye’nin yüzyıllık tarihinin kara lekesi olduğunu belirtti. Aynı katliamcı ve barbar anlayışın DAİŞ üzerinden devam ettiğine vurgu yapan DTK, “Şengal, Kobanê, Tunus, Mısır, Fransa ve Ortadoğu’nun tamamında on binlerce insan bu barbar çetenin vahşi katliamları sonucunda katledilmiş, milyonlarca insan yerinden, yurdundan göçertilmiştir” dedi. Aradan geçen 22 yıla rağmen gerçek sorumluların adalet önüne çıkartılmadığına dikkat çeken DTK, “Onları katleden IŞİD zihniyetine karşı kardeş halklarla birlikte, mücadelemizi daha da büyüteceğiz ve demokratik ortak vatanda, bütün renklerin özgürce yaşadığı bir dünya inşa edeceğiz” mesajı verdi.
İHD: Sivas yeniden ele alınmalı
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, Sivas’ta yaşananların insanlığa karşı suç olduğunun altını çizdi. İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımının geçmişe dönük olarak kaldırılmasını isteyen İHD, “Sivas davası yeni baştan ele alınmalı, tüm sorumlular yargı önünde hesap vermelidir” dedi.
Geçmişle yüzleşmenin sağlanabilmesi için Hakikat Komisyonu’nun kurulmasını isteyen İHD, “Devlet Alevilerden resmen özür dilemelidir. Madımak Oteli ‘Utanç Müzesi’ yapılmalıdır. Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı kapsamındaki tüm talepleri kabul edilmelidir. 2 Temmuz günü insanlığa karşı işlenen suçları kınama günü olarak kabul edilmelidir” taleplerinde bulundu.
Zaman aşımına uğratılamaz
Diyarbakır Barosu ise katliamın sorumlularının 22 yıldır devlet ve hükümetin yargısı ve çarpık demokrasi anlayışı ile korunduğunu belirtti. Sivas Katliamı mahkeme ve soruşturma dosyaları üzerinden zaman aşımına uğratılsa dahi, vicdanlarda zaman aşımına uğratılamayacağını belirten Diyarbakır Barosu, “Bir daha Sivas’taki olayların benzerinin bu topraklarda yaşanmaması için, şekli olarak zaman aşımının arkasına sığınmadan, faillerin insanlığa karşı işlenen suçlardan yargılanarak cezalandırılmaları sağlanmalıdır” diye belirtti.
HABER MERKEZİ