PKK, barışa şans vermek için sayısız sayıda silahları sustururken, öldüren taraf kimdi? „Biz eylemsizlik kararı falan tanımayız!“ diyen eski Genel Kurmay başkanı değil miydi? Ne eskileri ve ne de yenisi olan „Kimyasal Necdet Özel“ silahları susturmak istedi. PKK, bu dönemlerde onlarca Kürt gencini bu vahşilerin saldırılarında kaybettiği halde, barışa umut verdi. Ruhu ırkçı faşist Türklükle yoğrulmuş bu caniler saldırılarını giderek yükselttikleri halde onlar barışı savundu. Tabii bu saldırı, devleti ele geçiren AKP’den saklı veya gizli değil, onlarla el ele bir konsensüs içinde yapıyor. Bununla yetinmeyen AKP, KCK adı altında sivil, seçilmiş Kürtleri zindana doldurdu. Birbirine paralel bu politika yürütüldü. Dağda direnen Kürdü öldürmek, şehirde düşünen Kürdü susturup, Kürt halkını teslim almak, halk olarak talep ettikleri demokratik haklardan yoksun bırakmak ve zamana yayılan Fethullah Gülen okul ve dershanelerinde Kürt soyuna el-Fatiha okumaktır.
Deniz Feneri hırsızları yandaş diye salınırken, bugün beş bin BDP’li zindandaysa, bunlara devlet yalan ve sahtekarca suçlar yüklüyorsa, İHD Amed Başkanı Avukat Muharrem Erbey gibi binlerce Kürt yıllardır yargılanmadan hapiste tutulursa, dahası halkın seçtiği milletvekileri zindanda tutlursa, Sayın Öcalan üç aydır izolasyona atılıyorsa, bu fotoğrafa bütünlüklü bakan, bundaki soykırım amacını sezinler. Van depremine elli devlet yardım vermek isterken, engelleyen yine AKP devletidir. Kendisi yardım vermezken, fakir Kürdün soydaşına yardımına da engel oluyor. Buyurun AKP Müslüman deyin? İlkokul mezunu bile olmayan ama ABD himayesine giren Fethullah Gülen, milyonlarca insanı temsil eden Kürt hareketine „bir avuç eşkıya” diyor. Onun çömezleri ise, „terörist“ diyorlar. Böylece Türk-İslam sentezli Türk devleti „terörist veya eşkıya“ gördüğü bu kitleyi imha etmelidir fikri; dün Kemal Atatürk, İnönü, Çakmak gibi Kürt soykırımcılarında, bugün ise; Fethullah Gülen, Erdoğan ve Gül gibilerdedir. Kemal’in bayrağını onlar taşıyor.
Said’i Nursi, buna ‘Said’i Türki’ dense daha doğru olur. Fethullah Gülen; eğer Kürtler onun yolunda giderlerse, „Türke kılıç çekmez, Türk milletine itaat ederler“ diyor. Kürdü köleleştirmek isteyen bu Saidi Türkiler günümüzde, Mehdi Eker, Ensarioğlu, Metiner, Mehmet Şimşek ve AKP’nin seçilen Kürt asıllı, ama aslını bir çeşit inkar edenlerdir. Buradaki ahlaksızlık ve vicdansızlık ise; Kürdün Türke kılıç çektiğini söylemektir. Oysa yapılan tamamıyla tersidir. Türkün devleti Kürdü imha ediyor. Bu devlet kurulduğundan beri Kürde; inkar ve imha dayatmıştır. „Kimyasal Necdet“, efendisi Erdoğan’ın emriyle Güney’e girmek istiyor. Oradaki üslerini genişletiyor, helikopterlerini yerleştirip imha planını genişletiyor. Kürt hareketini çepeçevre sarıp imha etmeyi düşünüyor. Ama halkımız direndikçe, 2008 Zap yenilgisi onlara mukadder olur. Kaldı ki, küllerinden PKK’yi çıkaran diğerini de çıkarır. Kürt halkı, Fethullah ve AKP dincilerine papuç bırakmayacak kadar büyük bir halktır. Halkımız eninde sonunda bu barbar ırkçı sistemlerden kurtulup kendi öz yönetimine kavuşacaktır. Tüm bu imha saldırılarına rağmen Kürtler; barış ve birlikte yaşama elini uzatıyor, bu eli tutmayan savaşı Güney’e yayan AKP’li devlettir.
Kürt halkı Van depreminde kaybettiği yüzlerce canın acısını çekerken ülkedeki halkımız ağır zarar gören soydaşına yardım etmek için yarışıyor. Diaspora Kürtleri ve demokrat Türk dostları, Van halkımıza yardım etmek için harekete geçmeliler. Kürt halkının başı sağolsun.