
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, dün partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. AKP’nin tam anlamıyla çözümsüzlük strateji izlediğini söyleyen, Kışanak, „Yasaklara rağmen Kürtler Newroz’u kutladı ve AKP’nin yasakçı zihniyetini yerle bir etti „dedi.
Her yerde genç, yaşlı demeden halkın karşısına polis ve askerin çıktığını, 300’e yakın kişinin yaralandığını ifade eden Kışanak, „Yetmedi kurşun sıktınız. İstanbul’dan Hakkari’ye, Cizre’den Batman’a her alanda AKP faşizmi ile karşılaştık. 90’lı yıllardaki devletin katliamcı yüzünü bu kez AKP eliyle gördük. İstanbul’daki polis saldırısında Hacı Zengin hayatını kaybetti. Cizre’de BDP’nin İlçe binasını silahla tarandı. AKP’nin polisi zırhlı araç ile bir siyasi partinin kapısını kırıp bahçesine girdi. Saklananlar bulunup adeta linç edildi. Bunun 92’de yapılandan ne farkı var?“ diye sordu.
Halk mesajını verdi
Newroz ile halkın güçlü siyasi mesajlar verdiğini belirten Kışanak, „Milyonlar, ‘bir halk olarak kabul edilmek istiyorum, kendi kendimi yönetmek, anadilimi özgürce kullanmak istiyorum. Beni artık köle gibi yönetemezsiniz’ dedi. Milyonlar Öcalan’a özgürlük istedi. Muhatap olarak Öcalan’ı gösterdi“ diye konuştu.
Stratejide yeni olan ne var?
Bu mesajların doğru okunması gerektiğini söyleyen Kışanak, „AKP Newroz’daki bu tabloyu gündemden düşürebilir miyim telaşı ile bugünlerde ortaya yeni bir strateji attı. Zamanlama çok önemli. Bu çözümsüzlük stratejisinin yeniden kamuoyuna sunulmasıdır. Çözüm stratejisi denilen şeyin içinde çözüm adına bir tek yeni bir şey var mı?“ dedi. Kışanak, ‘’Olmazları sıralayan, demokratik talepleri reddeden bir yaklaşıma, plana kim çözüm stratejisi diyebilir? Olsa olsa bu çözümsüzlük stratejisinin allanıp pullanıp yeniden kamuoyunun önüne sunulmasıdır’’ dedi.
Bu strateji 90’larda iflas etti
Hükümetin ‘’tam bir çözümsüzlük stratejisi izlediğini’’ vurgulayan Kışanak, ‘’AKP güvenlik stratejisinde ısrar ediyor. Türkiye’de güvenlikçi stratejilerin hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Bu strateji 1990’lı yıllarda iflas etmiştir. Bugün AKP bu bitmiş stratejiyi devralıyorsa kendi bitişini devralır. Tüm Türkiye’nin, bu faşizan gidişata dur demek için hareket geçmesi gerekiyor’’ diye konuştu.
15 kadın gerillayı katletmek çözüm mü?
Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Her yeni ölüm bizden bir parça götürüyor. Tabutların arkasında yürümekten bıkmadı mı bu devlet erkanı? Ölümlerin, kanın, gözyaşının bir an önce durması için vicdanlarımızı ayaklandırmalıyız. Senin benim ölüm diye insanları ayırırsan herkes kendi şehidine ağlarsa bu ülke bir arada tutulmaz. Bitlis’te 15 kadın gerilla imha operasyonuna tabi tutuldu. Hükümet buna çözüm mü diyor. 15 genç kadını katledip toprağın altına göndermek başarı mıdır? Şimdiye kadar 40 bini öldürdünüz çözdünüz mü?“
Halkın iradesiyiz
Kışanak, görüştükleri bir bakanın „Güvenlik stratejilerinden sonuç aldık, yolumuza devam edeceğiz“ dediğini açıkladı. Türk Başbakan Erdoğan’ın BDP hakkındaki sözlerine de yanıt veren Kışanak, „‘Siyasi uzantılarıyla görüşürüz’ diyor Başbakan. BDP, 20 yıllık demokratik siyasetin mirasçısıdır. Ortada bir uzantı filan yok. Ortada güçlü bir halk iradesi var. BDP, Kürt sorununun müzakereci bir yöntemle çözülmesinin tarafındadır. Biz 5 yıldır buradayız. Bizimle görüşmek istediler hangisini reddettik, çıkıp açıklasınlar. Önümüze hangi planı getirdiler de biz reddettik? BDP, Kürt sorununun müzakereci yöntemle çözülmesini yürekten isteyen, bunun için mücadele eden siyasi bir iradedir“ dedi.
