
Çalıştayın açılış konuşmasını Amida Kadın Merkezi sosyologu Evin Güleker, yaptı.
AKP’nin kadın bilançosu ağır
Kadın cinayetlerinin son 19 yıl içerisinde artış gösterdiğini aktaran Güleker, çalıştayda kadın kurumları olarak yaptıkları ve yapamadıklarını ortaya koyacaklarını söyledi.
Güleker, AKP hükümetinin 12 yıllık bilançosunun kadınlar açısından ağır olduğunu, bakanlıkların değiştiğini ama algıların değişmediğini belirtti. Konuşmasının ardından Güleker, kadın cinayetlerine genel bir bakış adlı sunumunu gerçekleştirdi.
Kadınlar sürekli namlunun ucunda
Kadınların cinayete kurban gitmesi noktasında geleneksel yapıların önlerine çıktığını belirten Güleker, kadınların dünyanın her yerinde, kamusal alanda, işte, evde ve aile ortamında katledildiğine dikkat çekti. Kadın cinayetlerinin özellikle kadının "en güvenli" olduğu aile ortamında katledilmesin daha fazla olduğunu aktaran Güleker, "Kadınlar, kardeşleri, erkek arkadaşları, sözlüleri ya da eşleri tarafından katlediliyor. Yani kadının sevgi bağı ile bağlandığı erkekler tarafından öldürülüyor. Kadınlar ya devletin ya toplumun ya da başka unsurlar tarafından sürekli namlunun ucundadır" dedi.
AKP kadın düşmanlığı yapıyor
AKP hükümetinin kadın düşmanlığı yaptığını dile getiren Güleker, AKP'nin hükümete geldiği 2002 yılından 2011 yılına kadar 6 bin 428 kadının vahşice katledildiğini belirtti. Güleker, 2012 yılında 139, 2013'te 237, 2014'dün ilk 5 ayında da 106 kadının katledildiği bilgisini paylaştı.
Medya katliamları sıradanlaştırıyor
Daha sonra "Kadın Cinayetleri ve Medya Unsuru" başlıklı bir sunumu Kardelen Kadın Evi çalışanı Seval Demirhan yaptı. Medyanın kadın cinayetlerini meşrulaştırdığını dile getiren Demirhan, kadınların salt eş ya da annelik konumunun altını çizen veya fedakarlık niteliğini ön plana çıkaran içeriklerin yer aldığını ifade etti.
Demirhan, kadının seyirlik bir nesneye dönüşümünde yer aldığını belirten Demirhan, "Reklam dünyası da 'Kadın imgesi'ni sömürüyor. Hem görsel hem de yazılı basında kadının cinselliği ön planda tutuluyor. Bundan dolayı, Türkiye'de internet, yazılı ve görsel basın erozyon içerisindedir. Medya, kadın katliamları ve şiddeti sıradanlaştırıyor" şeklinde konuşarak sunumunu sona erdirdi.
Kadın cinayetleri politik bir sorun
Kadın cinayetlerinin hukuksal boyutunu değerlendiren Avukat Emel Sayın da kadına yönelik şiddeti engelleme yasasının çıkarıldığını ancak yasanın uygulanmasında sorun yaşandığını belirtti. Sayın, kadının şiddet ile karşılaştığında karakola gidildiğini, karakolda hakimler ve savcılar tarafından "barışsınlar" söylemi ile karşı karşıya kalındığını ve dolayısıyla uzlaşmaya gidildiğini belirtti. Böylelikle devletin kadın cinayetlerine davetiye çıkardığını da ifade eden Sayın, yakın korumanın da kadına tahsis edilmediğini ifade etti.
Cinayet dosyalarında kadının sürekli iftiralara maruz kaldığı ve gerekçelendirildiğini belirten Sayın, gösterilen gerekçeler ile tahrik indirimi unsuru olarak gösterildiğini belirtti. Sayın, "Yargı şu an erkek egemen zihniyetle uygulanıyor. Kadın ölümü hak eden bir noktada duruyor. Kanun yapılarak bir yol alınmıyor. Kadın cinayetleri politik bir sorundur" dedi.
Çalıştay verilen aranın ardından tartışmalarla devam etti.
DİHA/AMED