Müzakere istiyorsanız Kürt siyasetçileri bırakın
„Müzakere isteniyorsa, Kürt siyasetinin tüm tarafları buna hazırdır. Asıl AKP karar vermeli“ diyen Kışanak, „7 bin Kürt siyasetçi şu anda tutuklu. Eğer gerçekte müzakere etmek istiyorsanız, muhatap arıyorsanız Kürt siyasetçileri bırakın. Hepsi de sizin uyduruk suçlamalarınızla cezaevindeler. Terörle mücadele yasasını da kaldırın. Bunu yapmayanlar BDP’yi güya bu söylentilerle köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlarsa bundan siyaseten bir şey çıkmaz. Gerçekten de müzakereci yöntemi seçiyorlarsa bunun da koşulları bellidir. Kürt sorununun müzakereci bir yöntemle çözmek istiyorsanız, buna BDP de Kandil de İmralı da hazırdır. PKK’yı yok sayarak ‘Kürt sorununu çözeceğim’ demek, bu halka bir hayali satmaktır“ diye konuştu.
AKP’nin savaşında yer almayız
Silahların karşılıklı susmasının müzakerenin ilk koşulu olduğunu belirten Kışanak, ‘’Bu iktidar müzakereci olsun, BDP rolünü oynamaya, silahları susturmaya, bunun koşullarını yaratmaya hazırdır’’ dedi. BDP’ye ‘’uzantıları‘ diyerek bir misyon yüklenmek isteniyorsa kendilerinin böyle bir misyonu olmadığını aktaran Kışanak, ‘’BDP, siyasi geleneğin temsilcisidir. Bizden bu konuda bir kolaylaştırıcılık, ön açıcılık istiyorlarsa, BDP rolünü de oynamaya hazırdır. Bıraksınlar resmi olarak İmralı‘ya, Kandil’e gidelim. Meclis karar alsın, bir heyet kursun, heyetle gidelim. Biz çözümlerin hiçbirine kapalı değiliz. Ama bu kılıf adı altında ‘BDP gelsin AKP’nin savaş safında yer tutsun’ diyorlarsa kusura bakmasınlar BDP halkının yanındadır. AKP faşizmiyle mücadele, AKP müzakeresi varsa onunla da müzakere’’ diye konuştu.
Gündem’in kapatılması faşizmdir
Özgür Gündem’e verilen bir ay kapatma cezasını eleştiren Kışanak, bunu sansür ve faşizm olarak nitelendirdi. Kışanak, kararın geçmiş uygulamaların devamı olduğunu belirterek „Ne zaman güvenlikçi politikalar gündemdeyse, katliam ve zulüm varsa özgür basını kapatırlar. 90’lı yıllarda da yapıyorlardı. Çiller Özgür Ülke gazetesini bombalattı. Erdoğan’da Özgür Gündem’i kapattırıyor. Gerçekleri gizleyemezsiniz. Gerçekler karanlıkta kalmayacak sloganı ile yola çıkan özgür basın geleneği gerçekleri halka taşımak için mücadele ediyor“ dedi.
Suriye politikası tehlikeli
Hükümetin Suriye politikasını eleştiren Kışanak, ‘’Hükümetin, Türkiye’yi bölgesel savaş sürükleme riski olan bu politikadan vazgeçmesi gerekiyor’’ dedi. Suriye’deki Kürtlerin yanında olduklarına dikkat çeken Kışanak, „Suriye’de Kürtlerinde özgürlük arayışı var bunu da destekliyoruz. Kürtler de özerklik hakkını kazanmalıdır. Türkiye buna karşı bir politika izliyor“ dedi.
Roboskî’nin üzerinden 3 ay geçti
Roboskî Katliamı’nın aradan geçen 3 aya rağmen halen aydınlatılmadığına dikkat çeken Kışanak, „Heronlara talimat verme yetkisi bu kadar karanlık bir yerde mi? 3 aydır neyi arıyorsunuz da bulamıyorsunuz?“ diye sordu. Kışanak, AKP’nin oyalama politikasıyla siyasi sorumluluğundan kurtulma hesapları yaptığını söyledi ve ekledi: „Roboskî’de paramparça edilen çocukların hesabını vermeden ne bu dünyada ne öbür dünyada yeriniz yok.“
ANKARA